Avusturya Parlamentosuna: 'Gerçekleri Duyun, Sadece Ermenileri Değil'

Avusturya Türk Dernekleri Platformu üyeleri, Avusturya Parlamentosunun 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının tanınmasına ilişkin ortak bildiri yayımlamaya hazırlanmasına tepki gösterdi.

AVUSTURYA 21.04.2015, 16:03 21.04.2015, 17:07 Kaddafi Kaya
Avusturya Parlamentosuna: 'Gerçekleri Duyun, Sadece Ermenileri Değil'
 Avusturya Türk Dernekleri Platformu üyeleri, Avusturya Parlamentosunun 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarının tanınmasına ilişkin ortak bildiri yayımlamaya hazırlanmasına tepki gösterdi.
Parlamento önünde toplanan platform üyesi grup, Türkiye ve Azerbaycan bayrakları açtı. Gruptakiler üzerinde "Gerçekleri duyun, sadece Ermenileri değil", "Siyaset tarihi yeniden yazamaz, tarihi tarihçilere bırakın", "Soykırım yalanına son-Yalanı inkar ediyoruz, tarihi değil", "Ermenilerin katlettiği 34 diplomatımızı unutmadık" ve "Türk-Avusturya dostluğuna evet, Türk düşmanlığına hayır" yazan pankartlar açtı.

Platform adına hazırlanan basın metnini okuyan Avusturya Türk Dernekleri Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yavuz Kuşçu, Avusturya hükümetinin Ermeni iddialarıyla ilgili bildiri yayınlamasını engellemeyi hedeflediklerini söyledi. Ortak basın metnini parlamento başkanı Doris Bures, Cumhurbaşkanı Heniz Fischer ve Başbakan Werner Faymann'a gönderdiklerini belirten Kuşçu, "Bu konu tarihçiler tarafından incelenmeli ve karara bağlanmalıdır. Aynı zamanda politika bu konuya hiçbir şekilde etkin olmamalıdır" dedi.

1. Dünya Savaşı'nda Avusturya ile Osmanlı Devleti'nin müttefik olduğunu hatırlatan Kuşçu, "Bu savaş sırasında birinci sınıf vatandaşlarımız olan Ermeniler, Rusların kandırmasına gelerek isyan başlattılar. Birçok isyandan sonra Osmanlı hükümeti isyancıların yerlerinin değiştirilmesine karar vermiştir. Bu yer değiştirme işlemi sırasında maalesef hem Ermeni hem de Türk vatandaşlarımızdan kayıplar oldu. Ancak Ermeni kökenli vatandaşlarımıza bir soykırım yapılması söz konusu olmamıştır" diye konuştu.

Açıklamanın ardından gruptakiler parlamento önünden ayrılırken, eylemlerin 22-23 Nisan'da da Stefanplatz Meydanı'nda sürdürüleceği bildirildi.

Avusturya Sosyal Demokrat Partisi (SPÖ) Grup Başkanı Andreas Schieder ve Avusturya Halk Partisi (ÖVP) Grup Başkanı Reinhold Lopatka yaptıkları yazılı açıklamada, 24 Nisan'a kadar 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının 100. yılı nedeniyle parlamentoda temsil edilen 6 parti grup başkanlarının ortak bildiri yayımlayacaklarını duyurmuştu.

1915'te ne oldu?

Osmanlı Devleti'nin 1914'te başlayan 1. Dünya Savaşı'na Rusya ile farklı saflarda katılmasını fırsat bilen Ermeni milliyetçileri, bağımsız Ermenistan devletini kurmak gayesiyle Rus güçleriyle işbirliği yaptılar.

Rus ordusu, Doğu Anadolu'yu işgal ettiğinde gönüllü Osmanlı ve Rus Ermenilerinden büyük destek gördü. Osmanlı ordusunda görev yapan bazı Ermeniler de Rus ordusuna katıldı. Ermenilerin oluşturduğu birlikler ordunun lojistik kanallarını tahrip ederek Osmanlı ordularının ilerlemesini yavaşlatırken, Ermeni çeteleri de işgal ettikleri yerlerde sivillere yönelik katliam ve zulümlere girişti.

