Hristiyanlığın en kutsal mabedi kapatıldı

Kudüs'teki Kutsal Kabir Kilisesi (Yeniden Diriliş Kilisesi), İsrail'e bağlı Kudüs Belediyesi'nin, kentteki kiliselere ait gayrimenkulleri vergiye bağlama planına tepki amacıyla kapatıldı.

Hristiyanlığın en kutsal mabedi kapatıldı
Kudüs'teki Hristiyan toplumu liderleri İsrail'in yeni vergi politikası ve mülkiyet yasası tasarısını protesto etmek amacıyla nadir bir adım atararak Kutsal Kabir Kilisesi'ni (Yeniden Diriliş Kilisesi) kapattı.

Kilise liderleri yasanın Hristiyan toplumuna yönelik bir saldırı olduğunu savunurken, yasanın destekçileri endişelerin temelsiz olduğu görüşünde.

Hristiyanlar, dinlerinin Kudüs'teki en kutsal mabedi olan kilisede, İsa peygamberin çarmıha gerildiğine, gömüldüğüne ve yeniden dirildiğine inanıyor. 

'AVRUPA'NIN KARANLIK ÇAĞINDA YAHUDİLERE KARŞI ALINMIŞ KANUNLARI HATIRLATIYOR'

Katolik, Rum Ortodoks ve Ermeni Ortodoks kilisesi liderleri kilisenin bir sonraki emre kadar kapalı kalacağını dün yaptıkları ortak açıklamayla duyurdu.

Protestonun İsrail hükümetinin hayata geçirmeyi planladığı yasa tasarısının kilisenin sahip olduğu araziye el konulmasına neden olacağı endişesi nedeniyle başlatıldığı belirtilerek söz konusu tasarısı 'nefret uyandırıcı, ırkçı ve ayrımcı' olarak nitelendi.

AA muhabirine konuşan Kudüs Rum Ortodoks Patriği III. Theofilos, kiliseleri vergiye bağlamanın, kliselerle ilgili uluslararası yükümlülükler ve anlaşmaların ihlali olduğunu ve bu adımların, Kudüs'teki Hıristiyan varlığını zayıflatma çabası olduğunu belirtti. Söz konusu tasarının Knesset'te (İsrail parlamentosu) onaylanması durumunda kiliselerin mal varlığına el konulacağını aktaran III. Theophilos, "Bu bize, Avrupa'nın karanlık çağında Yahudilere karşı alınmış benzer kanunları hatırlatıyor" dedi.


'TAMAMEN SİYASİ BİR MESELE'

Kutsal Kabir Kilisesi'nin anahtarını asırlardır ellerinde bulunduran iki Müslüman aileden Cudeh mensubu Edip Cevat Cudeh El-Hüseyni de kiliselerin İsrail yönetimine vergi ödemek zorunda bırakılmasının, tüm ülkeler tarafından kabul edilen ve 1952'den bu yana var olan mevcut statükonun çiğnenmesi anlamına geldiğini vurguladı. İsrail'in her vesileyle mevcut statükoya dokunmayacağını söylemesine rağmen Kudüs Belediyesi'nin kiliselerin vergiye bağlanması planının bu söylemlere tezat bir hareket olduğuna işaret eden Hüseyni, İsrail makamlarını, bu plandan derhal vazgeçmeye çağırdı.

Rum Ortodoks Kilisesi Sebastia Başpiskoposu Atallah Hanna ise Kutsal Kabir Kilisesi'ni kapatarak, İsrail'in kiliseler ve Hristiyan kurumları üzerindeki baskılarına karşı çıktıklarını ifade etti.

"İsrail makamlarının, kiliseleri vergiye bağlama çalışması tamamen siyasi bir meseledir ve İsrail'in Kudüs'ü Hristiyan kurumlarından temizleme planı kapsamında kullanılan bir baskı unsurudur. Kudüs'teki Hristiyan okulları ve hastaneler, tüm Filistin halkına hizmet etmektedir. Hristiyan kurumları Kudüs ve Filistin halkının hizmetine adanmıştır" diyen Hanna, kiliselerin yüz yıllardır böyle bir uygulamaya maruz kalmadığına işaret etti.

Kiliselerin İsrail'in baskılarına boyun eğmeyeceğini ve Kudüs üzerindeki haklarına sahip çıkacağını vurgulayan Hanna, İsrail'in geri adım atmaması durumunda da protestolarını artıracaklarını söyledi.


TOPLAM BORCUN 186 MİLYON DOLAR OLDUĞU AÇIKLANDI

İsrail'e bağlı Kudüs Belediyesi, daha önce yaptığı açıklamada, kentteki kiliselere ait gayrimenkulleri vergilendirme niyeti olduğunu açıklamıştı.

Belediye, 882 kilise mülkünü vergiye bağlayacağını, yıllardır süregelen 'vergiden muaf olma' durumunu kaldıracağını ve vergisi ödenmeyen mülklere el konulacağını beyan etmişti.

Yasa tasarısının destekçileri ise amaçlarının arazisi özel emlak şirketlerine satılmış eski Kilise toprakları üzerinde yaşayan İsraillilerin yaşayabileceği hak ihlallerini engellemek olduğunu savunuyor.

Kudüs Valisi Nir Barkat Kilise varlıklarının toplamda 650 milyon şekel (186 milyon dolar) borcu olduğunu iddia etti.

Barkat kiliselerin değil bunların sahip olduğu 'oteller ve ticari işletmelerin 'vergi değişikliğinden etkileneceğini söyledi.


PROTESTO SONRASI TASARININ İNCELENMESİ BİR HAFTA ERTELENDİ

Protesto sonrası İsrail kabine komitesi yasa tasarısının incelenmesini bir haftalığına erteledi.

Tasarının arkasındaki isim Rachel Azaria, BBC'ye yaptığı açıklamada "Kilise'nin baskı altında olduğunu anlıyorum ancak sahip oldukları arazi onlarda kalacak, kimsenin onların arazisine asla dokunma niyeti yok. Benim tasarım arazinin üçüncü taraflara satılması halinde neler olduğuyla ilgileniyor" dedi.

Azaria ayrıca sadece 2010'dan sonra Kilise'nin özel emlak şirketlerine satılan arazilerinin yasa tasarısı kapsamına alınacağını vurguladı.

Kentteki yaklaşık 300.000 Filistinli nüfusun 10 ila 12.000'ini Hristiyan Araplar oluşturuyor.

Sputnik Türkiye

Güncelleme Tarihi: 27 Şubat 2018, 09:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner521

Yandex.Metrica