''Osmanlı'nın “bereket gerdanlığı“ 100 yaşında''

Konya'nın Beyşehir ilçesinde, yapımına 2. Abdulhamit döneminde başlanan ve 1914 yılında açılan, Türkiye’nin en büyük tatlı su gölünün sularını Konya Ovası’yla buluşturan tarihi regülatör, ülkenin tahıl ambarına bir asırdır hayat veriyor.

''Osmanlı'nın “bereket gerdanlığı“ 100 yaşında''

  SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muşmal: "Regülatör, tam bir asır boyunca Konya Ovası’nın bereket kaynağı haline gelmesi nedeniyle çok önemli bir görevi yerine getirmektedir”

Beyşehir ilçesinde 2. Abdülhamit döneminde yapımına başlanan ve 1914 yılında açılan, Türkiye’nin en büyük tatlı su gölünün sularını Konya Ovası’yla buluşturarak ülkenin tahıl ambarına bir asırdır hayat veren tarihi regülatör, adeta tarihe meydan okuyor.

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Muşmal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halk arasında "Taşköprü" olarak bilinen ve 1908-1914 yıllarında gölün sularının Konya Ovası’na akıtılması projesi kapsamında Almanlar tarafından inşa edilen Beyşehir Regülatörü’nün, bir asırlık ömre sahip olduğunu söyledi.

Taşköprü'nün 2. Abdülhamit tarafından yaptırıldığını ifade eden Muşmal; eserin, Abdülhamit’in hatırası olarak Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında geçiş dönemini simgeleyen bir köprü vazifesi gördüğünü belirtti.

Muşmal, bir asır boyunca Beyşehir Gölü’nün ayağı olan köprünün altından Konya Ovası’na bereket aktığını ve bu bereket sebebiyle bugün Konya Ovası’nın hem ulusal, hem de uluslararası düzeyde Türk tarımının sembolü haline dönüştüğünü vurgulayarak, "Konya Ovası Projesi de Seydişehir, Beyşehir ve Bozkır köylülerinin inancı ve azmi, Ferit Paşa’nın da gayreti ve desteği sonucunda 2. Abdülhamit tarafından hayalden gerçeğe dönüştürülen nadide bir örnektir” dedi.

- 2. Abdülhamit’in hatırası

Yaklaşık 42 metre uzunluğunda, 15 gözlü ve 14 kargir ayaktan oluşan regülatörün çok güzel bir mimari yapı olduğunu anlatan Muşmal,şunları kaydetti:

"Köprü diyoruz ama aslında bir regülatör. Gerçekten buranın bir köprü özelliği var. Neden? Sultan 2. Abdülhamit’in hatırası olarak başlatılan bu köprü, Cumhuriyet'in daha başlamadığı 1914’te Osmanlı ile Cumhuriyet'e geçiş döneminin özelliklerini hem sanatsal olarak, hem de kültürel olarak yansıtmaktadır. Yani Osmanlı'dan, atalarımızdan Cumhuriyet'e geçişi sembolize eden, Osmanlı devletinin en önemli projelerinden biri olan Konya Ovası Sulama Projesi’nin nadide bir örneği... Köprü burada ziyaretçileri ve köprüyle ilgili pek çok çalışma yapacak akademisyenleri de beklemektedir.”

Ayakların üzerinde kemerler ve gözlerde elle kumanda edilebilecek hareketli kapaklar olduğuna işaret eden Muşmal, regülatörün inşası ile Beyşehir Gölü’nden Çarşamba Çayı’na (BSA kanalı) su akışının kapaklarla kontrol altına alındığını aktardı.

- "Konya Ovası’nın bereket kaynağı haline geldi"

Muşmal, Konya Ovası Sulama Projesi hayata geçirilmeden önceki dönemlerde, Beyşehir Gölü sularının Çarşamba Çayı vasıtasıyla yaklaşık 60 kilometre mesafe kat ederek önce Suğla Gölü'ne döküldüğünü, ardından Konya Ovası'na aktarıldığını dile getirerek, şöyle devam etti:

"Su, o dönemde geçtiği güzergahta geçici ve küçük çapta birikintiler oluştururdu. Bu birikintiler, çevrede bulunan tarım arazilerini sular altında bıraktığı için zirai faaliyetleri de kesintiye uğratmaktaydı. Hatta taşkınların uzun sürdüğü dönemlerde araziler bataklığa dönüştüğünden, insanlar bulaşıcı hastalık tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktaydı. Diğer taraftan, yılın bazı aylarında Konya Ovası’nın büyük bölümünde ciddi kuraklık yaşanmakta, arazi sulanamadığı için ürün verimi çok düşmekte, hatta bazı yıllarda büyük kıtlık hadiseleri yaşanmaktaydı. Konya Ovası Sulama Projesi'nin hayata geçirilmesiyle birlikte inşa edilen Beyşehir’deki regülatör, tam bir asır boyunca Konya Ovası’nın bereket kaynağı haline gelmesi nedeniyle çok önemli bir görevi yerine getirmektedir.”

Anadolu Ajansı

Güncelleme Tarihi: 04 Mart 2014, 19:43
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner521

Yandex.Metrica