Röportaj: ‘İstanbul’da Duyduğu Ezan Sesi Tüm Hayatını Değiştirdi'

3 yıl önce 16. Viyana’da Türk arkadaşlarının kendisine söyledikleri: ‘’Biz İstanbul’a gidiyoruz, sen kesin cesaret edemezsin gelmeye’’ sözleri üzerine, İstanbul’a giden 45 yaşındaki Kärnten polisi Bernd Wolf’un ismi artık Yusuf Bernd Wolf!

Röportaj: ‘İstanbul’da Duyduğu Ezan Sesi Tüm Hayatını Değiştirdi'
 (Özel Haber / Kaddafi Kaya / Viyana) – Mesleğinde 22 yılı geride bırakmış olan 45 yaşındaki Kärntenlı polis Wolf’un 3 yıl önce iddia üzeri gittiği İstanbul’da duyduğu ezan sesi, tüm hayatını değiştirdi.

Haber Journal Genel Yayın Yönetmeni Kaddafi Kaya’ya konuşan Wolf, samimi açıklamalarda bulundu.

İşte o röportaj:

‘Sayın Wolf, öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?’

WOLF: Almanya’da doğdum. 6 yaşında Kärnten’e geldim ve burada büyüdüm. 45 yaşındayım ve 22 yıldır polis olarak görev yapıyorum. İstanbul’dan sonra bir tarafım Polis Wolf, bir tarafım Polis Yusuf. Her iki isim de birbirini tamamlıyor.

‘Sayın Wolf, İslam’la nasıl tanıştınız’

WOLF: Büyüdüğüm Kärnten’de insanların çoğu İslam hakkında çok az bilgiye sahip, aynı şekilde bende çok az bilgiye sahiptim. Avusturya’da insanlar medyadan çok etkileniyor. Basında oluşturulan tablo, İslamiyet’i çoğu kez yanlış gösteriyor. Halbuki İslam’ın parlayan bir yönü var. Maalesef Müslümanlara karşı ‘’Hoş geldiniz’’ kültürü bulunmuyor. Bu da medyanın İslam’ı çoğu kez kötü lanse etmesinden kaynaklanıyor.


‘’İstanbul Ziyaretinizin Sebebi Neydi?’

WOLF: Bundan 3 sene öönce 16. Viyana’da Türk arkadaşlarımla bir yerde oturmuş, sohbet ediyorduk. Arkadaşımın biri bana: ‘’Biz şimdi İstanbul’a gideceğiz, sen kesin cesaret edip gelemezsin’’ dedi. Samimi olmak gerekirse, o dönem medyada oluşturulan algı yüzünden İstanbul ve Türkiye konusunda tedirgindim. Ama tedirginliği bir tarafa bırakıp, gidip İstanbul için biletimi aldım ve 2012 Ağustos’un ilk haftası İstanbul’a gittim.

‘’İstanbul’a ayak bastığınız anda nasıl bir duyguya sahiptiniz? Türkiye, İstanbul ve Müslümanlar hakkındaki görüşleriniz nasıl bir değişiklik oldu?’’

WOLF: Şunu açık bir şekilde söylemeliyim ki, yaklaşık 20 yıldır medyada ‘’Kötü’’ olarak tanıtılan Müslümanları İstanbul ve Türkiye’de, yerinde tanıdıktan sonra, kendimi Avusturya medyası tarafından aldatılmış hissettim.

‘’İstanbul tam anlamıyla hayatınızda bir dönüm noktası, peki neler yaşadınız?’’

WOLF: 5-6 ağustos 2012’de yani Ramazan ayında İstanbul’daydım. 2. günümde Sultanahmet civarlarında geziyordum. Tam iftar vaktiydi ilk Ezan sesini duyduğumda. İstanbul’un tüm minarelerinde saniye farklarıyla Ezan sesleri yükseliyordu.

Önce Ezan sesinden çok korktum ama çok kısa süre sonra gözlerimden yaşlar gelmeye başladı. O an tüm hayatım bir film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden. O an engel olamıyor, olmakta istemiyordum. İçime bir huzur doğmuştu ve mutluydum.

İstanbul’da Müslümanları tanıdıktan sonra, Ezan sesiyle içime dolan huzurun ardından İslamiyet’i araştırmaya karar verdim. Buna İslamiyet’i anlatan bir Almanca kitap satın alarak başladım.

Otelde Fatima adında yaşlı, güzel ve etrafına huzur veren bir bayan vardı. Elimdeki kitabı görünce garson aracılığı ile bana ‘'Müslüman mı olmak istiyorsun?’’ sorusunu yöneltti. O an ailemi, işimi ve arkadaşlarımı düşününce ‘’İmkansız’’ diyebilmiş ama yine de düşünmek için 2 gün zaman istemiştim.

