O ülkede halk, Viyana'dan çıkacak sonuca kilitlendi

İran sokaklarında ekonomik ambargolar nedeniyle zor günler geçiren halk, Viyana'dan gelecek olumlu haberlere kilitlendi

AVUSTURYA 10.07.2015, 14:50 10.07.2015, 16:06 Kaddafi Kaya
O ülkede halk, Viyana'dan çıkacak sonuca kilitlendi
 İran ile Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri ABD, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Fransa ve İngiltere ile Almanya'dan oluşan 5+1 ülkeleri arasında, 30 Haziran'da bitmesi planlanan ancak 10 gündür uzatılan nükleer müzakerelerde "sorunlar" aşılamıyor. İran sokaklarındaki vatandaşlar ise dört gözle Viyana'dan gelecek olumlu haberleri bekliyor.

Müzakerelerde taraflar, İran'ın nükleer faaliyetlerini sınırlandıran ve bunun karşılığında yaptırmaları kaldıran kapsamlı bir anlaşmaya ulaşmaya çalışıyor ancak müzakerelerde halen taraflar arasında çözülmeyi bekleyen "çetin sorunlar" olduğu belirtiliyor.

Diplomatik kaynaklara göre, taraflar arasındaki anlaşmazlıklar silah ambargosu, yaptırımlar, denetimler ve nükleer araştırma konularında ortaya çıkıyor.

- Silah ambargosu

İran, balistik füze ve konvansiyonel silahların alımı ve satımı üzerinde uygulanan 2007 tarihli BM yaptırımlarının kaldırılmasını talep ediyor. 5+1 Grubundan Rusya ve Çin de İran’ın bu talebine destek veriyor.

ABD ve AB tarafı ise konvansiyonel ve balistik füzelerle ilgili yaptırımların müzakerelerin konusu olmadığını ve 2 Nisan'da Lozan'da varılan uzlaşı metninde yer almadığını ileri sürerek bu talebi reddediyor.

- Yaptırımların kaldırılması

Taraflar arasında hangi yaptırımların nasıl ve ne zaman kaldırılacağı konusunda da anlaşmazlık bulunuyor. İran bütün yaptırımların anlaşma yürürlüğe girdikten sonra kaldırılmasını isterken, ABD ve AB yaptırımların ancak BM denetçilerinin İran’ın anlaşmaya uyup uymadığını bildirmesinden sonra kademe kademe kaldırılmasını ve anlaşmaya uyulmadığının tespit edilmesi halinde ise yeniden yaptırımların otomatik olarak uygulanmasını savunuyor.

Ayrıca ABD, sadece nükleer faaliyetlerle ilgili yaptırımların kaldırılmasını, insan hakları ve demokrasi sorunlarıyla ilgili yaptırımların devam etmesinde ısrar ediyor.

- Denetim sorunu

Müzakereleri çıkmaza sokan diğer sorun ise ABD ve AB tarafının üzerinde durduğu denetimlerin artırılması konusu.

Batı, “gizlice atom bombası üretmeye çalışmakla” suçladığı İran’dan nükleer faaliyetlerinin yanı sıra askeri sitelerinin de BM denetimine açılması, nükleer alanında çalışan bilim adamlarıyla görüşme sağlanması ve geçmişte yapılan nükleer faaliyetlerin muhtemel askeri boyutu ile ilgili bilgi ve belge sunulmasını istiyor.

İran ise “kırmızı çizgi” olarak ilan ettiği söz konusu talepleri kesinlikle kabul etmeyeceğini ve geri adım atmayacağını belirtiyor.

İran, barışçıl nükleer bilim ve Ar-Ge çalışmalarına devam etmek ve nükleer olmayan tesislerin Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi'nin izni ile denetlenebilmesini istiyor.

- Nükleer araştırma ve geliştirme

İran, yaptırımların yeniden uygulanması halinde nükleer faaliyetlerine yeniden dönmeyi garantileyen bir mekanizma kurulmasını istiyor.

2 Nisan tarihli uzlaşmaya göre İran, elindeki zenginleştirilmiş uranyumu, uranyum zenginleştirme işlemini, santrifüjleri ve ağır su reaktörlerini 10 yılın üzerinde süreyle sınırlandıracak.

Bu sürenin çok uzun olduğunu ileri süren İran, yaklaşık 9 bin kilogramlık zenginleştirilmiş uranyum stoğunun Rusya’ya gönderilmesini karşı çıkıyor. İran, yaptırımların yeniden uygulanması halinde nükleer faaliyetlere yeniden kavuşmayı hedefliyor.

- İran halkının gündemi nükleer müzakereler

Görüşme maratonunun zirveye çıktığı son günde İran halkı heyecanla görüşmelerden alınacak sonucu bekliyor. 

