banner553

banner552

Avusturyalı yazardan tarihe geçecek yazı: "Müslümanlarla yaşamak"

Avusturya'nın tanınmış yazarlarından Barbara Coudenhove-Kalergi, Der Standard gazetesinde kaleme aldığı makalesinde, ses getirecek ifadelerde bulundu.

AVUSTURYA 09.08.2020, 11:19 09.08.2020, 12:30 Kaddafi Kaya
Avusturyalı yazardan tarihe geçecek yazı: "Müslümanlarla yaşamak"
© Screenshot/Youtube/Büchereiverband Österreichs

VİYANA (HJ) - Avusturya'da mevcut hükümetin “Siyasal İslam Gözlem Dairesi” başlığı adı altında yapmak istediği uygulamaları eleştiren Barbara Coudenhove-Kalergi, "Müslümanlar Avusturya'ya ait ve onlar bizim insanımız" ifadelerini kullandı.

Yazının Türkçesi:

Müslümanlarla yaşamak

Avusturya’da neredeyse bir milyon Müslüman yaşıyor. Onlar buraya ait, onlar bizim insanımız.

Birkaç yıl önce Federal Almanya Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Christian Wulff “İslam Almanya’nın parçasıdır” diyerek kiminin desteğini, kiminin de eleştirisini aldı. İslam Avusturya’nın parçası mı? Neredeyse bir milyon Müslüman burada yaşıyor. Onlar buraya ait, onlar bizim insanımız. İnançlarının da buranın bir parçası olup olmadığını şimdi Susanne Raab’in icat ettiği “Siyasal İslam Gözlem Dairesi” inceleyecek. Bu, entegrasyondan ziyade polisi çağrıştırıyor.

Bu Entegrasyon Bakanı şimdiye kadar olumlu entegrasyon önlemlerinden ziyade çok dillilik ve paralel toplumlar “sorunu” hakkında sarf ettiği talihsiz cümlelerle öne çıktı.

“Siyasal İslam” çok tartışılan bir terim. Bu terimle, demokrasi ve hukuk devleti ile bir arada düşünülemeyecek aşırı muhafazakar bir ideoloji kastediliyor. Nihayetinde bu durum diğer dinlerde de mevcut. Katolik kilisesindeki kökten dinci bir kesim boşanma ve kürtajda cezasızlık gibi yürürlükteki Avusturya yasalarını kesin surette reddediyor. Aşırı Ortodoks Yahudiler, kendini azınlık toplumundan izole eden paralel bir toplumda yaşıyor. Demokratik bir devlet bunlarla yaşamak zorunda.

Ancak dini hükümler ceza yasası ile çeliştiği vakit ne olacak? Reşit olmayan kızların zorla evlendirilmesi ve isyankar zevcenin “tedib edilmesi” buna birer örnek. Suç teşkil eden fiiller için Avusturya’da polis ve mahkemeler yetkili. Gerçekten devleti tehdit eden durumlardaysa Devlet Koruma Teşkilatı yetkili. İdeolojik ve dini tartışmalar devlet tarafından değil, dini cemaatlerin kendileri tarafından yürütülmelidir. İslami inanç cemaatinin, kendisini düşman olarak algılayan gözlem dairesi ile iş birliğine girmekten memnuniyet duymayacak olması çok doğal. Ancak o zaman, Müslümanların demokratik bir devlet olan Avusturya’daki yaşamı konusundaki tartışmayı kendi bünyesinde yapması gerekiyor.

Saygı içinde birlikte yaşam

Fransa’nın tersine Avusturya’nın katı laik bir geleneği yok, bilakis burada hep taht ile sunağın iş birliği söz konusuydu. Bunun geçmişte karanlık bir yüzü de vardı. Ancak bu geleneğin günümüze nasıl olumlu şekilde yansıtılabileceğinin iyi bir örneğini yakın geçmişte SPÖ’lü şansölye Bruno Kreisky ve Katolik kardinal Franz König ortaya koydu. Tarihsel süreçte sosyal demokrasi ile kilise arasında da ağır çelişkiler ve çatışmalar mevcuttu. Buna rağmen şansölye ve kardinal, eşitliğe dayalı karşılıklı saygıya dayanan bir birlikte yaşam tesis edebildi.

Böyle bir şey devlet ve Avusturyalı Müslümanların temsilcileri arasında da mümkün olamaz mı? Şimdiye kadar resmi kanallardan hep Müslümanların tehlikeli olduğu aktarıldı. Onlar ve sadece onlar, tabiri caizse kafalarına dayanmış bir tabancayla Anayasa’ya bağlılıklarını ikrar etmeye zorlanıyor. İktidardaki ÖVP’nin eski koalisyon ortağı FPÖ’nün genel başkanı Norbert Hofer, İslam’ın (Kur’an) Koronavirüs’ten dahi daha tehlikeli olduğunu söyledi.

Müslüman göçmenlerin üstün başarılarının övülmesi gibi cesaret verici sinyalleri görmüyor, duymuyoruz. Düzinelerce Suriyeli hekim son yıllarda, çok zor olan diplomalarının denkliğini tanıtma işlemini başarıyla tamamlayarak hastanelerde çalışmaya başladı. Bir Arap öğrenci ülke çapında bir bilişim ödülü aldı. Müslüman gençlik, antisemitizme karşı bir eylemde protesto nöbeti tuttu. Bir gün “İslam da Avusturya’nın bir parçası” diyebilmemiz için bunların da sayılması gerekiyor.

(Barbara Coudenhove-Kalergi, 5.8.2020)

Yazının Orjinali: https://www.derstandard.at/story/2000119189659/mit-muslimen-leben?ref=article&fbclid=IwAR24LayfAc2LSfkCnbIQwVAoU6IvAv-9YxUWfz3YMjWRYdsJiVzzVSWDUVY

banner551
Yorumlar (1)
Hamid 2 ay önce
Böyle insanları duyurun..