Viyana’da Başörtülü Doktora Öğrencisine ‘Tükürüklü’ Saldırı

Geçtiğimiz günlerde Viyana’da meydana gelen olayda, 27 yaşındaki üniversite öğrencisi R.C. kimliği bilinmeyen bir kişi tarafından saldırıya uğradı.

AVUSTURYA 07.02.2015, 12:56 07.02.2015, 12:56 Kaddafi Kaya
 (Kaddafi Kaya / Viyana) – Viyana Teknik Üniversitesi doktora öğrencisi 27 yaşındaki R.C. 04. Şubat 2015 tarihinde Matzleinsdorferplatz istasyonunda yaşadığı ‘’tükürük’’ saldırısı hakkında Haber Journal’e açıklamalarda bulundu.

Haber Journal: Olay ne zaman ve nasıl gerçekleşti?

R.C.: Söz konusu olay 04.02.2015 günü saat 10.25’te gerçekleşti. Matzleinsdorferplatz istasyonuna Evangelischer Friedhof tarafından girdim. Durağa yürürken tramvayı bekler gibi gezinen adam çıkışa yani benim olduğum yöne doğru ilerledi. İlk başta aklımda günlük işlerimi planladığım için çok dikkat etmedim. Üstüme geldiğini fark edince yol vermek için biraz kenara çekildim ama daha çok yaklaştı ve duvarla adam arasında kaldım. O anda yüzüme tükürdü ve hiçbir şey yokmuş gibi yoluna devam etti. Arkasından „Deli misiniz!“ diye bağırınca geri döndü. „Ne yaptığınızı sanıyorsunuz? “ Diye sesimi de yükselttim duraktakilerin dikkatini çekmek istedim ama kimse oralı olmadı. Telefonumu çıkarttım fotoğrafını çekmek için, yanlışlıkla video kaydı yapmışım. Adam sadece öylece baktı, hiçbir cevap vermedi. O anda aklıma tek gelen şey İstasyon Güvenlik Merkezine gidip durumu şikâyet etmek oldu. Oradaki görevli hemen polisi aradı. Sağlık muayenesine ihtiyacım olup olmadığını sordu. Belki de beni biraz sakinleştirmek için…

Görevli „Büyük ihtimal başörtülü veya Türk olduğun için yapmışlardır“ dedi. Kendisinin de Katolik kilisesine bağlı olduğunu, bunun dinle hiçbir ilgisinin olmayacağını, bazı insanların sadece kötü olmayı seçtiklerini’’ söyledi.

 
Bu arada durakların kamerayla gözetlendiğini ama bu görüntülerin kaydedilmediğini öğrendim. Polislerin gelmesi biraz sürdü. Yanlış durak ismi anlaşılmış, 1 saat kadar sonra 2 tane bayan polis geldi. Bana önce olayın nasıl geliştiğini sordular. Sonrasında „Herhangi bir fiziksel temas oldu mu?“ diye eklediler. Olmamıştı. Bunun üzerine“ fiziksel olarak yaralanmadığınız sürece polis soruşturması açamıyoruz, size yapılan bu davranış hakaret sınıfına girer, ancak tutanak tutup rapor yazabiliyoruz. Şayet ismini bilseydiniz sivil olarak hakaret davası açabilirdiniz“ Dediler. Darp olsa dahi ismini bilmedikleri sürece bir sonuç alınamaması da olasıymış. Ben en azından belgelenmesini istediğimi söyledim; ancak böyle bir şeyin ilk defa başıma gelmediğini, kendimi burada güvende hissetmediğimi, bundan sonra da olacağını, bir dahakine nasıl davranmam gerektiğini sordum. Yasal olarak bir şey yapabilmek için biri hakaret ettiğinde onu polis gelene kadar tutmak gerekiyormuş. Kimliğini öğrenmek şartmış ama bunu kesinlikle tavsiye etmediklerini, böyle bir durumda böyle insanların şiddete başvurabileceğini söylediler. Etrafta bulunan insanlara çok güvenmemem gerektiğini sivil cesaretin var olmadığının üstünde durdular. Polisler gerçekten çok samimi, yardımsever ve telkin edici konuştular. Sonrasında kişinin eşkâlini aldılar. 30 yaş civarlarında, 1.80 cm’den daha uzun olabilecek bir boyda, siyah saçlı, konuşmadığı için nereli olduğunu anlayamadım, polisler eski Yugoslavyalı olabileceğini düşündüler. Bu olaydan çıkardığım sonuca gelirsem, biri sana hakaret ederse ya da şiddete başvurursa, bu sistem çerçevesinde yasal olarak yapabileceğin bir şey yok. Sistem, insanları hakaret ya da şiddete aynı şekilde karşılık vermeye teşvik ediyor.