Halk, yapılacak anlaşmanın ülkeleri için hem ekonomik hem de siyasi yönden faydalı olacağını ifade ediyor.

Dün, Düzenin Maslahatını Teşhis Komisyonu Başkanı Haşimi Rafsancani'nin anlaşmaya varılmasının ardından, ABD'nin Tahran Büyükelçiliği'nin tekrar açılmasının imkansız olmadığına yönelik açıklaması iki ülke arasındaki ilişkinin tekrar kurulabileceği sinyallerini veriyordu.

Yaklaşık 36 yıldır kopmuş olan İran-ABD ilişkileri de İran'da nükleer müzakerelerdeki en önemli konulardan biri olarak değerlendiriliyor. 4 Kasım 1979'da Tahran'daki ABD Büyükelçiliği kapatılmış içerisindeki 66 ABD'li diplomat 444 gün rehin alınmıştı. 

AA muhabiri, başkent Tahran'ın Veliasr Meydanı'nda İranlılara nükleer müzakereler hakkındaki düşüncelerini sordu.

Nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılıp varılamayacağı, anlaşmanın İran'a neler kazandıracağı, bir anlaşmaya varılması durumunda gelecekte İran-ABD ilişkilerinin hangi yönde gelişeceği ve ABD Büyükelçiliği'nin tekrar açılması konusu sorulan sorular arasında yer aldı.  

Nima Ganberiyan, nükleer müzakerelerde kesinlikle bir anlaşmaya varılacağını ifade etti. Ekonominin canlanması ve İran'ın dünya ülkeleriyle kuracağı işbirliği için bu anlaşmanın önemli olduğunu belirten Ganberiyan, "Varılacak anlaşma tarafın hem siyasi hem de iktisadi yönden faydasına olacağı gibi İran ile diğer ülkelerin ekonomik işbirliği yapma yollarını da açacaktır" dedi.

İran'ın Batılı ülkelerle ilişkilerine değinen Perisa Rahimi de "Bizim asıl sorunumuz ABD veya İngiltere Büyükelçiliğinin açılması değil. Bundan daha derin sorunlarımız var" diye konuştu.

Rahimi şöyle devam etti:

"İlişkilerimiz tüm dünya ülkeleriyle iyi olmalıdır. Hepimiz ABD ve İngiltere'yle iyi ilişkiler kurulmasını istiyoruz. İran halkı, ABD ve diğer 5+1 grubu ülkeleriyle anlaşmaya varılması konusunda ısrarcı. Yaptırımlar gerçekten eziyet edici bir noktaya ulaştı. Biz ABD Büyükelçiliği'nin de açılmasını ümit ediyoruz. Yaptırımların baskısından kurtulmalıyız. Yurt dışından gelmesi gereken birçok ilaç yaptırımlar nedeniyle ülkede bulunmuyor. Kanser ve bazı ağır hastalıkların ilaçları ithal edilemiyor. Anlaşmaya varılmasıyla ekonomik sorunlarımızın sona ereceğinden çok ümitli değilim ama en azından ülkedeki bazı önemli ilaçların bulunması sağlanabilir."

Ahmet Kerbasçi de İran için iyi bir anlaşmaya varılmasını umut ettiğini söyledi. Her anlaşmada iyi yönler olabileceği gibi bazen istenmeyen şartlarında bulunabileceğine değinen Kerbasçi, "Bir anlaşmanın iyi yönleri mi kötü yönleri mi fazla ona bakılmalı. Bir anlaşma sağlanırsa elbette ABD ile iyi ilişkiler kurulmalıdır. İlişkilerin iyileşmesi için de karşılıklı elçilikler açılmalıdır" ifadelerini kullandı.

5+1 ülkeleriyle anlaşmaya varılmasına kesin gözüyle bakan Rıza Askeri ise şunları söyledi:

 "İnşallah bu anlaşma yüzde 100 olacaktır. Anlaşma yapılırken İranlıların onuru korunmalıdır. Eğer ABD yöneticileri ülkelerindeki lobilere biraz kulak kapatırlarsa bu, hem ABD'nin hem de İran'ın faydasına olacaktır. Anlaşma sağlanırsa ABD ile ilişkilerimiz kesinlikle iyileşecektir. Ama biraz zaman alabilir. Elçilikler açılacak siyasi yetkililer geliş gidiş yapacak. Bizim ABD ile bir sorunumuz yok."

Seher Azimi de anlaşmanın hem İran hem de Ortadoğu için iyi olacağını dile getirerek "Biz eğer dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olmak istiyorsak dünyanın önde gelen büyük ülkeleriyle müspet ilişkiler kurmalıyız. Bu manada ABD Büyükelçiliği'nin tekrar açılması bu ilişkilerin gelişmesine zemin hazırlayacaktır" ifadesini kullandı.
Kaynak: Anadolu Ajansı
Yorumlar (0)