06.01.2014, 13:37

Party Party Partizani!

Başlık neden yabancı diye düşünebilirsiniz, hemen izah edeyim. Maalesef ülkemizde yabancı kelime hastalığı baş göstermekten çıkıp günlük hayata yerleşmiş durumda. Yabancı kelimeleri bazen öyle benimsiyor öyle çok özümsüyoruz ki çocuklarımız o kelimeyi öz Türkçe sanıyor. Günlük hayata yerleşmesinin dışında her manasıyla sahiplendiğimiz kelimelerden biri de partizanlık. Bu ülkede partizanlık denen bir hastalık var. Son derece dogmatik, taraflı bir bakış açısıdır partizanlık. Bir partiye kendince sebeplerden dolayı tutku derecesinde âşık olmaktır. Resmen kara sevdaya tutulmuştur o kişi. Doğru mu hareket ediyor yoksa yanlış mı hareket ediyor önemli değildir partizan kişi için. O partinin başında kim vardır hiç ırgalamazlar. Yeter ki o parti hep kazansın yeter onlara. Eh tabi bu yersiz aşırı sevgiden dolayı başa kim geçse doğru, dürüst ve kurtarıcı bir liderdir onlar için. Nasıl olsa parti özünde iyi bir parti ya, onun başına gelenler de doğrudan öyle olur onlar için. Partizanlığın bir çeşit yobazlık olduğunu, fanatiklik olduğunu anlamışsınızdır. Hatta okurken “aha bizim komşu böyle işte” diyenler de olmuştur; zira bizim ülkede partizan çok. Ya şimdi okuyuculardan bazıları taraflı diyecek belki ama ne yapayım gerçek bu, söylemem lazım.

Ülkemizde en büyük partizan taraftarı CHP’de toplanmıştır. Genelde belli bir yaşın üstündekilerde bu hastalık görünmektedir. Partiyi Atatürk kurdu ya, CHP’yi seviyorsan Atatürk’ü seviyorsundur, Atatürkçüsündür! Durun hemen kızmayın, hepiniz öyle değilsiniz. Partizanlık tek bir parti etrafında toplanmış değil elbet. Ülkücüysen MHP, dindarsan Ak Parti, Kürt isen BDP’ ye takılıp kalmak gerekiyormuş gibi bir hava var yıllardır. İnsanlarımız kişilere değil partilere oy veriyorlar.

Çünkü partiler bir ideolojiyi simgeliyor ve sen muhakkak senin ideolojini simgeleyen partiyi savunmalısın! Mantık bu ama yanlış! Fanatikliğin aşırılık olduğunu ve bunun da zarardan başka bir şey getirmediğini bilmeyeniniz var mı? Yıllardır bu ülke partizanlıktan neler çekti. En son, referandumda insanların bu hastalığından yararlanmaya çalıştılar ve bir kesim işi genel seçim havasına sokmak için ne gerekiyorsa yaptı. Kısmen başarılı oldular da. Bir arkadaşım referandumda oylamaya sunulacak maddelerin değişmesini yararlı bulmasına rağmen sırf ideolojik sebeplerden dolayı “hayır” dedi ama elbette ki diğer yandan gene ideolojik sebeplerden “evet” diyenler de oldu.

Görüşünüz, ideolojiniz ne olursa olsun, doğru insan neredeyse oyunuz ona olsun. İster sağ’dan olsun ister sol’dan farketmez. Önemli olan insanın ideolojisi ne olursa olsun vatanına ve milletine en iyi hizmeti sunmasıdır. Herkesin bu düstura göre oy vermesi işin doğrusudur. Şimdi sorsam herkes buna göre oy veriyorum dese de gerçek öyle değil malesef. Nerede görülmüş bir partisinin başına gelen her kişinin doğru adam olduğu? Böyle görüp, düşünenlerin hem gerçekçi olması hem de olayları doğru değerlendirmesi mümkün değildir. Uzun lafın kısası, dünyaya ve ülkemize mantıklı, objektif ve daha net gösteren gözlüklerle bakmak istiyorsanız gözünüzdeki “Party Party Partizani” gözlüklerini hemen çıkarın.


[email protected]
Yorumlar (1)
süleyman abi 8 yıl önce
aferin kiz sana her babayigit senin gibi yazamaz agzina saglik
Günün Anketi Tümü
Haber Sitemizden memnun musunuz?
Haber Sitemizden memnun musunuz?