Cumhurbaşkanı Bellen'den ÖVP-FPÖ hükümetine sert eleştiri

Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen, gazetelere verdiği demeçlerde ÖVP-FPÖ hükümetini eleştirdi. Eleştiri konuları arasında hükümetin merkezden yürüttüğü, günlük 12 saat çalışma projesi de yer aldı. Ancak Cumhurbaşkanı hükümeti bir konuda da hükümeti övmeyi ihmal etmedi.

AVUSTURYA 11.11.2018, 18:45 Kaddafi Kaya
Cumhurbaşkanı Bellen'den ÖVP-FPÖ hükümetine sert eleştiri
© © AA/Arşiv

VİYANA (HJ) - “Standard” gazetesinin hafta sonu baskısına demeç veren Devlet Başkanı bir kez daha, mültecilere muamele konusunda hükümetle farklı görüşte olduğunun altını çizdi. İdari makamların işlemlerinde aşırıya gittiğini öne süren Van der Bellen, insani nedenlerle sığınma hakkının daha sık tanınması gerektiğini ancak mevcut içişleri bakanı Herbert Kickl (FPÖ) yönetiminde bunun oldukça kısıtlı uygulandığını söyledi. Van der Bellen, “Kibarca ifade etmek gerekirse, pek de aynı fikirde değiliz” dedi.

Van der Bellen, eyaletlerin yerelde söz konusu vaka hakkında içişleri bakanlığından daha iyi bilgi sahibi olan eyalet yönetimlerinin sığınma hakkı tanınıp tanınmaması konusunda söz hakkı olması gerektiğini savunan Vorarlberg Başbakanı Markus Wallner (ÖVP) ile aynı fikirde olduğunu kaydetti. Diğer yandan Van der Bellen, İçişleri Bakanı Kickl ile bir diyalog zemini bulunduğunun altını çizdi ve bunu, „We agree to disagree“ (Hemfikir olmadığımız konusunda hemfikiriz“) şeklinde özetledi.

"Hükümet ile aramdaki anlaşmazlık“
Birleşmiş Milletler Göç Anlaşması’ndan çekilmesi konusunda da eleştirilerini yineleyen Cumhurbaşkanı, “Bu konuda hükümet ile aramda anlaşmazlık var” dedi. Olaya daha üst çerçeveden bakmak gerektiğini kaydeden Van der Bellen, Avusturya’nın küçük bir ülke olmakla birlikte güvenilir bir diyalog ortağı olarak üne sahip olduğunu ve bunun ne pahasına olursa olsun korunması ve geliştirilmesi gerektiğini söyledi.

Çalışma saatleri yasasında özensizlik
İş saatlerinin esnetilmesi konusunda hükümetten bilhassa “gönüllülük” konusunda daha çok özen beklediğini kaydeden Cumhurbaşkanı, Österreich gazetesine verdiği demeçte “Aceleci davranıp diyaloğa zaman ayırmazsanız işte böyle oluyor. Bu daha sonra kafanıza düşüyor. Eğer konu hakkında daha çok konuşulsaydı, mağdurların şikayetleri ile de karşılaşılmayacaktı” dedi. 

Almanca zorunluluğuna açıkça karşı 
Van der Bellen, okullarda sadece Almanca konuşulmasının zorunlu kılınmasına yönelik planlara da kesin surette karşı olduğunu açıkladı. Bunun zaten uygulanamayacağını öne süren Cumhurbaşkanı, “Ne yapalım yani? Her öğrencinin arkasında bir öğretmen bekleyip bunu kontrol mü etsin? Elbette kendi menfaatleri için her öğrencinin iyi derece Almanca bilmesi lazım. Ancak diğer yandan insanların anadillerini korumaya hakları var. Eğer iki öğrenci aynı dili konuşuyorsa da bunu yapabilmeliler” dedi. 

Cumhurbaşkanı, planın yürürlüğe konulması durumunda bunu dikkatli bir şekilde anayasaya aykırılık bakımından incelettireceğini vurguladı. Bu bağlamda Van der Bellen’in bir de yasa değişikliği önerisi var: “Avusturya’da bir yasa çıkmadan önce Anayasa Mahkemesi’nin görüşünün alınabilmesine ön ayak olmak isterim. Ancak mevcut uygulamada Anayasa Mahkemesi ancak yasa çıktıktan sonra devreye girebiliyor. Cumhurbaşkanı bir yasayı imzalamadan önce, anayasaya aykırı olduğuna dair bilgilendirilse kendisine çok yardımcı olunmuş olurdu.

Holokost Anıtı için övgü
Buna karşın Cumhurbaşkanı bakanlar kurulunun Holokost mağdurları anısına bir anıt duvar yapılması ve Nazi zulmünden kaçmak zorunda kalanların çocuklarına çifte vatandaşlık verilmesi kararını övdü. Van der Bellen bu uygulamaları saygıyla selamladığını ifade etti.

Yorumlar (0)