Haber Journal: ‘’ Daha önce bu tarz saldırılara maruz kaldınız mı?

R.C: Evet. Yine aynı durakta daha önce iki defa sözlü tacize uğradım: dinime, peygamberime ve iffetime küfredildi. Gerçi belli bölgelerle de sınırlı değil bu durum. Viyana Teknik Üniversitesinde öğrenciyim. Geçen sene okulun etrafında aletlerle hava ölçümleri alıyordum. Bir adam bisikletiyle gelerek ne yaptığımı sordu. Sonra “havalar artık çok kötü” dedi. Şaşırdım çünkü eylül ayı olmasına rağmen çok güneşliydi. Yanıldığını söyledim. “sizin gibi yabancılar burada olduğu için” dedi ve su tanıdık cümleyle konuşmasını bitirdi ve uzaklaştı: ”Ausländer raus!

Ben Viyana’da yasayan yüzlerce başörtülü bayandan sadece birisiyim ve son iki yılda başıma bu tarz 5 olay geldi. Ya gerçekten çok talihsiz bir insanım ya da hatırı sayılır sessiz bir çoğunluk var. Kimse başına gelen bir olayda sessiz kalmasın. Enstitüde beraber çalıştığım insanlara bunları anlattığımda bana inanmak istemiyorlar. Duygusal davrandığımı düşünüyorlar. İnsanlarının dikkatinin çekilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kamuoyu oluşturulmalı’’.

‘’FRANSA’DAKİ OLAYLARIN SORUMLUSU BİZ DEĞİLİZ’’

‘’Fransa’da meydana gelen olayların sorumlusu biz değiliz. Medya ve politika teşvikiyle insanların öfkeleri başka hedeflere kaydırılıyor’’ diyen 27 yaşındaki üniversite öğrencisi R.C: ‘’Ben başörtümü ne bir simge olsun diye, ne belli bir zümreye ait olduğumu göstermek için ne de birisinin öfkesini üstüme çekmek için takıyorum; dinimi istediğim gibi yaşamak istediğim için takıyorum’’ dedi.

‘’AVUSTURYA’DAKİ KÜLTÜR ÇEŞİTLİLİĞİNİN BİR PARÇASIYIM’’

Herkes gibi kendi günlük kaygıları ve mücadeleleri olan sıradan bir insan olduğunu vurgulayan R.C. : ‘’Her ne kadar buraya ait olmadığım sıkça hatırlatılsa da Avusturya’daki kültür çeşitliliğin bir parçasıyım’’ cümleleriyle konuşmasını noktaladı.


TAKİPÇİLERİMİZİN DİKKATİNE:

Haberde:

*Kanunlar gereği videoda buzlama işlemi yapılmıştır. Orginali elimizde mevcuttur. 
*R.C. isminin kullanılmasının istemediği için, kısıtlama uygulanmıştır.


Kaynak: haberjournal.at
Yorumlar (2)
Ahmed kural 7 yıl önce
Resmini cekip dagitin
Ahmet 7 yıl önce
Slm bacım başına gelen olay sadece sana yapılmış bır haraket ve ferdı bir olay degildir. Bir gün gelecek Ogün herkes yaptıklarından utanacak ve elbetde bu yapılan haksız saldırı hakaret.............. Hepisinin hesabı sorulacak hiç birzaman yalnız değilsin.