'Biz sussak, tarih susmayacak. Tarih sussa hakikat susmayacak'

Avrupa devletleri, tarihlerindeki soykırımları unutturmak, kılıf uydurmak yada bir başka deyişle ‘’Bakın, bir tek ben yapmadım’’ diyebilmek için, son yıllarda parlamentolarında ‘Sözde Ermeni Soykırımı’ olarak adlandırıyorlar.
 
‘’Ne garip değil mi? Tarihi sınıf kavgası, sömürge ve soykırımlarla dolu Avrupa ülkeleri, kendilerinin soykırım yaptığı milletlerin sığındığı Osmanlı’yı soykırım yapmakla suçluyor’’


Peki ama hangi belgeye, hangi bilgiye dayanarak?
 
Zira Ermenistan, arşivlerini açmak yerine elde olanlarını da saklıyor ve imha ediyor. Bknz: ‘’İlk Ermenistan Başbakanı Hovhannes Kaçaznuni’nin kitabı’’. Muhtemelen, birçoğunuz bu kitabın varlığından ilk kez haberdar olacaksınız.
 
İlk Başbakanının kitabını yasaklayıp, piyasadan toplayan Ermenistan hangi yüzle bunu iddia edebiliyor?

Tarihte iki taraflı üzücü olaylar yaşanmıştır. Lakin bu olayları, gerçeğinden saptırarak güncel çıkarlar hizmetine lanse etmek, onurlu bir davranış değildir.

‘’Son yüzyılın maşa devleti: Ermenistan’’
 
Tarihe baktığımızda, Ermenistan’ın kurulmadan önce de, kurulduktan sonra da belli başlı devletlere maşalık yaptığı gün gibi ortadadır.
 
Öyle ki, I. Dünya Savaşı sırasında Adana’da, Ermenilerin Fransız işgal kuvvetleri komutanı General Diffe komutasında "intikam birlikleri" adıyla silahlandırıldıklarını, Fransız üniformasıyla savaştıklarını ve bölgedeki halka soykırım yaptıklarını, ben söylemiyorum. Bizzat Ermenistan’ın günümüzde yasaklı devlet arşivleri söylüyor. Kaynak 1
 
Ermeni çeteleri sadece Müslümanlara değil, kendilerine destek vermeyen Ermeni köylerinde de katliamlar gerçekleştirmiştir. Ve Osmanlı, Ermeni vatandaşlarını dahi, Ermeni çetelerden korumuştur. Kaynak 2
 
Bir asır geçti ama Ermenistan’ın maşalık görevi hala devam ediyor. Bu iddiamı da Ermenistan’ın ilk başbakanı doğrulasın:
 
"Adil olursak; yönetmek demek öngörmek demekse, biz kesinlikle öngörü yeteneği olmayan, işe yaramaz Taşnak yöneticileriydik. Başlıca zaafımız bu noktadaydı. Dahası, faaliyetlerimizin amacını belirli ve net biçimde anlamış değildik; rehber bir ilkemiz ve sürekli uygulanabilen tutarlı bir sistemimiz yoktu. Sanki istemeden, tesadüfi koşulların etkisi altında tereddütle hareket ediyor, kafamızı duvara çarpıyor ve ayaklarımızın altındaki zemini körler gibi denemeye kalkıyorduk’’ Kaynak 3
 
''Makam için, para için, siyasi rant için bir milletin, bir devletin tarihine çamur atmaktan utanmayan, arsız ve yüzsüz Cem Özdemir ve benzeri siyasetçilerin iddialarına cevabı biz değil, bizzat Ermenistan’ın ilk başbakanı Ovanes Kaçaznuni versin.''

‘’İşte Ermenistan’ın ilk başbakanına ait ve Ermenistan tarafından yasaklanan, piyasadan toplatılan ve sözde soykırım iddialarını çürütecek kitaptan alıntılar’’
 

‘’Operasyonlara katıldık’’
 
 "1914 Sonbaharında, Türkiye henüz savaşan taraflardan birine katılmadığı dönemde, Güney Kafkasya'da büyük gürültü içinde ve enerjik biçimde Ermeni gönüllü birlikleri oluşturulmaya başlandı… ve sadece birkaç hafta içerisinde Ermeni devrimci Taşnaksutyun Partisi (EDDP) hem bu birliklerin oluşturulmasına hem de bunların Türkiye'ye karşı gerçekleştirdikleri askeri operasyonlara aktif biçimde katıldı…."
 
