‘Avusturya Polisi Çatışma Çıkması İçin Çabaladı’

UETD’nin 10. Yıl kutlamaları sebebiyle Viyana’ya gelen T.C. Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Albert Schultz Salonu'nda konuşma yaptığı saatlerde protesto yürüyüşü yapıldı.

AVUSTURYA 20.06.2014, 21:01 20.06.2014, 21:01 Kaddafi Kaya
‘Avusturya Polisi Çatışma Çıkması İçin Çabaladı’

Avusturya Kürt Dernekleri Federasyonu ile Avusturya Ermeni Komitesi ve Alevi Birlikleri Federasyonu'nun düzenlediği protesto yürüyüşünün başlangıç noktası Praterstern meydanıydı.

Meydanda yapılan açıklamaların ardından, saat 15:00’de protesto yürüyüşü başladı. Türkçe, Kürtçe ve Almanca sloganlar eşliğinde devam eden yürüyüş güzergahında, güvenlik güçlerinin yeterli derece önlem almaması tepkilere neden oldu.


‘Polis Müdahale Etti’

Yürüyüş sırasına gruptakiler, dağıttıkları bildiriyi kabul etmeyen bir Türk'e ait iş yerine taşlarla saldırdılar. Lokantanın camlarını kırılan gruba polis biber gazıyla müdahale etti ve iş yerine girmelerini engelledi. Olayların başlangıcında polis sayısının az olması dikkatlerden kaçmadı.

‘Irkçılar Protesto Etmek İstedi’

Polis müdahalesinden sonra yürüyüşe devam eden protesto grubu, Donauzentrum Meydanı'na doğru ilerlemeye devam etti. 7-8 kişiden oluşan ırkçı grup, eylemcileri protesto etmek istedi. Polis ırkçı grubu uzakta tutarak, protesto yapmalarına izin vermedi.

‘Yürüyüş, tehlikeli noktada bitti’

Praterstern Meydanı’ndan başlayan eylem yürüyüşü, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği'nin (UETD) etkinliğinin yapıldığı Albert Schultz Salonu'nda 200 metre kala durduruldu. Burada açıklama yapan protesto grubu, sloganlar atmaya devam etti.

Burada sloganlar atan grubun karşı tarafında ise Başbakan Erdoğan'ın katıldığı UETD'nin etkinliğinden çıkanlar toplanmaya başlandı.
Ellerinde Türk bayrakları taşıyan kalabalık ise "Şehitler ölmez vatan bölünmez ", "Recep Tayyip Erdoğan" şeklinde slogan attı.

‘Polisten panik yaratan hareket’

İki grubun karşılıklı sloganlar attığı ve herhangi bir olayın olmadığı anda polisin güvenlik şeridi içinde patlattığı ses bombası, paniğe neden oldu. Patlamadan sonra protesto grubunda bir kişi rahatsızlanarak, güvenlik şeridi içine alındı.

‘Polis Türk Bayrağını yere attı, ortalık karıştı''

Kaldırımda bir cismin üzerinde duran Türk Bayrağı’nı alıp, yere atan polis büyük tepki çekti. İşte o anlar:

‘Polis tedbir almadı’

Protesto grubundakiler Franz Loidl Caddesi'nde UETD'nin etkinliğinden çıkan F. Ünal’ın kullandığı otomobile saldırdı. Aracın camını kıran kişiler, F. Ü. ve aracın içerisindekilere de hakaret etti. Polisin olay yerine gelmesinin ardından gruptakiler, bölgeden uzaklaştı.

- Taraflar, Donaustadt Caddesi'nde karşılaştı

Bu sırada Donaustadt Caddesi'nde UETD'nin etkinliğinden çıkanlarla eylemci grup arasında kavga çıktı. Avusturya polisi kavga edenlere biber gazıyla müdahale etti. Olaylarda bazı kişilerin gözaltına alındığı görüldü.

‘Gazeteci, Başına İsabet Eden Cisimle Yere Yığıldı’

UETD mitinginden dönen 14-15 yaşlarındaki bir gençle, eylemci grup arasında yaşanan sözlü atışma sonrası, 14-15 yaşlarındaki genç, eylemci grubun üstene yürümek istedi. Polis gence engel olmaya çalıştığı sırada, bir gazeteci, eylemci grup tarafından atılan ve başına isabet eden cisimle yere yığıldı. Polisin ve diğer gazetecilerin yardımına koştuğu gazeteci kısa süre sonra, yerden kalktı. İşte o anlar:

‘İki Tarafta Polisin Bilinçli Şekilde Çatışma Ortamı Yaratmaya Çalıştığını Söyledi’

Protesto grubunda yer alan M.R, ''polis bilinçli bir şekilde çatışma ortamı yaratmak için güvenlik zaafiyeti meydana getiriyor'' şeklinde konuştu.

UETD etkinliğinden dönen S.G. ise polisin arkadaşlarına biber gazı sıktığını ifade ederek, "Türk bayrağını elimden alıp yere fırlattılar. Polis, bizi metroya bindirmeyerek PKK yandaşlarıyla karşı karşıya getirdi. Elimizde Türk bayrağı olduğu için bize saldırdılar, polis de bizi korumadı" şeklinde konuştu.

Kaynak: haberjournal.at
Yorumlar (3)
meltem 7 yıl önce
sizleri tebrik ediyrm. avusturyada teksiniz
hakan 7 yıl önce
her haberin ya videosu ya resmi var,, allah razi olsun
YeniAy 7 yıl önce
sanırım "nette" kesilmişti? yapılan her şey bizde olunca adı "diktatörlük-faşistlik"; onlarda yapılınca "güvenlik-düzen sağlama" oluyor.