26.06.2021, 17:25

Bu Yazın Ortak Telaşı: Seyahat Kaygısı

Koronavirüs hayatımıza girdiğinden beri çeşitli kaygı ve korkular da artık neredeyse gündelik hayatımızın bir parçası haline geldi. Çocuklar okula devam edebilecek mi? İşimi kaybedecek miyim? Sevdiklerimle bir daha ne zaman bir araya gelebileceğim? Ya hastalanırsam?

Hayatın hemen her alanında bir tür belirsizlik halinde olmak, kaygıyı da yanımızdan hiç ayrılmayan gündelik bir duygu haline getiriyor. Belirsizlik ve soru işaretleri bir yana, yaşamın ve hareket özgürlüğünün ciddi şekilde kısıtlanmış olması da bu duygulara tuz biber. İtalya’da sıkı kapanma uygulamalarına maruz kalan 1515 kişiyle yapılan bir araştırma(*) sonucunda, katılımcıların dörtte birinde depresyon ve anksiyete dahil olmak üzere yüksek oranlarda mental rahatsızlık belirtileri ve %40'tan fazlasında da uyku bozuklukları görüldüğü ortaya çıktı. Araştırmaların da doğruladığı ve aslında hepimizin de kendi yaşantımızda şahit olduğumuz üzere, pandeminin psikolojik durumumuz üzerindeki etkisi hiç de azımsanmayacak oranda ciddi.

Peki gerçekten de ilk fırsatta evlerimizden uzaklaşıp bu koca bir yılın stresini üzerimizden atmayı başarabilecek miyiz? Meçhul. Seyahat kısıtlamaları neyse ki günden güne daha esnek hale geliyor ancak, şimdi de Avusturyalı psikiyatrist Sigmund Freud’un ‘Reiseangst’ (Seyahat korkusu) olarak tanımladığı durumla karşı karşıyayız. 

Reiseangst: Tatile ihtiyacım var ve çok korkuyorum!

Seyahat etmek başlı başına enerji isteyen bir iş ve elbette ki her zaman kolay olmaz. Tek başına seyahat ederken bile yoldaki ihtiyaçlarını önceden planlayıp paketlemek, bilmediğin yerlerde yolunu bulmak için aranmak, güvenli ve alışıldık ev rutininin dışında bir süre geçirecek olmak; her ne kadar yola eğlence maksatlı çıkılıyor olsa da, bir miktar kaygı yaratabilir. Freud’un uzun yıllar önce ‘Reiseangst’ olarak tanımladığı bu kaygı hali, çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir ve biraz farkındalık ve destekle baş edilebilir; kontrol edilemediğinde ise ciddi bir fobiye dönüşebilecek bir durum. 

Güncel olarak – ve tüm dünyada yaşanan kaygıyı düşündüğümüzde, bu yaz seyahat etmeye niyetlenen herkes bu duyguyla karşılaşabilecek gibi gözüküyor. Aşı uygulamaları ve tam kapanma gibi uygulamalar sonucunda düşmeye başlamış olan vaka oranları, özellikle ekonomik endişeler içinde olan turizm sektörünü canlandırmaya başladı bile. Bu yaz seyahat planları yaparken, olası kaygılarınızın farkında olmak ve zor olabilecek durumlar için hazırlık yapmak, çok daha sağlıklı ve keyifli bir tatil için gerekli gibi gözüküyor.

Uzmanlar, seyahat kaygısının normal kabul edilmesinin bile önemli bir aşama olduğu konusunda hemfikir. Sadece kaygının gündelik hayatınızı, iletişim kurmanızı ve kararlarınızı nasıl etkilediğini fark ettiğinizde bile, kaygılarla baş etmek için güç kazanmış olursunuz. Sonraki adımda ise kendi sağlığınız için bazı basit önlemler düşünebilirsiniz. Örneğin ciddi bir seyahat kaygısı duyduğunuzu fark ettiyseniz, öncelikle bir-iki günlüğüne evinize yakın bir yerde hafta sonu tatili yaparak kendinizi nasıl hissedeceğinizi gözlemlemek iyi bir fikir olabilir. Aynı şekilde seyahatinizi gün gün planlamak ve olası ihtiyaçlarınız için gerçekçi listeler hazırlamak da çok daha rahat hissetmenize yardımcı olacaktır.

Eğer kaygılarınızın günlük hayatınızı ciddi oranda etkilediğini, iletişim kurmanızı zorlaştırdığını ve sizi planlarınızdan alıkoyduğunu fark ederseniz, vakit kaybetmeden bir uzmandan yardım almanız gerekir. Terapi desteği ile kaygılarınızı fark etmeniz ve onlarla baş etmeniz kısa sürede çok kolaylaşabilir. 

Yalnız olmadığımızı ve dünyanın birçok yerinde benzer kaygıların yaşandığını hatırlamak da yardımcı olabilir; unutmayın, tüm dünyayı etkisi altına alan bu karmaşanın bitmesine çok az kaldı ve hepimiz iyi ve güvenli bir tatili hak ettik bile!

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Haber Sitemizden memnun musunuz?
Haber Sitemizden memnun musunuz?