Düşünmek için 2 gün zaman istemiştim ama odama gittiğim zaman kendi kendime: ‘Kim ne derse desin ya da ne düşünürse düşünsün. Ben kendimi İslamiyet’e yakın buluyorum’’ cümlelerini söylüyordum. Ezandaki huzuru düşündükçe kendimi İslamiyet’te daha huzurlu hissediyordum ve kararımı vermiştim.

İstanbul’daki 3. günümdü ve vakit gelmişti. 8 Ağustos 2012 tarihinde Fatima beni bir camiye götürdü. Orada merdivenlerde oturan erkeklere seslenerek: ‘’Bu adam bir Avusturyalı ve Müslüman olmak istiyor’’ dedi. Orada oturan 4 adam birden ayaklandı ve bir sevinç içinde beni Fatih Camisine götürdüler. Orada 3 Peygamber ismi taşıyan Muhammed, İbrahim ve Adem’in şahitliğinde Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman olmuş ve artık mümin Yusuf’tum.

‘’Müslüman olmanızla birlikte hayatınızda neler değişti? Aile ve yakın çevreniz tarafından nasıl bir tepki aldınız?’’

WOLF: Neredeyse her şey değişti. En büyük değişiklik benim içimde oldu. Kendimi özgür, mutlu ve huzurlu hissediyorum. Annem büyük ilgi ile karşıladı ama babam benimle bütün ilişkilerini kopardı ve çok sert eleştirilerde bulundu. Zamanla o da kabullendi ve benden özür diledi. Umuyorum ki o da doğru yolu bulur. İş arkadaşlarım çok olumlu karşıladılar. Onlarla hiç sorun yaşamadım. Karakolda bir odayı sorunsuz bir şekilde namazlarım için kullanabiliyorum.

‘’Son sorularımızı güncel konulardan sormak istiyoruz. 3 yıldır Avusturya’da Müslüman bir polis olarak görev yapıyorsunuz. Son dönemde başta Viyana olmak üzere Avusturya ve Avrupa’da başörtülülere yapılan saldırılar hakkında neler düşünüyorsunuz? Size göre bu saldırılara zemin oluşturan sebebler nelerdir?

WOLF: Bunun cevabı çok net: ‘Avusturya ve Avrupa basınında sorumsuzca yapılan haberler’. Haberciliğe az değer veren sorumsuz gazeteler, yaptıkları kışkırtma haberleriyle toplumdaki havayı kirlettiler. Özellikle IŞİD ile alakalı haberlerde ‘genelleme’ politikası izleyen sorumsuz basın organlarından dolayı ortalık çok gerildi ve sokak ortasında başörtülü kardeşlerimize saldırılar çoğaldı.
Bir örnek de verebilirim. Geçen haftalarda bir gazeteci 21. Viyana’daki Minareli Cami’yi arayıp özür dileyerek şunları söyledi: ‘’Kusura bakmayın, yaptığım haberi mecburen sivrileştirmek zorunda kaldım!’’.

Cami yetkilisi ise kendisine cevabı: ‘’Neden sivrileştirmek zorundaydınız? Sizi kim zorladı? Bu durumda sadece kendi şehrinize zarar veriyorsunuz. Bir gazeteci olarak ülkenize karşı olan sorumluluğunuzdan haberiniz yok mu?’’ şeklinde oldu.

‘’IŞİD hakkında neler söylemek istersiniz?’’

WOLF: IŞİD’in kendilerini İslamiyet’le bağdaştırma hakkı ellerinden alınmalı. İslamiyet’in en büyük düşmanı IŞİD’tir. Biz Müslümanlar, daha önce hiç bu kadar kendimizi ispatlamak zorunda kalmamıştık. Avusturya özgür bir ülke ve burada kimse dini için hesap vermek zorunda kalmamalı.

Biz üzerimize düşen vazife olarak, Avrupa’daki insanlara gerçek İslam’ı tanıtmalı ve kaygılarını gidermeliyiz. Bu noktada susan her Müslüman, bilinçsiz bir şekilde terörün ekmeğine yağ sürmüş olur. 2015 yılı başlarında Viyana’da vereceğim seminerlerde bu konulara da değinmek istiyorum.

‘’Şuan seminer veriyor musunuz? Seminerlerle neyi hedefliyorsunuz?’’

WOLF: Düzenlediğimiz seminerlerde en büyük arzum, toplum ve kişiler arasında bağ kurarak, kız kardeşlerimizin kendilerini yeniden sokakta güvende hissetmelerini sağlamaktır.

‘’Seminerlerinizi sadece Müslümanlar mı takip ediyor ya da ilgi duyuluyor mu?’’

WOLF: Seminerlere ilgi ve katılım konusunda sayı her geçen gün artıyor. Katılanların büyük çoğunluğu Müslüman olsa da Müslüman olmayan kişilerden teşekkür edenlerin sayısı az değil. Teşekkür edenlerden bir kaçı daha sonra Müslüman oldular. Bu noktada son derece mutluyum.

haberjournal.at

Güncelleme Tarihi: 04 Aralık 2014, 10:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner533