11.12.2021, 13:58

Sadece Covid değil, yalnızlık da öldürüyor

Koronavirüs ile mücadele yöntemlerinde en etkili yollardan biri olan sosyal mesafe ve izolasyon, hastalığın yayılmasını ciddi şekilde önlerken, aynı zamanda psikolojik sağlığımızı da olumsuz etkiliyor. Sosyal hayattan uzaklaşmak, sevdiklerimizle bir arada bulunamamak, sosyal teması mümkün olduğunca azaltmış olmak, Covid-19’dan korunmuş olsak da bizi başka hastalıklar için riske atabiliyor.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) raporuna göre, sosyal izolasyon ve yalnızlık, sağlığımızı ciddi bir şekilde etkileyerek ölüm riskimizi artırıyor. CDC’nin raporunda yer alan araştırmalara göre;

  • Sosyal izolasyon, herhangi bir nedenden dolayı erken ölüm riskini önemli ölçüde artırıyor. Yalnızlığın neden olduğu ölüm riski, sigara kullanımı, obezite ve fiziksel hareketsizlikle rekabet edebilecek bir risk.
  • Sosyal izolasyona maruz kalan kişilerde bunama riskinin yaklaşık yüzde 50 arttığı görüldü.
  • Sosyal izolasyon veya yalnızlık ile karakterize edilen kötü sosyal ilişkiler, kalp hastalığı riskinde %29 ve felç riskinde %32 artışla ilişkilendirildi.
  • Yalnızlık, daha yüksek depresyon, anksiyete ve intihar oranlarıyla ilişkilendirildi.
  • Kalp yetmezliği hastalarında yalnızlık, ölüm riskini yaklaşık 4 kat, hastaneye yatış riskini %68 ve acil servis ziyareti riskini %57 artırıyor.

Pandemi zamanında yalnızlık, birçoğumuz için kaçınılmaz. Ancak salgın hastalıktan korunmaya çalışırken, başka hastalıklara davetiye çıkarmamak için de yalnızlığın ve sosyalleşememenin etkilerini fark etmek ve psikolojik sağlığımızı gözetmek gerekiyor.

Fark edin, kabul edin

Klinik psikolog ve yazar Dr. Lisa Firestone, yalnızlıkla mücadele etmenin en önemli adımının durumu fark ederek üzüntüyü kabul etmek olduğunu ifade ediyor: “Duygulara yenilme korkusuyla kendimize ‘sakin ol ve devam et’ diyor olsak da, üzüntülerimizi gömmeye veya onlardan kaçınmaya çalışmamalıyız.

Herhangi bir duyguyu iyileştirmenin ilk adımı, onu fark etmektir. Yalnızlığın bizi olumsuz etkilememesi için, öncelikle duygu durumumuza göz atmalıyız. Notlar almak, günlük tutmak ve zor zamanlardan geçtiğimizi kabul etmek, sonraki adımlar için yüreğimizi ferahlatmamızı kolaylaştıracaktır.

Öz şefkati keşfedin

Bazen iç sesimiz, başka hiç kimse ile konuşmadığı kadar acımasız konuşur. Kendimizi eleştiririz, bazen olayları olduğundan daha kötü şekilde değerlendiririz. Başkalarının, dostlarımızın seslerinden uzak kaldığımızda, iç sesimiz daha da acımasızlaşmaya başlayabilir.

Kendimize karşı şefkatli olabilmek, belki bir günde gerçekleşmez ancak yeterli çaba ile kesinlikle mümkündür. Negatif düşünceleri fark ettiğinizde bunları olumluya çevirmeye gayret edin. Olumlu taraflarınızı da fark edin ve sadece gündelik işleriniz için bile olsa, kendinizi takdir etmeyi ihmal etmeyin.

Yine de sosyalleşin

Sosyalleşemediğimiz için dertlenirken, çareyi sorunun kendisinde aramak biraz absürt görünebilir. Akraba ziyaretlerini, ailenizle bir araya geldiğiniz o uzun akşamları, dost meclislerini, arkadaşlarınızla bir mekanda oturup saatlerce sohbet etmeyi özlüyor olabilirsiniz ve elbette hiçbir şey, yüz yüze, diz dize sosyalleşmenin yerini tutamaz. Ancak sinir sistemlerimiz, yüzleri ve sesleri tanımaya, ayırt etmeye odaklıdır. Telefon görüşmeleri, online video görüşmeler ve benzeri ortamlar, yalnızlığımızı hafifletmemize yardımcı olur.

“Aynı tadı vermiyor” diyerek Zoom toplantılarından kaçınmayın, arada sırada ve kısa süreliğine de olsa, yüzlerinizi görebileceğiniz şekilde sevdiklerinize bağlanın ve sohbet edin. Duygusal tatmin gerçekleşmiyor olsa bile, fiziksel sağlığınız bu tür sosyalleşmeden olumlu etkilenecektir.

Egzersiz yapın

Çünkü evet, hareket her şeyin ilacı! Yalnızlıkla baş etmeye çalışırken genellikle daha hareketsiz olma eğilimindeyizdir. Yataktan çıkmak ya da koltuktan kalkmak her zamankinden daha zor görünebilir. Ancak evde de olsa yapabileceğiniz hafif egzersizler, yoga pratikleri ya da uygun saatlerde yapacağınız kısa yürüyüşler, modunuzu yükseltmeniz için hayati önem taşır.

Sinir sisteminizi canlı tutmak, bedeninizi hareket ettirmek, hem  yalnızlığın verdiği zor hislerle baş etmeyi kolaylaştıracaktır, hem de yalnızlığın neden olabileceği hastalıklara karşı korunmanızı sağlayacaktır. Gerekirse online atölyelere katılın, mobil uygulamalar eşliğinde spor yapmayı deneyin; bir kez niyetlendikten sonra egzersizi günlük rutininize dahil etmenin birçok yolu olduğunu fark edeceksiniz.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Haber Sitemizden memnun musunuz?
Haber Sitemizden memnun musunuz?