28.08.2015, 20:06

Avrupa’ya Sığınamayan ‘Sığınmacılar’ın Büyük Dramı

 “İnsanlar arasında iyilikten başka hiçbir üstünlük kabul etmem. Karakterin olmadığı yerde, ne büyük sanatçı, ne de büyük mücadele adamı vardır. Orada var olan, zamanın yok ettiği, içleri boş yaratıklardır. Bütün mesele, büyük görünmek değil, gerçekten büyük olmaktır.” diyordu, Ludwig van Beethoven…

Son yıllarda Orta Doğu’daki iç savaş ve yaşamak için ölümü göze alan ‘Sığınmacılar’… Bu acı tablonun karşısında iki büyük resim: Türkiye ve Avrupa…

Evet, bütün ‘Büyük Görünme Çabalarına’ rağmen, Türkiye’nin gölgesinde kalan o büyük Avrupa. Bugünlerde acının ve gözyaşının mesken tuttuğu Avrupa.

Bu yazıyı, siyasi olarak bir tarafa çekmek isteyenler olacaktır. Lakin ‘Yiğidi öldür, hakkını yeme’ sözüne sadık kalmak gerekiyor.

Dün Burgenland’da bir kamyonette nefes alamadıkları için hayatını kaybeden 4’ü çocuk, 8’i kadın, 59’u erkek, toplam 71, bugün Akdeniz’de iki botun batması sonucu hayatını kaybeden 200’ün üzerinde yaşamak umuduyla ‘Ölümü’ göze alan ve akabinde bu acı son ile karşılaşan insanlara Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum.

Kamyonette balık istifi 71 cansız beden ve Akdeniz kıyısına vurmuş cansız çocuk bedenleri gözlerimin önünden gitmiyor.

Bu insanlık dramları, büyük görünmek için çaba sarfeden Avrupa’nın göbeğinde meydana geldi.

Her fırsatta insan hakları konusunda Türkiye’ye gazel okuyan, Avrupa ve ülkelerinin sığınmacılar karşısında düştüğü acizliğini hiç birşey ama hiçbir şey örtbas etmez, edemez, etmeyecektir de…

‘İnsan Hakları’ isminde bir mahkeme kurmakla, ‘İnsan Hakları’ isminde bir kitap yazmakla ‘İnsan Hakları’ savunuculuğunun yapılamadığını artık Avrupa’nın anlaması gerekiyor.

‘Sığınmacılar Türkiye’de çoğalıyor, Avrupa’da yok oluyor’

Sayısal olarak durumu ele aldığımızda, komik bir o kadar acı bir tablo ortaya çıkıyor. Türkiye'deki barınma merkezlerinde bugüne kadar 13 bine yakın Suriyeli çocuk dünyaya geldi.

Fransa’da aldığı 10 bine yakın mülteciyle övünerek: ‘Üzerimize düşeni yaptık’ demekle yetiniyor'. (Büyük görünmek mesele değil, asıl mesele büyük olabilmekte)

*****

Türkiye’de toplamda yaklaşık 2 milyon sığınmacı bulunuyor. Kurulan çadır kentler, prefabrik okul, hastane ve sağlık merkezleri, vatanlarından kopan insanları bir nebzede olsa hayata bağlıyor.


Nizip'teki Çadır Kent (Trt Haber)

İnsanlık abidesi mi? Yoksa ‘Vicdansızlık abidesi mi? Ona siz karar verin ama Avrupa, sığınmacıların yaşama umutlarıyla birlikte kendilerine de mezar oluyor. Avrupa çözümden yana değil, bilakis devletler birbirlerine top atıyor ve maalesef bu esnada masum insanlar nefessiz, güneşsiz, havasız ve susuz bir biçimde kamyonet kasasında can veriyor. Büyüksün AVRUPA…

Makedonya'da girişlerine izin verilmeyen sığınmacılar
‘İnsan. köküyle yaşar’

Ağaç köküyle yaşar, insan da öyle... der Cemil Meriç, bir haklılık duygusuyla.

Bugün Avrupa devletlerinin sığınmacı konusunda Türkiye’ye karşı tutumu, sığınmacı meselesine yaklaşımına yabancı mıyız? DEĞİLİZ.

Yakın tarihte Osmanlı döneminde bugünü özetleyecek çok vaka vardır. Türkiye bugün kendisine sığınan mültecilere ve mülteci kelimesine yabancı değil.

Thölköly Imre’den Ferenç Rakoczi’ye, Seweryn Bilinski’den General Jozef Zachariasy Bem’e ve daha nice Avrupa’dan kaçıp Osmanlı’ya sığınan bireysel sığınmacılar. Museviler’den Yunanlılar’a, Fransızlar’dan Suriyelilere… yazmakla bitiremeyeceğimiz daha bir çok örnek. 

PEKİ AVRUPA?

Tarihi detaylı incelediğimizde Osmanlı’ya sığınan sığınmacıların %60-70 oranın Avrupa’dan olması dikkatlerden kaçmıyor. Tablo çok net: Zulmeden Avrupa, kucak açan Osmanlı… Bugün de değişen birşey yok. Ülke isminden başka.

Bu nedenle, sende haklısın Avrupa. Ağaç köküyle yaşar, insan da öyle…

Dip not olarak: Macar lider Kossuth’un Rus ve Avusturya ordularınca mücadeleleri bastırılınca Osmanlı Devleti’ne sığındığını, Rusya’nın ve Avusturya’nın mültecilerin geri verilmesine dair ağır baskılarına, hatta çıkabilecek bir savaşa rağmen Sultan Abdülmecid’in “Tacımı veririm, tahtımı veririm fakat devletime sığınanları asla vermem” dediğini hatırlatarak, Avrupa’yı selamlıyorum….

Yorumlar (1)
melike 5 yıl önce
her cümlesine katiliyorum...