Yasaklar İslamofobiyi artırdı

İslamofobi Gözlemevi Başkanı Zekri : "Fransa'da bir öğrenci şort giyip okula gidiyor da neden uzun etekle gidemesin? Bunun herhangi bir dinle nasıl bağlantısı olabilir?"

AVRUPA 01.05.2015, 09:57 01.05.2015, 11:11 Kaddafi Kaya
Yasaklar İslamofobiyi artırdı
 Başörtüsü yasakları konusunda uzun süredir katı bir tutum sergileyen Fransa'da 15 yaşındaki ilköğretim öğrencisi Sarah'nın "uzun etek" giydiği için okula alınmaması ülkedeki islamofobi derneklerinin tepkisine neden oldu.

AA muhabirine konuşan İslamofobi Gözlemevi Başkanı Abdallah Zekri, siyah uzun eteğin nasıl dini bir simge olarak algılandığını anlayamadığını söyledi.

"Dünyanın neresinde bir eteğin din sembolü olarak görüldüğünü merak ettiğini" dile getiren Zekri, konunun hoşgörüsüzlük ve ötekini kabullenememe durumu olduğunu ifade etti. Zekri, şöyle konuştu:

"Bir genç kız uzun siyah etek giydi diye okula alınmıyor ve gerekçe olarak eteğin dini simge olduğu söyleniyor. Böyle birşey mümkün olabilir mi? Fransa'da bir öğrenci şort giyip okula gidiyor da neden uzun etekle gidemesin? Bunun herhangi bir dinle nasıl bağlantısı olabilir? Burada mesele laiklik değil ötekine tahammül edememe. Artık Fransa'da önüne geçilmez bir İslam histerisi başladı. Eğitim Bakanı'ndan acil açıklama bekliyoruz."

Zekri, Müslüman genç kızların bu tarz anlamsız yasaklarla okullardan uzaklaştırılmaya çalışıldığına vurgu yaparak, Sarah'nın ailesinin kızlarını bir daha okula göndermek istemediğini söyledi. Kızların adeta cehalete mahkum edilmeye çalışıldığının altını çizen Zekri, "Okuldan uzaklaşan gençler yanlış tercihler yapabiliyor. Bunun sorumlusu da bu çarpık zihniyettir" dedi. 

Fransa İslamofobi ile Mücadele Derneği (CCIF) Hukuk Müşaviri Elsa Ray ise durumun artık kendileri için olağan bir hal aldığını söyledi. Ray, olayın sosyal medyada geniş yankı bulduğuna dikkati çekerek, Eğitim Bakanı Nejat-Vallud Belkacem'den bir açıklama beklediklerini dile getirdi. Ray, şöyle devam etti:

"2 yıl içinde buna benzer 100 kadar vakayla karşılaştık. Eğer Müslüman bir öğrenci uzun etek giyiyorsa sorun oluyor ama Müslüman olmayan öğrenciye böyle bir kısıtlama yok. Okul yönetiminin argümanı zaten baştan aşağı yanlış. Hatta öyle ki laiklik ilkesini kendileri ihlal ediyor ve bununla da kalmayarak bir bireyin temel hak ve özgürlüklerine tecavüz ediyorlar."

"Acaba Hollande, Michelle Obama'yı etek boyu yüzünden evine yollar mı?"

Paris'e 150 kilometre mesafede yer alan Reims kentinde, 15 yaşındaki ilköğretim öğrencisi Sarah, uzun siyah etek giydiği için okuldan evine yollanmış ve ardından ailesine bir mektup gönderilmişti. Mektupta, "kızınızın kıyafetlerine dikkat edin yoksa okula alınmayacak" ifadeleri yer alırken, Sarah'nın siyah etek giyerek üzerinde "dini bir sembol taşıdığı ve laiklik ilkesini ihlal ettiği" öne sürülmüştü.

Olayın üzerine sosyal paylaşım sitesi Twitter'da "JePorteMaJupeCommeJeVeux" (eteğimi istediğim şekilde giyerim) etiketi başlatıldı. 

Yaklaşık 50 bin kez paylaşılan ve toplamda 13 milyon kullanıcıya ulaşan etikette uzun etek giyen ünlü isimlerin fotoğrafları paylaşılarak "Fransa'da böyle okula gidemezsin" tweetleri atıldı. 

Fransa haricinde dünyadan da birçok kullanıcı, koleksiyonlarında uzun etek bulunan dünyaca ünlü giyim firmalarını etiketleyerek "Terör kıyafeti üretiyorsunuz" yorumları yaptı.

