Aktaş: ''Viyana'ya hizmet etmek istiyoruz''

Viyana halkı, 11 Ekim’de yapılacak olan Eyalet Seçimlerine kilitlenmiş vaziyette. Aşırı Sağcı parti FPÖ’nün Avusturya’nın bir çok eyaletinde oylarını büyük oranda arttırması, Türklerin ağırlıklı olduğu Gemeinsam für Wien listesinin Viyana seçimlerinde yarışacak olması, 11 Ekim seçimlerini kritik bir noktaya taşıdı.

AVUSTURYA 27.09.2015, 20:46 27.09.2015, 21:51 Kaddafi Kaya
Aktaş: ''Viyana'ya hizmet etmek istiyoruz''
 FPÖ’nün önlenemez yükselişi, Gemeinsam für Wien listesinin seçime katılması, SPÖ’nün diğer eyalet seçimlerinde yaşadığı düşüş, Avusturya genelinde olduğu gibi, Viyana siyasetinde de dengeleri değiştireceğe benziyor.

Son dönemde GfW listesi adaylarından dikkat çeken ismi Ramazan Aktaş, sorularımızı yanıtladı.

Ramazan bey sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Ailem Burdur Gölhisar'dan Viyana göç etmiş, bende 1986 yılı Viyana doğumluyum. İlk orta ve lise eğitimimi doğduğum bölge olan 22. bölgede tamamladıktan sonra Viyana Üniversitesi Gazetecilik bölümünde eğitimime devam ettim. Gerek kültürel gerekse mesleğim gereği eğitimime bir müddet ara verdim ve 3 sene önce tekrar başladığım eğitim hayatında şu sıralar Ekonomi bölümünde tezimi yazıyorum ve yakın zamanda lisans mezunu olacağım. Sonra kısmetse yüksek lisans yapmayı düşünüyorum.

Eğitim hayatımın yanı sıra küçük yaşlardan beri bir çok kültürel etkinliklerde bulundum. Dernekler altında Zeybek eğitmenliği yaptım ve yüzlerce öğrenci yetiştirdim. Uluslararası yarışmalarda kültürümüzü tanıtıp, madalyalar kazandım.

İş hayatında ise uzun süredir medya sektöründeyim. Kendi yapımcılığını yaptığım programlar hazırladım ve hali hazırda yapımcı olarak sektörün içindeyiz ama seçim çalışmaları nedeniyle bu sıralar iş hayatına ara vermek zorunda kaldım.

Neden siyaset ve neden Gfw?

Çünkü yapmış olduğum işler nedeniyle halkın içindeyim ve halkımızın nabzını iyi ölçebiliyoruz. Son yıllarda halkımızda siyasete bir küskünlük ve bıkkınlık var. Bunda en büyük etken mecliste yer alan Türkiye kökenli siyasetçilerin bizi ve değerlerimizi temsil etmediğini düşünüyorlar ve bizden birilerininde hiç bir zaman seçilecek sıradan aday gösterilmeyip tercihli oy kandırmacısıyla avutulduklarını söylüyorlar, ki bu konuda haksız değiller. Bizde buna bir dur demek ve içinizden çıkan birisi olarak , Burdurlu Sami'nin oğlu Ramazan olarak onları en iyi şekilde temsil etmek için aday oldum.

Neden GfW sorusuna gelince de cevabı yukarıdaki cümlelerimde saklı aslında. Maalesef siyasi partiler adaylarını belirlerken halkta karşılığı olup, olmadığına bakmıyor. Bizim işimize ne kadar yarar mantalitesiyle yaklaşıyorlar ve yıllardır aynı yüzleri temcit pilavı gibi önümüze ısıtıp ısıtıp koyuyorlar.

Bizlerde bu konjektörde siyasi partilerde siyaset yapmamızın zor olduğuna kanaat getirdik ve kendimizi kullandırmamak adına kendi listemizle seçime girme kararı aldık. Böylece kendimizi daha iyi ifade edebileceğiz, kendi hassas çizgilerimizi çizebileceğiz ve başarı yada başarısızlıktan kendimiz sorumlu olacağız. Bu şekilde mensubu olduğumuz siyasi partilere değil sadece ve sadece halkımıza hesap verme zorunluluğumuz olacak.

Ben 22. Bölgede( Donaustadt) doğdum ve büyüdüm. O yüzden bu bölgenin sorunlarına vakıfım ve yaşadığım yere hizmet etmek istiyorum. Bu nedenle Viyana'nın en büyük bölgesi olan Donaustadt'dan aday oldum.

22. Bölge adayları

GfW diğer partilerden daha farklı olarak neler vaad ediyor?

En başta kendi kendimizi yönetmeyi vaat ediyoruz. Birilerinin bizlere sunduğu ve onlara oy verelim diye dayattığı adayları değil halkımızın kendisinin belirlediği ve halkta karşılığı olan adayları seçebileceklerini vaat ediyoruz.

Toplumun kronik sorunları olan ev, iş, emeklilik, maaş, ayrımcılık gibi sorunlara çözüm önerileri sunuyor, aynı şekilde yerel bazda o bölgenin sorunlarına yönelik alternatif çözüm önerileri var.

