Kafein ve anksiyete ilişkisi

Depresyon ya da anksiyete şikâyetiniz varsa, bir hafta boyunca hiç kafein almayarak etkilerini gözlemlemek isteyebilirsiniz...

(CC) Pixabay
Kafein ve anksiyete ilişkisi

Kafein, makul dozlarda alındığında canlandırıcı etkisiyle faydalı ve keyif verici bir madde olabilir. Ancak anksiyete, panik atak, obsesif-kompulsif bozukluk, uykusuzluk ya da depresyon şikayetleriniz varsa, kafeine karşı biraz mesafeli yaklaşmanız gerekiyor olabilir.

Kafeinin stres hormonu olarak da bilinen kortizol hormonu salınımını arttırdığı biliniyor. Psychosomatic Medicine Dergisi’nde yayınlanan bir araştırma, özellikle metabolizmanın uyandığı sabah saatlerinde daha fazla salgılanan kortizol hormonunun kafein tüketiminden etkilendiğini ortaya koymuştu. Depresyon ve anksiyeteye meyilli kişilerde normalin üzerinde kortizol hormonu salınımı, kaygı ataklarını tetikleyebiliyor.

Sabah saatlerinde içilen bir bardak kahvenin içerdiği kafein maddesi, 5 ile 7 saat kadar vücuttaki etkisini koruyor. Bu da gün içerisinde içilen kafeinli içeceklerin uykusuzluğu da tetiklediğinin göstergesi. Daha çabuk ayılmak için kahve içiyoruz, sonra aynı gün içtiğimiz kahve yüzünden uyumakta zorlanıyoruz, ertesi gün tekrar yorgun uyanıp bir bardak kahveye ihtiyaç duyuyoruz ve bu da bir döngü halinde sürüp gidebiliyor.

Kafein anksiyeteyi nasıl tetikliyor?

Stres hormonu salınımının fazla olması, metabolizmanın sürekli olarak ‘mücadele’ modunda olmasına neden oluyor. Karşılaştığımız stresli durumlar karşısında, bu mücadele modu ciddiyetini artırıyor ve daha fazla stres hormonu salgılayarak daha fazla ‘stres’ belirtisi yaşamaya başlıyoruz. Böyle bir durumda bir bardak kahve içip rahatlamaya çalışmak, işleri daha da karmaşık hale getirebiliyor. Çünkü kafein, kalp atım hızını arttırarak metabolizmadaki stres belirtilerini tetikliyor ve beynimize daha fazla ‘mücadele’ sinyali göndererek anksiyete krizlerine neden olabiliyor.

Kahveyi azaltmak işe yarar mı?

Çay-kahve alışkanlığınızın anksiyete ataklarınızı tetiklediğini fark ettiğinizde bir anda kafeinden uzaklaşmaya çalışmak da iyi bir fikir olmayabilir. Düzenli olarak kafein almaya alışan vücudunuzu bir anda mahrum bıraktığınızda, stres belirtilerini daha fazla yaşayabilirsiniz.

Bu yüzden kafeini yavaş yavaş azaltmayı denemek işe yarayacaktır. Günde birkaç fincan kahve içiyorsanız, bunu önce günde bir fincana indirin. Bir hafta boyunca günde yalnızca bir fincan kafeinli içecek tükettikten sonraki haftada, kahve yerine açık siyah çay ya da yeşil çay gibi düşük kafeinli içecekler tüketmeyi ve hiç kahve almamayı deneyin.

Bu bir hafta boyunca stresli anlarınızdaki tepkilerinizi gözlemlemeyi ihmal etmeyin. Uyku düzeninizde, gündelik tepkilerinizde ve genel olarak psikolojik durumunuzda meydana gelen değişimleri not alın.

Sonrasında kahve ile olan ilişkinizi gözden geçirmek daha da kolaylaşacak. Kafeinin sizi gerçekten ne şekilde etkilediğini görmek için bu iki haftalık deneyi uygulayın. Psikolojik zorlukları tamamen ortadan kaldırmasa bile, özellikle anksiyete belirtileri gibi gündelik hayatı oldukça zorlaştıran etkilerin önemli ölçüde azaldığını fark edeceksiniz.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER