Geçmişte "siyasi" uçuruma sürüklendik, bugün "dini" uçuruma...

Avusturya'daki toplum olarak sanki hatalardan ders çıkarmayı "hata" olarak görüyoruz.

Bilgi, donanım vs. gibi etkenler toplumu temsil etme noktasında yeterli midir? 

Bence “hayır”!

Tecrübe ve ferasetin önemini artık kavramamız gerekiyor. 

Geçmiş dönemde bunu bizzat yaşayarak, acı tecrübelerle gözlemledik ve bugün hala yaraları sarmaya çalışıyoruz. Ve maalesef bunu yaparken de “hataları tekrar” etmeyi ihmal etmiyoruz. 

***

Geçmiş dönemde bir derneğimizin genç bir arkadaşın yönetimine teslim edilmesi sonucu, Avusturya'daki Türk toplumu, ülkedeki 50 yıllık birikimleri hiçe sayılarak "siyasi" bir uçuruma sürüklendi. 

Bugünlerde ise aynı toplumun, anlamsız hatalarla "dini" bir uçuruma sürüklendiğine şahit oluyoruz.

Evet!

Şahit oluyoruz ama toplumun büyük bir bölümü olarak yine geçmişte olduğu gibi yaşananları "izlemekle" yetiniyoruz.

Biz gerçekleri topluma aktarmaya çalışırken, her ne kadar da haksız yere bir cemaatin, bir oluşumun yayın organı olarak tescillensek de gerçek olan şu ki; biz vicdanın ve toplumun yayın organıyız. 

Ve inanıyorum ki; bu meslekteki "bağımsızlık" kavramı, vicdan sahibi olmaktan geçer. 

Gelinen noktada genel tabloya baktığım zaman; toplum, kapısı açık bir düşünce zindanında. “Düşünce Zindanının” kapısı açık ama toplum “özgürlüğü” bu zindanda esir olmakta buluyor sanki. 

Ruh ve düşüncesine şer tohumları ekilmiş bir toplum yapısı, bunu aşamadıkça bu ülkede fiziksel varlıktan öteye gidemeyecektir. 

Eleştiriye, özeleştiriye, düşünceye ve aykırı bir cümleye düşmanız…

Düşman; Kime ve neye göre?

Kendimizden olmayan düşünceye, bir eleştiriye düşmanız? Ne için? Kim için? 

Sorgulamaktan korkuyoruz. Neden ve ne için?

Şüphelenmekten çekiniyoruz. Ne uğruna?

***

Avusturya’da hükümet, Müslüman ve Türk toplumu üzerine olan tartışmalar sonucu belirlenir hale geldi (!)

Doğru çıkma ihtimali olmayan hatalar uğruna hürriyetimizi, emeklerimizi ve çocuklarımızın geleceğini feda ediyoruz.

Uyuyoruz, arada bir kalkıp seyrediyoruz. Bir kaç isyan cümlesinin ardından tekrar uykuya dalıyoruz. 

Ve sonra o hazin "bahane cümleleri"...

Kaddafi Kaya

YORUM EKLE
YORUMLAR
ViyanalıTürk
ViyanalıTürk - 4 ay Önce

Ağzına yüreğine sağlık üstadım

Ali
Ali - 2 ay Önce

Bravo

Hande
Hande - 4 hafta Önce

Bu yazıya imzamı atıyorum teşekkürler