Bu şehirde beraber yaşamanın zor olmadığını ve bunu başarabileceğimizi vaat ediyor, farklılıklarımızın ayrışma değil zenginlik olduğunu bunuda ortaya çıkarabilecek çalışmalar yapmayı vaat ediyor.

Ve son olarak biz bu toplumun ezilen, hor görülen, ötekileştirilen kesimlerinin sesi olmaya ve onların sadece yönetilen değil yöneten de olmasını istiyoruz.

Özellikle SPÖ çevresinden size yönelik eleştiriler var. Bu konuda neler düşünüyorsunuz?

Avusturya demokratik bir ülke ve bizlerde demokrasinin gereğini yerine getiriyoruz. Diğer partilerin ne dediğinden veya ne yaptığından çok biz neler yapabiliriz yada daha iyisi nasıl oluruz? diye kafa yoruyoruz.

Ancak yıllardır bu şehri yönetenlerin gözardı ettiği bir toplum bir anda kıymete bindi ve FPÖ üzerinden bir korku oluşturmaya bir nevi mahalle baskısı yapmaya çalışıyorlar.

Bu eleştirileri yapanlar yıllardır Türk toplumunu oy deposu olarak görüyor, bizlerin değerlerine ters adayları ‘’buyrun sizden birilerini aday gösterdik’’ diyerek bizleri avutuyorlar ve tercihli oy kandırmacısıyla oyları toplayıp o adayları bir sonraki seçimlerde görmezden geliyorlar.

Viyana ve Avusturya'nın yeterince sorunu yokmuş gibi başta sözde Ermeni soykırımının tanınması, Pkk'nın terör örgütü listesinen çıkarılması gibi konularda da söylem ve eylemleri ortadayken biz bu partilerin samimiyetine nasıl inanabiliriz.

FPÖ'nün genelde yükselen bir trendi var. SPÖ ve ÖVP gibi partilerin kendilerini sorgulayıp, ‘’biz nerede hata yaptık’’ demeleri gerekirken, hep bir günah keçisi aramaları, bence tozları halının altına süpürmek gibi zaman kazanma adına yapılmaktadır.

Yukarı Avusturya'da yapılan seçimlerde ÖVP ve SPÖ resmen hezimete uğradı. FPÖ büyük bir artış sağladı. Orada da mı suçlu Gfw'ydi? Oradaki seçimlere katılmayan GfW, yoksa orada mı bir bölendi?

Kaldı ki daha yakın zamanda Burgenland eyaletinde SPÖ ve FPÖ koalisyon kurmadılar mı? Neden Viyana seçimlerinde bir korku pompalanmaya çalışılıyor ki? Viyana koalisyon kurmayacaklarını kim garanti edebilir!

GfW'nin Türk partisi olduğu söyleniyor bu konuda düşünceleriniz nelerdir?

Listelerimize bakarsak aday portföyümüz oldukça geniş. Adaylarımız arasında her milletten insan var. Zaten adaylarda aranan kriterlerin başında milliyet değil ne kadar kalifiye olduğu öne çıktı.

Ama şu nokta var adaylarımızın değerlerimize, kültürümüze ve hassasiyetlerimize ters olmama kriteri arandı. Ayrıca toplumun içinden kişiler aday gösterilerek geniş kitleleri kucaklayan bir liste oluşturuldu.

Bizler Viyana'da yaşıyoruz ve bu şehir için çok güzel projelerimiz ve hayallerimiz var. İşte biz ayrımcılığa tepki olarak bu yola çıktık tabiki bu birilerini rahatsız ettiği için hemen bizleri kategorize ederek, hedef göstermeye çalıştılar.

Adaylarımız arasında her yaştan, meslekten kişiler var. Bizler salt bu seçim bazlı düşünmüyor geleceğe de yatırım yapmak istiyoruz.

Son olarak seçimlerden beklentiniz nedir, seçim sonrası için neler düşünüyorsunuz?

Biz uzun soluklu bir yola çıktık. O açıdan seçimlerden hangi sonuç çıkarsa çıksın, bizler moralimizi bozmadan yolumuza devam edeceğiz. Biz 3500 destek imzasıyla seçime katılma hakkı elde ederek zaten bir başarı sahibi olduk ve 11 Ekim tarihinde de bunun devamını getirmek istiyoruz.

Bu kolay görünmüyor çünkü rakiplerimize göre çok geriden başlıyoruz. Gerek bütçe gerekse altyapı olarak çok gerideyiz ama bizler azmimiz, çalışkanlığımız ve inatçılığımızla pes etmeden sonuna kadar mücadele edeceğiz.

Gerek Viyana eyalet meclisine gerekse yerel belediyelere arkadaşlarımızın girmesi ve onların bizleri en iyi şekilde temsil etmesini sağlayacağız..

Biz GfW olarak halkımıza projelerimizi, çözüm önerilerimizi ve samimiyetimiz sunuyoruz. Onların takdiri ne olursa olsun başımızın üstünde yerleri var.

Yorumlar (0)