TKG’den Avusturya Entegrasyon Bakanına Tepki

Avusturya Türk Kültür Cemiyeti (TKG), yayınladığı basın bildirisiyle Entegrasyon Bakanı Raab'ın, “Türk dernekleri şiddetin üreme alanları” açıklamasını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi.

AVUSTURYA 23.07.2020, 22:26 Kaddafi Kaya
TKG’den Avusturya Entegrasyon Bakanına Tepki

VİYANA – Avusturya Türk Kültür Cemiyeti (TKG), Türk derneklerinin Entegrasyon Bakanı tarafından KroneTV´de genelleyici, “Türk dernekleri şiddetin üreme alanları” gibi kabul edilmez ifade ile  suçlu ilan edilmesi karşısında teessüflerini dile getirdi.

Almanca dilinde kısa adı APA OTS olan Avusturya Basın Ajansı tarafından yayınlanan basın bildirisinde şu ifadelere yer verildi;

Çok sesli, demokratik Avusturya Cumhuriyeti “için” itiraz!

Entegrasyon Bakanı Susanne Raab’ın Krone.tv’de 16 Temmuz tarihinde “Radikalliğe son: Entegrasyon Bakanı Raab’a göre Türk dernekleri “şiddetin üreme alanları” başlığıyla yayınlanan röportajı nüfusu 400.000 insandan daha fazla olan  Avusturya-Türk toplumunda ve birçok bağımsız Avusturyalı Türk derneğinde hayret, üzüntü, esefle ve tepkiyle karşılandı. Aynı tarihde ORF ZIB 2’de de Sayın Entegrasyon Bakanı ile aynı mesele ele alındı.

Ertesi gün (17 Temmuz) Viyana´nın  Favoriten ilçesinin bir Polis karakolunda Avusturya İç İşleri Bakanı ile birlikte basının önünde sayın Entegrasyon Bakanı Raab’ın Viyana Polisi ile Türk gençlerini karşı karşı getiren genelleyici,” Bayan Polislerimiz korkuyorlar. Köşeden döndüklerinde karşılarında birden 40 tane  Türk genci çıkıyor. Ne yapsınlar?” mealinde ifadeleri şaşkınlık yaratmıştır.

TKG adına uyarmak zorundayız; Avusturya Entegrasyon/Uyum Bakanı’nın ağzından çıkan bu ifadeler Viyana´da sanki Türk gençlerini çoğunun işsiz, güçsüz ve lümpen bir şekilde şiddete eğilimli, korkutucu oradan oraya çete sürüsü halinde dolaştıklarını ve kamu düzenini  devamlı bozdukları veya her an bozmaya meyillidir önyargısı oluşturma odaklı önyargı ve nefreti körükleyici olması nedeni ile gelecekte Türk Toplumuna karşı başta Viyana olmak üzere tüm Avusturya’da  önyargıların, nefretin  her alanda daha fazla artmasına ve  ayrımcılığa uğramasına yol açması konusunda geçmişte  Hiristiyan Sosyal Demokrat Belediye Başkanı Karl Lueger tecrübesi olan bu Viyana Şehir için çok tehlikeli söylemlerdir. Tekrar ediyoruz bu ifadeler Avusturya Cumhuriyeti içinde Hiristiyan çoğunluğu daha az olan Müslüman Türk toplumuna karşı toptan düşmanlaştırıcı eylem ve sözler olarak iç barışı sözde kaş yapayım derken aslında uzun vadede göz çıkarması nedeni ile son derece arızalıdır ve bu manada derhal vaz geçilmelidir. Bu basın konferansında yerli ve Neue Zürcher Zeitung gibi Uluslararası önemli medya temsilcilerinin olması dikkat çekicidir.

”Entegrasyonu zorlaştıran Uyum Bakanının bu söylemleridir”

Şüphesiz entegrasyonu zorlaştıran bu söylemler için Sayın Bakan Viyana-Favoriten’deki şiddet olaylarını ne polis ne de siyasiler tarafından Favoriten’deki tek bir Türk derneğinin dahi ismi verilmediği ve fiilen tüm ciddi bağımsız Avusturya Türk derneklerinin  bu kabul edilemez olayları ve olaylara katılan gençleri kınadıkları halde, bahane etmektedir.

Bir  bağımsız Düşünce Kuruluşu STK’sı olan Avusturya Türk Kültür Cemiyeti(TKG), Avusturya’daki Türk derneklerinin tümümün Avusturya Cumhuriyeti Entegrasyon Bakanı tarafından, ” Entegrasyon Bakanı Raab’a göre Türk dernekleri şiddetin üreme alanları ” gibi genelleyici bir söylemle suçlu ilan edilmesini esefle karşılamaktadır.

