Avrupalı konsolos, Türkçesini dini radyoyla pekiştiriyor

Hollanda'nın İstanbul Başkonsolusu Schuddeboom: - "Her gün bir ya da iki saat radyo dinliyorum. En çok dinleğim de adını bilmiyorum ama dini içerikli bir kanal. Konuşmacı sürekli 'Allah' diyor. Açık, net, tane tane konuşuyor". -"Siyasetçiler çok hızlı konuşuyorlar, anlayamıyorum. Dini radyodan çok memnunum". - "Türkiye bir yanda bizim düşündüğümüzden daha Avrupalı, diğer yandan da sadece Avrupa değil, Avrupa'dan fazlası da". - "Türkiye'de yabancı medya hakkında söylenen her şeye katılmak zorunda değilim ancak şuna katılıyorum ki, Türkiye'de işler siyah ve beyazdan ibaret değil."

TÜRKİYE 24.05.2014, 10:53 24.05.2014, 10:53 Kaddafi Kaya
Avrupalı konsolos, Türkçesini dini radyoyla pekiştiriyor
 Hollanda'nın İstanbul Başkonsolosluğu görevine geçen yılın ağustos ayında atanan Robert Schuddeboom, hemen öğrenmeye başladığı Türkçesini radyo dinleyerek geliştirdiğini söyledi. Başkonsolos'un radyo tercihi ise "tane tane" konuşulduğu için dini içerikli bir kanal.

İstiklal Caddesi'ndeki Başkonsolosluk binasında AA muhabirinin sorularını cevaplayan Schuddeboom, anadili Felemenkçe'nin yanı sıra Rusça'nın da aralarında olduğu 8 dil bildiğini söyledi.

Türkçe'nin öğrendiği 9. lisan olacağını ifade eden Schuddeboom, İstanbul'a geldiği günden itibaren Türkçe öğrenmeye başladığını anlattı.

Başkonsolos Schuddeboom, "Her gün bir ya da iki saat radyo dinliyorum. En çok dinlediğim de adını bilmiyorum ama dini içerikli bir kanal. Konuşmacı sürekli 'Allah' diyor. Açık, net, tane tane konuşuyor. Bu da Türkçem için çok yararlı. Başka radyo kanalları da açıyorum ama onlarda daha çok siyasetçiler konuşuyor ve çok hızlı konuşuyorlar, anlayamıyorum. Dini radyodan çok memnunum!" diye konuştu.

- "Kariyerindeki en önemli görev"

Schuddeboom, Türkiye'den önce Irak, Norveç, Rusya, Letonya, Hong Kong ve İsrail'de görev yapmış. Diplomasi kariyerini seçme nedenlerinden biri olan seyahat tutkusu, onu 100'den fazla ülkeye götürmüş bugüne kadar.

İstanbul'da 1 Ağustos 2013'ten bu yana konsolos ama daha önce Letonya'da büyükelçi olarak görev yapmış. Bu açıdan, Schuddeboom'u kariyeri, Hollanda'nın 400 yıldır İstiklal Caddesi'ndeki aynı yerde önce büyükelçilik, şimdi ise konsolosluk olarak işleyen diplomatik misyonuna benziyor. Ama Schuddeboom'a göre İstanbul'da konsolos olmak; "kariyerindeki en önemli görev."

- Türkiye'de "kültür şoku" yaşamış

Türkiye'ye ilk kez 1984'te Irak'ın başkenti Bağdat'a diplomatik kariyerinin ilk görevi için giderken yolunun düştüğünü anlatan Schuddeboom, "Türkiye'de 2 hafta geçirdim, arabayla bir uçtan bir uca geçtim. O gün benim için bir kültür şokuydu. Sanırım o zaman Türkiye'den bugün aldığım kadar tat alamadım" ifadelerini kullandı.

Schuddeboom'un Irak'taki görevi süresince de Türkiye ile ilgili gözlemleri sürmüş. Özellikle de Türk şirketlerinin, Avrupalı rakiplerine karşı kazandığı başarılardan etkilenmiş. Rusya'da, İsrail'de görev yaptığı dönemde de Türkiye ile şekilde ilişkisi devam etmiş. 

Başkonsolos Schuddeboom, "Bütün bu ülkelerde Türkiye'nin parçaları vardı ama şimdi tamamına gerçek Türkiye'ye sahip oldum" dedi.

- İstiklal'de koşu, simitçi İsmail'den açma

Başkonsolosluk binasının üst katındaki ikametgahında yaşayan Schuddeboom, sıradan bir güne 06.30'da başlıyor. İstanbul'da kendisiyle kalan büyük oğlunu uyandıran, kahvaltısını hazırlayan, okula yolcu eden Schuddeboom, haftada 3 gün İstiklal Caddesi'nde koşuyor. Bu koşularda Taksim ile Tünel arasında birkaç tur attığını anlatan Schuddeboom, sadece süratli giden taksilerden tedirgin. 

En ilginç koşusunu 1 Mayıs'ta yapan Başkonsolos, o gün İstiklal Caddesi'nin polis tarafından kapatıldığını anlatarak, "3 bin polisin arasında İstiklal'de koşan tek kişi bendim. Ama kendimi güvende hissettim. Üstelik hiç taksi yoktu!" diye konuştu.