''Kandırıldık,  Rusya'ya bağlandık''
 
Biz, kayıtsız şartsız Rusya'ya yönelmiş durumdaydık. Herhangi bir gerekçe yokken, zafer havasına kapılmıştık. Sadakatimiz, çalışmalarımız ve yardımlarımız karşılığında, çar hükümetinin Ermenistan'ın bağımsızlığını bize armağan edeceğinden emindik…" "Aklımız dumanlanmıştı. Biz kendi isteklerimizi başkalarına mal ederek, sorumsuz kişilerin boş sözlerine büyük önem vererek ve kendimize yaptığımız hipnozun etkisiyle, gerçekleri anlayamadık ve hayallere kapıldık."
 
''Türkler Tehcire Mecbur Kaldı''
 
"1915 yaz ve sonbahar döneminde Türkiye Ermenileri zorunlu bir tehcire tabi tutuldu. Türkler ne yaptıklarını biliyorlardı ve bugün pişmanlık duymalarını gerektirecek bir husus bulunmamaktadır .(…) bu yöntem en kesin ve en uygun yöntemdi!"
 
''Olayların sebebi biziz''
 
"Kötü kaderden şikayet etmek ve felaketlerimizin sebeplerini kendi dışımızda aramak acıklı bir durumdur. Bu bizim (hastalıklı) milli psikolojimizin karakteristik bir özelliğidir ve Taşnaksutyun partisi de bundan kaçamamıştır. (…) sanki uzak görüşlü olmamamız bir kahramanlıktı çünkü isteyen herkes, Fransızlar, İngilizler, Amerikalılar, Gürcüler, Bolşevikler tek kelimeyle bütün dünya bizi kolayca aldattı, atlattı ve ihanet etti, oysa bizler safça bu savaşın Ermeniler için yapıldığına inandırılmıştık. "
 
''Türkler'e karşı ayaklandık ve savaştık''
 
" Türklerin milli mücadelesi haklıydı. Türklere karşı ayaklandık. Barışı sabote etmek için savaştık bile. Artık hepimiz, Türklerin düşmanı olan itilaf devletlerinin kampındaydık. Türkiye'den "denizden denize Ermenistan" talep etmekteydik. İtilaf devletlerinin ordularını Türkiye'ye göndermeleri ve hakimiyetimizi temin etmeleri için Avrupa ve Amerika'ya resmi çağrılar yaptık. Nihayet şu da var ki, var olduğumuz sürece aralıksız olarak Türklerle savaştık, öldük ve öldürdük. Artık, Türklere ne gibi bir güven telkin edebiliriz ki?"
 
''Sevr antlaşması gözümüzü kör etmişti''
 
"Sevr, Türklere karşı önemli bir kozdu. İngiliz silahlarıyla iyi biçimde silahlanmış ve iyi donatılmış bir ordumuz ve yeterince askeri mühimmatımız vardı. Sevr anlaşması, herkesin gözünü kör etmişti. Savaş ise bir gerçekti. Bir gerçek, affedilmez bir gerçek şu ki, biz savaştan kaçınmak için hiçbir şey yapmadık, tersine ona gerekçeler oluşturduk. Oysa savaş bizim tam ve kesin yenilgimizle sonuçlandı. Bizim karnı tok, sırtı pek, iyi silahlanmış ordumuz silahlarını bıraktı ve köylere dağıldı."
 
''İsyanımızın temelinde Büyük Ermenistan vardı''
 
"Türkiye'nin yedi ili, Kilikya'da dört sancak ve Karadeniz'den Akdeniz'e Karabağ dağlarından Arap çöllerine uzanan "Büyük Ermenistan" tasarlanmakta ve talep edilmekteydi. Bu emperyalist hayal nasıl gerçekleşebilirdi?"
 

Bu konu evvela tarihçilerin konusudur’’, diyerek ABD’li tarihçi Prof. Justin McCarthy’e kulak veriyoruz:

Elimizde binlerce ama binlerce belge var. Bu belgeler Türklerin değil, Ermenilerin soykırım yaptığını gösteriyor
 

Yazının son sözleri üstad Sezai Karakoç’tan olsun;
 
‘’Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.
Halbuki, biz sussak, tarih susmayacak.
Tarih sussa, hakikat susmayacak.
’’
 
 
Selametle
 
 
Kaynaklar:

1. [Ermenistan SSC Devlet Tarih Arşiv i (GİAArm. SSR) f. 200, d. 132, y. 338'den aktaran: N.Z. Efendiyeva, B orba Turetskogo Naroda Protiv Frantsuzkih Ok/(Upantov Na Yu ge Anato/ii ( 1919-1921 gg.), İzdatelsvo AN Azerbaycanskoy SSR, Baku, 1966, s.116. ]
 
2. Gosarhiv Armenii f. 67, d. 1588,
 
3. Ovanes Kaçaznuni, 1923 Manifestosu
 
YORUM EKLE