Bazı kullanıcılar, ABD Başkanı Barack Obama'nın eşi Michelle Obama'nın uzun etek giymiş fotoğrafını paylaşarak, "Acaba Hollande, Michelle Obama'yı etek boyu yüzünden evine yollar mı?" ifadelerini kullanırken, bazı kullanıcılar ise Disney karakterleri prenseslerin de uzun etek giydiğine dikkat çekti.

"1968'de düzen erkekler için uzun saça karşıydı bugün ise kızlar için uzun eteğe"

İktidardaki Sosyalist Parti milletvekili Alexis Bachelay da etikete destek veren isimler arasında yer aldı. Bachelay, etiketi kullanarak attığı tweetinde, Fransa'da okul kantinlerinde helal menü sunulmasının da benzer tartışmalara neden olduğunu hatırlatarak "Laiklikliğin ne etek boyuyla ne de kantinlerdeki helal gıdayla ilgisi var" yazdı. 

Fransa'da skandal yolsuzluk haberlerini çıkarmasıyla bilinen Mediapart haber sitesinin kurucusu gazeteci yazar Edwy Plenel ise yasağı eleştirerek "1968'de düzen erkekler için uzun saça karşıydı bugün ise kızlar için uzun eteğe karşı" ifadelerini kullandı. 

Hem öğrencilere hem velilere yasak

Fransız yargısı, 17 Mart 2004 tarihinde, ülkedeki Müslüman nüfusu derinden sarsacak bir karara imza attı. İlk ve orta dereceli okullarda başörtüsü başta olmak üzere dini sembollerin kullanımı yasaklandı.

Yasağın sadece Müslümanları hedef almadığını savunan dönemin Fransız hükümeti, uygulamanın dini sembol kullanan tüm dinleri kapsadığını ifade etti. Avrupa'nın en kalabalık Müslüman nüfusuna ev sahipliği yapan Fransa'da, bu uygulamanın islamofobiye zemin hazırladığı görüşü ön plana çıktı.

Sosyalistlerin iktidara gelmesiyle boyut değiştiren başörtüsü yasağı, öğrenci velilerini de kapsayacak şekilde yeniden düzenlendi. Eski Milli Eğitim Bakanı Luc Chantel imzasıyla Mart 2012'de çıkan yönetmelik, başörtülü annelerin okul gezilerinde çocuklarına eşlik etmesini yasakladı. Yönetmelik, Fransa'daki okullarda "dini sembollerin giyilemeyeceğine" ilişkin yasağın kapsamının genişlemesine yol açtı.

Yasağa gelen itirazların ardından Danıştay, başörtülü annelerin dini tarafsızlık kanununa okul dışında tabi olmayacağına hükmetti. Ancak Danıştay kararında okul gezilerinde çocuklarına eşlik eden başörtülü annelerden gerekli görüldüğünde üzerlerindeki dini sembolleri çıkarmalarının, yani başlarını açmalarının istenebileceği de belirtildi. Konuyu okul yönetiminin inisiyatifine bırakan tavsiye niteliğindeki karar, okul müdürlerine kadınların başlarını açmaları için karar alma olanağı tanıdı. 

Yasaklar islamofobiyi arttırdı

CCIF yetkilileri, 2004'teki başörtüsü yasağından sonra ülkede Müslümanlara yönelik saldırıların attığını bildiriyor.

Örgütün 2014 raporuna göre, 2014'te önceki yıla göre yüzde 10 artışla 764 İslam karşıtı saldırı yaşandı. Geçen yılki 764 saldırının 22'si bireylere fiziksel, 586'sı ayırımcılık, 25'i de dini mekanlara ve kurumlara saldırı olarak rapor edildi. 

İslamofobik saldırıların ilk sıradaki kurbanı yine kadınlar oldu. Geçen yıl saldırıya uğrayanların yüzde 81,5'i kadın, yüzde 18,5'i ise erkekti. CCIF, her yıl saldırıların bir önceki yıla oranla artış gösterdiğini ve durumun ülkedeki Müslümanlar için endişe verici olduğunu belirtiyor.

Raporda, Charlie Hebdo saldırıları sonrasında okullarda Müslüman öğrencilerin baskı altında olduğuna da dikkat çekilirken, terörü övmek suçlamasıyla 12 yaşından küçük iki çocuğun polis tarafından sorgulandığı, 6 yaşındaki bir Müslüman öğrencinin de öğretmeni tarafından bir piyeste, Charlie Hebdo saldırısını yapan Kouachi kardeşlerden birini canlandırması yönünde baskı gördüğü de paylaşıldı.
Kaynak: Anadolu Ajansı
banner551
Yorumlar (0)
banner547
Günün Anketi Tümü
Haber Sitemizden memnun musunuz?
Haber Sitemizden memnun musunuz?