Siyasal İslam ile mücadele adı altında entegre olmuş Avusturya’da tüm Türk Toplumu mağdur ve esir  edilmemelidir.

Avusturya’da  yaşana 400 binden fazla Türk Toplumu’nun ekseri kahiri yaşamın her alanında başarılı bir şekilde entegre olmuştur. Problemler vardır ama çoğunluk yaşamın içinde entegre olmuştur. Gerek tüm göçmenin gerek ise Türkiye göçmenlerinin entegrasyonun, entegre olmuş göçmenlere ihtiyacı vardır. Onlar olmadan toplum, göçmenleri entegre etmeyi başaramaz.

Sayın Avusturya Cumhuriyeti Entegrasyon Bakanı,

Amacınız gerçekten entegrasyonsa, entegre olmuş göçmenlerin dayanışmasına ihtiyacınız var.

Avusturya’daki Türk Kültür Cemiyeti (TKG) sadık ve mücadeleci demokratlar olarak 30 yıldır, hangi din veya hangi ulus lehine olursa olsun siyasallaştırılmış inanç ve her türlü ırkçılığa karşı mücadele vermektedirler. Nitekim burada din tüccarları tarafından , din ve vicdan hürriyeti, dayanışma, demokrasi ve muhatapların bilgisizliği maskesi altında özgürlükçü demokratik hukuk devleti düzeninin altının zamanla oyulmaya çalışılması söz konusudur. Avusturya’da yaşayan Türkiye kökenli insanların çoğu gerici, şeriatçı, radikal ve siyasallaştırılmış inanca karşıdırlar.

“ÖVP Yeşiller Avusturya Hükümeti Türkleri toptan şeytanlaştırmaya derhal son vermelidir”

ÖVP ile Yeşiller Partisi’nden müteşekkil koalisyon hükümetinden, Türk azınlığa ve tüm Türk derneklerine karşı “Siyasal İslam”, “Erdoğan-AKP-Dernekleri vs.” veya “Bozkurtlar-Ülkücüler” adı altında tüm Türkiye göçmenlerinini bu kişi, kurum ve kuruluşlar ile alakası olmadığı halde zan altında bırakarak veya bunları bahane ederek eleştiri adı altında aşağılayıcı, ayrımcı, şeytanlaştırıcı ve karalayıcı siyaset güdülmesi veya  bu tür söylemlere tüm Türk toplumunu genelleyici karalayıcı ifadelere  imkan verilmesine derhal son verilmesini talep ediyoruz.

Tüm dostane nezaketimizle işaret etmek isteriz ki:

Eğer hükümet dini aşırıcılık, ırkçılık veya siyasal İslam ile mücadele etmek istiyorsa, pek çok bağımsız, çoğulcu demokratik Avusturyalı Türk derneği, sadık Avusturya Anayasal Yurtseverleri olarak, toplumdaki temel çalışmaları gönüllü olarak desteklemeye hazırdır.

Burada bir şeye dikkat edilmesini rica ederiz:  Ateşi (siyasal İslam, fundemantalizm) ateş (siyasal Katolisizm, fundemantalizm) ile söndürmek mümkün değildir.

Sayın Entegrasyon Bakanı Raab,

Aşırıcılığa, siyasal dinciliğe, ırkçılığa  karşı mücadeleyi kazanmak istiyorsanız sorunu bilen ve ona karşı demokratik usullerle mücadele vermiş olan entegre olmuş göçmenlere ihtiyacınız var.

Dayanışma ile çok şey kazanırsınız, ancak bölücülükle baştan kaybedersiniz.

Israil Kültür Camiası (IKG) Başkanı Deutsch, Kur’an’ın aşırıcılarca kötüye kullanılması da dahil siyasal İslam üzerine yürütülecek açık ve dürüst bir tartışmanın Müslümanlar’a karşı değil Müslümanlar’la birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi. IKG Genel Sekreteri Benjamin Nägele, “Genelleyici ithamlar toplumda kırılmalara neden olur, önyargıları körükler ve farklı ideolojik görüşlere mensup aşırıcılarının değirmenine su taşır” dedi.

Yazının Almanca orjinalini halini okumak için:

https://www.ots.at/presseaussendung/OTS_20200717_OTS0088/tkg-bedauert-die-pauschale-kriminalisierung-durch-die-integrationsministerin-der-republik-oesterreich

banner551
Yorumlar (1)
Hakki 3 hafta önce
Çok dogru bir tesbit, inşAllah muhataplarina ulaşır.