Schuddeboom'un günlük rutini içinde konsolosluğun önünde tezgah açan "Simitçi İsmail"den iki açma almak da var. Mesaisi 08.00'de başlayan Başkonsolos'un gününü, e-mailleri okumak, misafirleri kabul etmek, 40 kişilik konsolosluk kadrosuyla muhtelif konuları görüşmek dolduruyor.

Her gün bir ya da iki kez ofis dışına çıkmaya çalıştığını anlatan Schuddeboom'a göre "Gerçek dünya dışarıda"... 

- "Türkiye bizim için çok önemli bir ülke" 

Robert Schuddeboom İstanbul'un keyfini şu sözlerle dile getirdi:

"Türkiye bizim için çok önemli bir ülke. Burada bilmediğimiz çok şey, buluşacak çok insan, yapacak çok iş var. Sadece gelen misafirler bile bir günlük mesaiyi doldurur. Ama işin bir kısmı da aslında eğlence. Sözgelimi dün akşam yemeğinde Hollanda'dan gelen bir ticari heyetle beraberdim. Ortaköy'de, Boğaz'a nazır bir yerde güzel bir balık yedik. Manzara harikaydı, gemiler geçiyordu. Bu da işti, düşünsenize, bunun için de bana para ödüyorlar!" 

Schuddeboom, her gün kendisine de bir-iki saat ayırmaya çalıştığını belirterek, bu zaman diliminde Türkçe çalışma, oğlunun ödevlerine yardım etmek fırsatı bulduğunu söyledi.

- "Adeta köyde gibiyim"


İstanbul'da gezmeyi, yürümeyi seven Başkonsolos'un gözde mekanları Piyer Loti, Fatih, Cankurtaran... Vapura atlayıp Üsküdar'a, Kadıköy'e geçen Başkonsolos, İstiklal Caddesi gibi bir yerde "evi"nin olmasından mutlu.

İstanbul gibi kalabalık bir kentin en merkezi caddesinde simitçisinin, fırınının, manavının ismini bilebiliyor olmaksa kendisini şaşırtıyor. Hollandalı konsolos bunu "Adeta köyde gibiyim" sözleriyle değerlendiriyor.

- Türkiye "Avrupa'dan fazla"

Konsolosluk görevlerinden birinin ülkelerin biribiriyle ilgili algısının değişmesine katkıda bulunmak olduğunu anlatan Schuddeboom, "Biribirinizi ne kadar çok tanırsanız, sorunlar da o kadar azalır. Türkiye önemli bir ülke, pek çok gelişmenin parçası, ekonomik açıdan da ilgi çekici. Ben bunu biliyorum ama Hollandalı iş adamları da bilmeli" dedi.

Hollandalıların Türkiye'nin ekonomik açıdan ileri bir ülke olduğunu fark etmesi gerektiğini ifade eden Schuddeboom, "İşbirliği için büyük potansiyel var. Türkiye'nin, zannettiklerinden çok daha Avrupalı olduğunu fark etmeliler. Ama aynı zaman da Türkiye Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya'da. Bundan yararlanmalıyız. Türkiye'nin gücü bu. Yani Türkiye bir yanda bizim bazen düşündüğümüzden daha Avrupalı, diğer yandan da Türkiye sadece Avrupa değil, Avrupa'dan fazlası da" görüşünü dile getirdi.

- Türkiye, yabancı medyanın yansıttığından karmaşık

Türkiye'deki durumun, gazetelerde okuduklarından çok daha karmaşık olduğunu aktaran Schuddeboom, şunları kaydetti:

"Diplomat olmanın zor yanlarından biri de her zaman düşündüğünüzü söyleyememenizdir. Ne kendi ülkem hakkında ne de Türkiye hakkında düşündüğüm her şeyi söyleyemem. Türkiye'deki durum, gazetelerin yansıttığından çok daha karmaşık.  Türkiye'de yabancı medya hakkında söylenen her şeye katılmak zorunda değilim ancak şuna katılıyorum ki, Türkiye'de işler siyah ve beyazdan ibaret değil."

- Hollandalılar orta noktada buluşuyor

Refah, özgürlükler, mutluluk endeksi gibi alanlarda Hollanda'nın dünyada daima ilk 10 ülke arasında yer aldığını anlatan Schuddeboom, "Bence bu diğer ülkeler için ilham kaynağı olmalı. Türkiye de 'Hollandalılar bunu nasıl başardı?' diye kendisine sormalı" şeklinde konuştu.

Türkiye'deki tartışmalarda kutuplaşmaların dikkatini çektiğini belirten Schuddeboom, "Ya o taraftasınız, ya bu tarafta. Çok az insan ortada bir yerde buluşuyor. Kendi ülkemde takdir ettiğim şeylerden biri de orada çoğu zaman biz bir şekilde orta noktaya yaklaşıyoruz, orada buluşuyoruz. Bu da herkesin uygulanmasına katıldığı çözümlere, sonuçlara ulaştırıyor" görüşünü dile getirdi.

Kaynak: Anadolu Ajansı
Yorumlar (0)