"Kur'an, koronadan daha tehlikelidir" diyen Hofer hala görevde

Avusturya'nın Aşırı sağcı FPÖ Partisi lideri Norbert Hofer, “Nazi üslubuyla” Avusturya Parlamentosu 3. Meclis Başkanlığı görevine devam edebilir mi?

AVUSTURYA 25.06.2020, 21:02 25.06.2020, 23:15 editör 2
"Kur'an, koronadan daha tehlikelidir" diyen Hofer hala görevde
© AA/Arşiv

VİYANA -  Avusturya Parlamentosu 3. Meclis Başkanı ve aşırı sağ FPÖ Partisi Başkanı Norbert Hofer, 16 Haziran salı günü 10. Viyana Viktor-Adler- Markt'ta yaptığı seslenişte, kelimesi kelimesine şunları ifade etmişti: ”Korona’dan korkmuyorum, Kur'an koronadan daha tehlikelidir.” Bu sözlerini ise OE24tv'de “Ağzımdan kaçmadı bilinçli bir şekilde söyledim” diyerek tasdik eden Hofer, bununla kalmayıp kendisine müslümanlar tarafından tehdit geldiğini Red Bull’un sahibine ait Servus TV’de , ”Umarım tüm müslümanlar beni tehdit eden müslümanlar gibi terörist değildir” diyerek müslümanların geneline ikinci çirkin bir yakıştırma, aşağılama, kışkırtma ve iftirada bulundu.

Nasıl ve niçin entegre olsunlar?

Yeni Vatan Gazetesi'nde yer alan haberde, skandal sözlerin sahibi Hofer'e, "Avusturya Cumhuriyet’inin 3. Meclis Başkanı gibi en üst makamlarından birini işgal eden bir kişi, Avusturya’da yaşayan müslümanları veya Türkler’i “insan kimliğinden çıkarıp” (Entmenschlichung), koronavirüs gibi bir hastalık yayan ölümcül ve bulaşıcı bir parazite benzetmesinden sonra bu kişilerin nasıl ve niçin entegre olsunlar? şeklinde eleştirisel soru yöneltildi. 

Nazi üslubu - Nazidiktion

Avusturya'da birçok sivil toplum örgütü ve dini alandan gelen insanlar, Avusturya Parlamentosu 3. Meclis Başkanı Norbert Hofer’in, koronavirüs - Kur’an benzetmesini “Nazi üslubu” bir konuşma olarak değerlendirip, sert eleştirilerde bulundular. Ayrıca Yeşiller Partisi ve ÖVP Norbert Hofer’i istifaya davet etti. SPÖ ise pek sesli olmayan eleştirilerde bulundu. Protestan ve Katolik Kiliseleri ile İsrail Kültür Cemiyeti(IK), Hofer’in ifadelerini sesli bir şekilde sert eleştirdiler.

Söylenenler örtbas edilmeden, şu soruyu sormalıyız: ”Avusturya asıllı Hitler’in başında bulunduğu kısa adı NSDAP “Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi” Yahudilere karşı virüs ve parazit benzetmesini kutsal kitapları Talmud ve Tevrat üzerinden yaparak tarihte en büyük organize soykırıma yol açmıştı. Norbert Hofer bu Nazi üslubuyla (Nazidiktion), Avusturya Parlamentosu 3. Meclis Başkanlığı görevini sürdürebilir mi?” Bu soruyu çeşitli kesimlere soran Yeni Vatan Gazetesi, bu konuda farklı görüşleri toparladı.

NEOS: FPÖ Başkanının ifadeleri, bir Politikacının ifadeleri olarak kabul edilemez

NEOS adına yazılı cevap veren Avusturya Parlementosu Milletvekili Helmut Brandstätter, “FPÖ Başkanının ifadeleri, bir Politikacının ifadeleri olarak kabul edilemez. Avusturya’da din ve devlet işlerini birbirinden ayıran iyi bir sistemimiz var, bunun güçlendirilmesi gerekir. Avusturya Parlamentosu 3. Meclis Başkanı Norbert Hofer’in Avusturya’da tanınan bir dini topluluktaki tüm insanlara hakaret etmesi kabul edilemez. Müslüman inancına mensup birçok insan ülkemiz için her gün çok şey yapıyor. Açık bir özür en azından ahlaki olurdu.” ifadelerini kullandı.

Ednan Aslan: “Parlamento Hofer’e bir demokrasi dersi vermelidir.”

