18.02.2015, 02:16

İslam Yasa Tasarısı’nın Fikirsiz ve Emeksiz Silahşörleri: ‘Usta Gazeteciler’

 Saat 00:13: uykusuz gözlerin gördüğü, yorgun bedenin kaldırdığı kadarıyla analiz haber hazırlamaya çalışırken, yine ani bir kararla bir şeyler karalama ihtiyacı hissettim…

Malumunuz, açıklandığı 02 Ekim 2014 tarihinden bu güne tartışmaları devam eden İslam Yasa Tasarısı, yorgunda olsa gündemdeki sıcaklığını ve ağırlığını koruyor. Fakat bu yazıda İslam Yasa Tasarısı hakkındaki görüşlerimi detaylı şekilde yazmam doğru olmayacaktır. En azından Meclis Genel Kurulunda görüşüleceği öngörülen tarih olan 25 Şubat tarihine kadar. Ama bugün farklı bir noktaya dikkat çekmek istiyorum.

İslam Yasa Tasarısı sürecinde konuya uzak ve alakasız kişilerden şu haklı, bu haksız naralarını çok okuduk, Facebook hatıra duvarlarında. En acısı da, konuya uzak ve alakasız olan ‘Usta Gazeteci’lerin o ‘ Çok Biliyorum ‘ havaları yok mu? Haa, işte o havalar, ahh o hav’alar…

Sonraki yazıda, kalemimim döndüğü ve mürekkebin aktığınca İslam Yasa Tasarısı hakkındaki görüşlerimi yazmaya çalışacağım.

*Yasayı ilk gününden bugüne dek her kesimden eleştiren ve destekleyen insanlar varoldu. Ama beni en çok üzen, yasanın bir tek maddesi üzerinde dahi kafa yormamış, oturduğu yerden iyi ya da kötü mücadelesini veren insanların sırtından kahramanlığa soyunan, laf kalabalığı mühendislerinin sayısının oldukça çok olması.

Peki biz, yerel medya olarak süreçte yeterli kaldık mı?

Cevap: HAYIR.

Buna birçok sebep sayılabilir. Zamanla sayacağız...

Kaba taslak saydım, 02 Ekim 2014 tarihinden bu güne kadar İslam Yasa Tasarıyla ilgili 40 yakın haber yayınlamışız sitede. Yeterli mi? Bence hayır. Özel ve analiz haberlere daha ağırlık vermeliydik diye düşünüyorum. Bu sebeple takipçilerimizden özür diliyorum. Haber sayısını her ne kadar yeterli görmesem de şunu rahat bir vicdan ile söyleyebilirim: Yasa hakkındaki gelişmeleri topluma doğru, etik ve hızlı bir şekilde ulaştırmak için mücadele ettiğimizi de düşünüyorum.
2 Ekim 2014 tarihinde açıklanan İslam Yasa Tasarısını, Avusturya’da Türkçe olarak yayınlan ilk haber sitesi olsakta, ‘süreçte daha iyi olabilirdik’ düşüncesiyle yazmaya devam ediyorum…

‘’ Facebook gazetesinin Usta Gazetecileri ‘’

Biz, yasa hakkında, herhangi bir şahıs yada kurum tarafından yapılacak olan basın açıklamasına yetişme gayretindeyken, bazı ‘ Usta Gazeteci’lerimiz, Facebook paylaşım beğenilerini yükseltme derdindeydi…

Basın açıklamasından gelip, haberi yazmaya başlayacakken bir de ne göreyim; İslam Yasa Tasarısı ile alakalı bir tane bile sunuma, programa ve etkinliğe ‘’ Katılmama Şerefine ‘’ layık olmuş gazetecilerimiz, Facebook’ta yasa ile ilgili fırtınalar koparıyor, ona ve buna sallıyor. Hem de toplum için mücadele veren insanlar, alnındaki teri daha silmemişken… Sonra asık yüz ifadesiyle: ‘’PES’’ dedim.

Sürece zarar vermemek adına, bugüne kadar şahsım adına en ufuk olumlu ya da olumsuz eleştiri de bulunmadım, çünkü kalemiyle, düşüncesiyle kısacası her şeyi ile mücadele verenlerin emeğine saygı duymak, adettir dedik.

''Karar verin! Gazeteci misiniz? İslam öğretmeni mi?''

***Bir bakmışsınız bir konferansta bir haller ’EDİP’, İslam öğretmenliğineYÜKSEL’tiyor kendini, ertesi gün sosyal medya pazarında ‘USTA GAZETECİ’ olarak pazarlıyor kalemini…

≈≈≈≈≈≈

İslam Yasası için sosyal medyada yaygara koparırken, klavye başındaki ‘SUSUZLUĞUNU’, İslam Yasası için ama doğru ama yanlış, gazetecisinden dernek yetkilisine kadar sahada mücadele eden insanların ‘ALIN TERİLERİ’yle gideren ‘USTA GAZETECİ’lerin bugün, bu konu hakkında söyleyecek tek kelime hakları yoktur, benim gözümde.

NAPOLEON’un ‘’ Üç gazete, beni yüz sancaktan daha çok korkutur’’ sözü ortada iken, neden bu üç gazeteden biri olma gayretinde olmadınız.

Şimdi sormak gerekiyor; Bugüne kadar kaç tane İslam Yasası ile alakalı programa gittiniz ve bunu haber yaparak topluma duyurdunuz mu? Ya sorumluluklarınızı bilmiyordunuz ya da işinize gelmedi. 

Kimse kusura bakmasın, ben gazeteciyim diyerek ve nutuklar atıyorsanız, ya bu mesleğin hakkını verecek, topluma karşı olan sorumluluğunu yerine getirmek için mücadele edeceksiniz.

Yapamıyorsanız, sonra kalkıp, İslam Yasa Tasarısında şu şöyle yaptı, bu şöyle dedi, didi ve etti gibi cümlelerle insanların emeğine hürmetsizlik yapmayacaksınız. Çünkü siz bir ‘GAZETECİ’siniz, UNUTTUNUZ MU?

Ha bu arada, unutmadan yazayım; Gazeteciliğinden tutun, bahçıvanına kadar, hiçbir meslekte ustalık kendi söz ve cümleleriyle tespit ve tescil edilmez. Ancak mesleki ustalığınızı yaptığınız ‘İŞ’ ile tespit edilir ve kanıtlayabilirsiniz. Mesela bahçıvan iseniz, çiçeklerden tutun, bahçe düzenine kadar yaptığınız işle ustalığınızı tescil edebilirsiniz. Örneğin; gazeteciyseniz, çıkardığınız ‘GAZETE’ ile yahut online bir ‘HABER SİTESİ’ aracılığıyla insanlara verdiğiniz hizmetle ‘GAZETECİLİKTEKİ USTALIĞINIZI’ ispatlayabilirsiniz…

Öyle kuru kuruya ‘’o şunu yaptı, ben bunu yaptım, o bunu diyemedi ama ben dedim, ben buyum''  demekle olmuyor bu işler. Kısacası: ‘’ Bekara karı boşamak kolay, işi yap işi. ‘’

Ve saat 02:12…

Selametle
Yorumlar (0)