Kurz, FPÖ’ye daha ne kadar katlanacak?

Ülkede hükümeti oluşturan koalisyonun aşırı sağcı kanadına mensup çok sayıda siyasi ismin, ırkçı ve yabancı düşmanı söylem ve eylemlerinin yanı sıra, Neonazi, ırkçı Kimlikçiler Hareketi ile iç içe giren ilişkileri, Başbakan Sebastian Kurz’u rahatsız etse de Başbakanın yakın gelecekteki hedefleri uğruna koalisyonu bir müddet daha sürdüreceği düşünülüyor.

İktidar partisi olma ciddiyetinden uzak FPÖ’nün münferit olaylar olarak adlandırdığı ve her gün bir yenisinin eklendiği ırkçı ve yabancı düşmanı çıkışları karşısında kısmen de olsa tepki ortaya koyan Kurz’un miadını doldurmak üzere olan koalisyonu ne zaman sonlandıracağı merakla bekleniyor.

Özellikle FPÖ’lü bir belediye başkan yardımcısının mültecileri fareye benzettiği şiirin ardından düzenlenen basın toplantısında bir çok gazetecinin FPÖ’ye daha ne kadar tahammül edeceği yönündeki sorulara, “koalisyon ortağım ile hiçbir sorunumuz yok, her şey yolunda gidiyor gibi açıklamalarda bulunmayan Kurz’un” Strache ve ekibinden memnun olmadığı yorumlarına yol açtı.

Bu ayın sonunda düzenlenecek Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri öncesinde bir yandan aşırı sağın savunduğu düşünceleri dillendiren Kurz’un öte yandan Avrupa’nın geleceğinin aşırı sağ veya aşırı sol oluşumlardan ziyade merkezde bulunan Avrupa Halk Partisinin şekillendireceğini ileri sürmesi, popülist söylemin sınırlarını zorlayıcı bir tutum olarak yorumlanıyor.

Seçimler öncesi hükümetteki ÖVP ve FPÖ’nün liste başı adaylarının karşılıklı suçlamaya dayanan seçim propagandaları AP seçimleri sonrası dışarıya hissettirilmek istenmeyen hükümetteki çatlağının daha da derinleşerek gözle görülür bir hal alacağı değerlendirmesi yapılırken,  Kurz’un bu seçimlerde hem partisinin aktüel durumunu hem de koalisyon ortağının güç kaybedip etmediğini görerek hareket edeceğini düşünüyorum.

AP seçimlerinde elde edeceği ciddi bir başarı ve AB’nin kurumsal yapısına ilişkin sert eleştirilerle yelkenini doldurmayı hedefleyen Kurz’un seçim başarısı ve popülist söylemler ışığında mevcut hükümeti sonlandırarak, yeni bir seçime gitmesi olası bir ihtimal olarak değerlendirilebilir.

Özellikle ÖVP’den aşırı sağcı partiye kayan yüzde 10’a yakın seçmeni tekrar partisine kazandırmayı hedefleyen Kurz, 6 milyonun üzerindeki “Avusturyalı seçmene aşırı sağcı FPÖ’ye gerek yok gerekirse ben onların yerini dolduruyorum” mesajını vermeye çalışacak.

Tek başına iktidara gelmeyi hedefleyen genç Başbakan, soğuk kanlı, planlı ve programlı bir şekilde amacına ulaşmak için sabırlı bir şekilde yürüyüşünü sürdürüyor.

Tüm bu gelişmelerin ışığında, popülist söylemlerin Avusturya’daki göçmenlerin üzerinde oluşturacağı toplumsal baskıyı da “bekleyip göreceğiz” şeklinde ifade etmek son derece üzücü...

YORUM EKLE