Viyana Üniversitesi İslam Dini Pedagoji Teolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Profesör Doktor Ednan Aslan, Norbert Hofer’in konuşması üzerine düşüncelerini şu şekilde ifade etti: “Avusturya Cumhuriyetin Parlamentosunun 3. Meclis Başkanından daha fazla sorumluluk sahibi olması ve toplumu ayrıştırmak için dinleri karşı karşıya getirmemesi beklenirdi. Bay Hofer, din eleştirisinde bulunabilmesi için din konusunda yeterliliğe ve derin bilgiye sahip olması gerekir, gördüğümüz kadarıyla bu bilgilere sahip değil. Dinin eleştirisi, bilgiyi ve eğitimsel hedefleri ve her şeyden önce demokratik bir zihniyet gerektirir. Farklı inançların bir arada yaşadığı bir toplumda laik bir politikacı, dini siyasete alet etmemelidir. Dinler seküler politikanın konusu haline gelirse, çoğul-seküler bir toplumun temelleri geri dönülmez bir şekilde bozulur. Bay Hofer siyasi geleceğinin sorumluluğunu kendisi almıyorsa Parlamento sorumluluğu almalı ve Bay Hofer’e bir demokrasi dersi vermeli, laik-demokratik bir toplum olarak dinlerin siyasallaşmasına ya da dinlerin bölünmesine müsamahamız olmayacağına kendisine göstermelidir.”

Avusturya-Azerbaycan Ticaret Birliği: “Hofer, tüm sınırları aştı ve artık 3. Meclis Başkanı görevini yapmaya layık olmadığını gösterdi.”

Avusturya-Azerbaycan Ticaret Birliği Başkanı Yardım Güneş Avusturya Cumhuriyet Parlamentosu 3. Meclis Başkanının koronavirüs- Kur'an karşılaştırması konusunda şok olduğunu ifade etti. Konuyla ilgili düşüncelerini: ”Söylediği sözlerle 3. Meclis Başkanı, sınırları çok aşmış olduğunu göstermiştir, görevinde kalmamalıdır. Bu toplumun en üst makamında görevli bir kişi, bizi koronavirüs ya da parazit olarak görüyorsa, biz bu toplumla niye kaynaşalım ki?” sözleri ile ifade etti.

Alevi vatandaş: “Bu bir din eleştirisi değil. Bu sadece tahrik değil, aynı zamanda bir dini topluluğun genel olarak şeytanlaştırılmasıdır”

Avusturya Devleti tarafından resmi olarak tanınan Dini Topluluk Alevi İnanç Birliği Basın Sözcüsü (ALEVI) düşüncelerini, “Önemli görevlerde bulunan politikacılar, söyledikleri her kelimeye çok dikkat etmelidirler. Meclis Başkanı Norbert Hofer’in söyledikleri kabul edilemez. Böyle bir din eleştirisi olmaz. Bu ifadeler sadece bir tahrik olarak görülemez, aynı zamanda bir dini cemaatin genel olarak şeytanlaştırılmasıdır. Biz, bu ifadelerinden sonra Hofer’in 3. Ulusal Meclis Başkanlığı görevini yapamayacağına inanıyoruz. 3.Ulusal Meclis Başkanının bu sözleri Avusturya’da bir arada yaşam için tehlikeli ifadelerdir.” sözleri ile ifade etti. 

Dersim Viyana –Doğa Derneği: “Çok endişe verici bir durum ve hiç güzel değil.”

Viyana Dersim Doğa Derneği Başkanı Kemal Soylu ise, ”Her türlü ırkçılığa ve kökten dinciliğe karşıyız. Suçlu - Kurban, ya da tersi Avusturya Parlamentosu 3. Meclis Başkanı tarafından tersine çevrilmesi çok endişe verici bir durum. Ulusal Meclisin 3. Başkanı Norbert Hofer, eleştiri adı altında bir inancın taraftarlarını ve onların kutsal kitaplarını virüs- parazit (Hastalık: Korona- Virüs) benzetmesiyle insanlıktan çıkardı, karaladı sonra da toplum içinde kendini kurban ilan etti. Bu, bizim bildiğimiz, takdir ettiğimiz ve sevdiğimiz huzurlu Avusturya kültürüne veya anlayışına da uymuyor. Mağdur suçlu ya da suçlu mağdur, suçlu- kurban ya da tersi ve kurbanı suçlamak bir olayı anlatmak için kullanılır, bir saldırıda suçu kurbanda aramayı ifade eder. Avusturya Parlamentosu 3. Başkanı tam da bunu yapıyor. Çok endişe verici bir durum ile karşı karşıyayız. Çok ciddi bir şekilde takip edilmeli. Saman altı edilmesine müsade edilmemeli. Demokratik kurallar çerçevesinde takip edilmeli. Avusturya’da (İbiza skandalı videosu sonrası) hep “Bir daha asla” veya “ Biz böyle değiliz,” diyoruz. Güzel ve doğru. Avusturya Cumhuriyetinin çizgisi net olmalı ve onun Avusturya Parlamentosu 3. Meclis Başkanlığı görevinden alıp, onunla arasına mesafe koyması gerekir.” açıklamasında bulundu. 

banner551
Yorumlar (0)