Osmanlı Hükümeti, bu gelişmelerin önüne geçmek için Ermeni temsilcileri ve kanaat önderlerini ikna etmeye çalıştı. Ancak başarılı olamadı. Ermeni komitalarının saldırıların artması üzerine hükümet, 24 Nisan 1915'te Ermeni devrimci komitelerin kapatılması ve bazı Ermeni ileri gelenlerin tutuklanmalarına ve sürgün edilmelerine karar verdi. Daha sonra, her yıl "Ermeni soykırımını" anmak amacıyla düzenlenen etkinlikler için bu tarih seçilecekti.

Tedbirlere rağmen saldırıların sürmesi nedeniyle 27 Mayıs 1915'te Ermeni nüfusunun savaş bölgesinde olanları ve Rus işgal ordusuyla işbirliği yapanlarının göç ettirilmesi kararı alındı.

Osmanlı Hükümeti, göç edenlerin insani ihtiyaçları için planlamalar yaptıysa da savaş koşulları, iç çatışmalar, intikam peşindeki yerel gruplar, eşkıyalık, açlık ve salgın hastalıklar nedeniyle göçler sırasında çok sayıda Ermeni hayatını kaybetti.

Tarihi belgeler, hükümetin, söz konusu trajik olayların yaşanmasını amaçlamadığı gibi göç eden Ermenilere karşı işlenen suçları cezalandırıldığını açıkça ortaya koymakta. Nitekim, henüz savaş son bulmamışken yaşanan insani trajedi sırasında olaylara karışarak suçlu bulunanlar yargılanarak idam edildi.

Adil hafıza ve empati ihtiyacı

Ermenistan ve Ermeni diasporasının genel beklentisi, Türkiye'nin 1915 tehciri sırasında yaşananları soykırım olarak tanıması ve tazminat ödemesi.

"Soykırım" kavramı, 1948 Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nde ulusal, ırksal, etnik veya dinsel bir grubu kısmen veya tamamen yok etme eylemi olarak tanımlanıyor.

Söz konusu olayların soykırım olarak tanımlanamayacağına dikkati çeken Türkiye, 1915 olaylarını her iki taraf açısından da bir "trajedi" olarak niteliyor. Türkiye, konunun siyasi çatışmalardan uzak, tarihe tek taraflı bakmadan, tarafların birbirlerinin neler yaşadığını anlama ve birbirlerinin hafızalarına saygı duyma şeklinde özetlenen "adil bir hafıza" perspektifinden çözülmesi gerektiğini vurguluyor.

Türkiye, tarafların arşivlerinin yanı sıra üçüncü ülkelerdeki arşivlerde de 1915 olayları konusunda araştırma yapılmasını, Türk ve Ermeni tarihçilerle diğer uluslararası uzmanlardan oluşan bir ortak tarih komisyonu kurulmasını teklif ediyor.

Erivan ilişkileri normalleştirme fırsatını değerlendiremedi

İki ülke ilişkilerin normalleştirilmesi için en önemli gelişme Ekim 2009'da yaşandı. Taraftlar, İsviçre'nin Zürih kentinde diplomatik ilişkilerin yeniden tesisi ve ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik iki ayrı protokol imzaladı.

Protokollerde karşılıklı güven tesisi ve mevcut sorunların çözülebilmesi için tarihsel kaynak ve arşivlerin tarafsız, bilimsel incelenmesi konusuna yer verilirken, sınırların da karşılıklı olarak tanınması ve ortak sınırların açılması öngörülüyordu.

Türk hükümeti protokolü onaylanmak üzere doğrudan TBMM'ye gönderdi. Ermenistan hükümeti ise metinleri Anayasa Mahkemesi'nin incelemesine sundu. Mahkeme, protokollerin Anayasa'nın lafzına ve ruhuna uymadığına hükmetti.

Ermenistan Hükümeti protokollerin onay sürecini dondurduğunu Ocak 2010'da açıkladı. Bundan 5 yıl sonra da, Ermeni hükümeti tarafından geçen Şubat ayında geri çekildi.
Kaynak: Anadolu Ajansı
Yorumlar (0)