15.06.2021, 16:05

"Skandalları örtbas etme haritası"

Hatırlanacağı üzere geçen hafta biraz da yangından mal kaçırırcasına düzenlenen basın toplantısında Uyum Bakanı Susanne Raab, Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi temsilcileriyle İslam-Landkarte adı verilen çalışmayı kamuoyuyla paylaştı.

Son iki haftadır ülkenin gündemini ciddi oranda meşgul eden çevirim içi dijital harita Viyana Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof.Dr. Ednan Aslan ve ekibine yaptırıldı.

Yine bir çoğumuzun daha önceden varlığına ilişkin duyumlar aldığımız İslam Haritası, Aslan’ın 2012’de gündeme getirdiği ancak dönemin siyasi yapısı elvermediği için bugüne kadar beklettiği bir iş.

-Harita toplumdaki olumsuz algıya hizmet ediyor

Müslümanlara ait neredeyse bütün kurum ve kuruluşların siyasal İslam’a karşı mücadele yürüttüğü ileri sürülen bir merkez tarafından bir araya toplanması, bu çalışmanın başından itibaren hedef gösterici, toplumun nazarında bu 600’ün üzerindeki cami ve derneğin iktidara göre “bütün kötülüklerin anası olan siyasal İslam’la” bir ilişkisi varmış algısına yol açacağı hesaplanarak hareket edildiği açık bir şekilde anlaşılıyor.

Müslümanların açık bir şekilde fişlendiği haritanın ırkçı grupların ekmeğine yağ süreceğinin hesaplanmadığını düşünmek büyük bir saflık olur herhalde. Ülkede uzun yıllar yaşayan insanların güvenliğini bu denli hiçe sayan, Müslümanların hayatını bu kadar değersiz gören bir anlayışla karşı karşıya olunduğu bu çalışmayla daha iyi anlaşılmış oldu.

-İktidarın harita oyunuyla elde etmek istedikleri

Böyle bir fişlemenin Müslümanlara yönelik nefreti artıracağı, fiziki ve sözlü saldırıların hedefi haline getireceğini Uyum Bakanı Raab ve sözde bilim insanlarının hesaba katmadığını söylemek sahibine aşık köle yaklaşımı olur. Raab ve ekibi bunları elbette hesaplamış ve bir taşla iki kuş vurmayı hedeflemiş olması muhtemel.

Bir yandan siyasal İslam bahanesiyle hedef gösterilen ve son 5 yılda manevra alanı iyice daralan Müslümanları daha da köşeye sıkıştırmayı hedefleyen Sebastian Kurz ve ekibi,  diğer yandan Müslümanlara saldıracak aşırı sağcı grupları öcü ilan edip, halka Kovid-19 karşıtlığı ile oylarını yeniden toparlamaya çalışan FPÖ’ye yakın ırkçı gruplara itibar etmeyin, biz Müslümanlara gerekeni yapıyoruz mesajı verilmiş olacaktı ama olmadı, hesap Bağdat’tan döndü.

-Vatandaşın vergisi Aslan’ın işe yaramaz projesine akıyor

Yarım milyon avroluk bütçeye sahip dokümantasyon merkezinin vatandaşın vergisini 2012’de hazırlanmış, çoğunluğu taraflı, eksik ve eski bir projeye yatırması, yeni gelir kapısı bulan Aslan gibilerin hoşuna gitse de ülkedeki dini cemaatlerden sivil toplum kuruluşlarına, siyasi partilerden akademisyenlere kadar her kesimin ciddi tepkisine yol açtı.

Haritanın kullanılmaya başlanmasından kısa bir süre sonra ırkçı Kimlikçiler Hareketine yakın bir grup tarafından camilere yönelik İslam karşıtı levhaların asılması ve Kimlikçilerin kendilerine ait projeyi hayata geçirmesinden ötürü Raab’a teşekkür etmeleri, toplumun daha fazla tepki göstermesine neden oldu.

-Kurz ve ekibinin hesaplarını, tepkiler bozdu

Bugüne kadar Müslümanlara yönelik çok sayıda olumsuz adım atan iktidar, ilk defa bu denli bir tepkiyle karşı karşıya kalıyordu. Her yerinden yolsuzluk dedikoduları fışkıran Kurz’un kendisine benzettiği ÖVP’ye yönelik artan tepkileri bertaraf etmek için Uyum Bakanı Raab tarafından sahnelen oyun daha seyirciyle buluşmadan çuvallamak zorunda kaldı.

-Viyana Üniversitesi rektöründen “yaptığınız işin bilimle alakası yok” tepkisi

Haritanın yer aldığı internet sayfasında Viyana Üniversitesinin logosunu kullanarak, yaptığı çalışmanın çok bilimsel olduğu imajını oluşturmaya çalışan Aslan’ın şark kurnazlığını üniversitenin rektörünün sert tepkisi yerle bir etti. Rektör tepkisiyle, böyle ne idiği belirsiz bir şeyin benim üniversitemle anılmasına müsaade etmem dedi.

Viyana Eyalet Başkanı Ludwig, Katoliklerin başı Schönborn, NEOS, SPÖ ve çok sayıda dini cemaat ve sivil toplum örgütü bu çalışmaya tepki göstermeseydi, yalnız rektörün tepkisi bile kendi başına yeterli olurdu.

Çünkü akademi, bilim ve tarafsızlığı simgeleyen rektörün açıklaması, her iki kelimelerinden birinin bilimsel ya da akademik veya tarafsız çalışma yaptıklarını söyleyen bu sözde uzmanların “yalan konuştuklarını” gün yüzüne çıkardı.

- Dokümantasyon Merkezi bu çalışmayla kaygıları haklı çıkardı

Bu çalışma, kuruluşu esnasında çeşitli kaygı ve tepkilere yol açan Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezinin kamuoyu tarafından daha iyi anlaşılmasına yardımcı oldu.

Vicdan sahibi, aklı başında herkesin tepki gösterdiği çalışma üzerinden gündemi istediği yöne değiştirmeyi hedefleyen iktidarın çabaları elinde patladı ve halk daha yüksek sesle “yolsuzlukları örtbas etmek için mi bu yola başvuruyorsunuz?” diye sorgulamaya başladı.

Sebastian Kurz gibi yegane ilkesi kendi çıkarı olan kişiler için her zaman kullanışlı malzeme olan ırkçı gruplar ise yaptıkları saldırıyla, Nazi döneminde Yahudilere yapılanları hatırlatmakla kalmadı, Müslümanlara yönelik dayanışmanın artmasına katkı sağlamış oldular.

-Kurz’u zor duruma sokan tepkiler

Çok farklı kesimlerin ortaya koyduğu bu tepki Kurz’un son 4 yıllık iktidarına karşı yapılmış en önemli başkaldırı olarak kayıtlara geçerken, Kurz’un ışıltılı tabelasının zarar görmesine ve ilk defa Turkuaz ekibin kaybetmesine yol açtı.

Bu durum artık Kurz ve ekibinin istediği şekilde at koşturma döneminin geride kaldığı, her zaman başvurduğu yöntemlere toplumun artık itibar göstermediği ve Kurz iktidarının sonunun yaklaşıldığı anlamını taşıyor.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Haber Sitemizden memnun musunuz?
Haber Sitemizden memnun musunuz?