Avusturya'da çocuklarınız okul ve kreşlerde nasıl besleniyor?

Son zamanlarda birçok Avrupa ülkesinde görülen çocukların okul ve kreşlerde yedikleri yemeklerle ilgili sorunlar aileleri tedirgin etmeye başladı. Avusturya'nın başkenti Viyana merkezli olan Şen Menü yöneticileri ile aileleri yakından ilgilendiren konular hakkında röportaj gerçekleştirdik.

AİLE - SAĞLIK 09.11.2015, 14:17 16.05.2017, 13:29 Kaddafi Kaya
Avusturya'da çocuklarınız okul ve kreşlerde nasıl besleniyor?
Henüz Şen Menü'yü bilmeyenler için şirketinizi kısaca tanıtmak ister misiniz? 

Ergün Kuzugüdenli: Memnuniyetle. Şen Menü, başta Avusturya olmak üzere Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan sağlık ve hijyen kriterlerine uygun bir şekilde hareket eden, çocuklarımızın kreş ve ana okullarda helal besin tüketmelerini sağlayan, hatta destekleyen bir hazır yemek servisi veren şirkettir. Yani; günlük hayattan pratik örnek vermek gerekirse; çocuğunuz kreşe veya ana okula gidiyor ve öğle yemeğini okulda yiyor. Okul doğal olarak ya “normal” dediğimiz, yani dini ve kültürel hassasiyetler gösterilmeden hazırlanan veya doğrudan “vejeteryan” menüler sunuyor. Normal menülerde Müslümanların dini açıdan tüketmeleri yasak olan domuz eti ve helal kesim olmayan tavuk ürünleri veriliyor, doğal olarak velilerimiz bu menülere temkinli yaklaşıyor, hatta çocuklarını yerel kreşlere göndermekten çekiniyor. Çocuklar vejeteryan yediğinde ise hem gelişimi için ihtiyaç duyduğu besinleri alamıyor hem de diğer sınıf arkadaşlarından farklı yemek yediğinden kendini dışlanmış hissediyor. Ekim başında düzenlenen birlikte.AVUSTURYA fuarında konuşan Avusturya İslam Cemaati başkanı Dr. Fuat Sanaç yaptığı konuşmasında da tam da buna ve bundan kaynaklanan sosyolojik sorunlara değinmişti.

Yeni İslam Yasası Avusturya'da çok tartışıldı. Birçok dernek ve kurum yeni yasaya karşı çıkarak tepkilerini ortaya koydular. Bu yasa sizi nasıl etkiledi?

Ergün Kuzugüdenli: Biz siyasi bir kurum değiliz, dolayısıyla yürürlüğe giren Yeni İslam Yasası'yla ilgili yorum yapmamız doğru olmaz. Bu konuyla ilgili zaten hem Müslüman, hem de Avusturyalı kurum ve yetkililer tarafından yeterince yorum yapıldı ve çeşitli tartışma platformlarında fikir alışverişinde bulunuldu. 

Yeni İslam Yasası'nda ise bizi ilgilendiren en önemli noktası 12. paragraf. Çünkü bu paragrafa göre; askeriyede veya kamu kurumlarında görevli, devlet hastanesinde yatan  veya halka açık kreş ve okullarda okuyan çocuklarımız (şayet yemek veriliyorsa) helal kesilmiş ürün tüketme haklarına sahipler. Bunca tartışmanın arasında ne yazıkki bu konu biraz göz ardı edildi. Maalesef sivil toplum örgütleri paragraf 12'de yer alan bu hakları insanlarımıza yeterince anlatamadı, bu yüzden Şen Menü olarak bu görevi biz üstlendik. Elimizden geldiğince IGGiÖ Genel Başkanı Sn. Dr. Fuat Sanaç ile birlikte veli bilgilendirme toplantıları düzenleyerek insanlarımızın bu haklarından faydalanmalarını sağlıyoruz.

Peki insanlarımıza nasıl ulaşıyorsunuz? Ayrıca yeni İslam Yasası sizi nasıl etkiledi?


Ergün Kuzugüdenli: Ben her ne kadar bir iş adamı da olsam, sonuçta bir babayım. Bu röportajı okuyan insanlar gibi benim çocuklarım da bu ülkede okula gidiyor, haliyle okuldaki başarılarının yanı sıra doğru beslenmelerini de takip etmek zorundayım. Benim çocuğum diğer yerliler gibi bu ülkenin bir parçası, bu ülkede doğmuş, bu ülkede büyüyor. Dolayısıyla diğer çocukların sahip olduğu haklara sahip olmak zorundadır, değilse de bir baba olarak bunun mücadelesini benim veya benim gibi düşünen insanlar vermek zorunda. Okullarda diğer çocuklar nasıl et yiyerek protein alıyorsa, benim çocuğum da aynı hakka sahiptir. Biz bunun mücadelesini henüz İslam Yasası'nın “i”si dahi gündemde yokken vermeye başladık. Şen Menü İslam Yasası'ndan sonra kurulmuş bir şirket değil, alanında 2012 yılından bu yana hizmet veren, her sene hizmet alanını genişleten ve insanlarımızın kurulduğu günden bu yana helal ürün tüketmesini sağlayan bir şirkettir. Alt yapısı uzun yıllara dayanan şirketimiz, insanlarımızın ihtiyaçlarını çok öncesinde belirleyip tamamen AB standartlarında çalışan bir müessesedir.

Peki menüleriniz sadece Türklere veya Müslümanlara mı hitap ediyor?


Ergün Kuzugüdenli: Hayır, tam aksine. Çocuklara yönelik hazırlanan menülerimizde dört kritere önem veriyoruz. Bir; menümüzde bulunan besinler sağlıklı mı. Bu konuda beslenme uzmanlarımız Sn. Hakan İnan'a ve Sn. Rabia Altuntop'a sorularınızı yöneltebilirsiniz. İkincisi ise; çocuklarımız için hazırladığımız menüler hijyenik ortamlarda hazırlanıyor mu? Uzun yıllardır hem belediye, hem de yerel okullarla çalışan bir kurum olarak tüm AB standartlarını yerine getirmemiz gerekiyor. Aksi taktirde böyle bir iş birliği zaten mümkün olamaz. Şen Menü başladığı günden bu yana HACCP ve ISO kalite sertifikasına sahiptir, bunlar da Avusturya ve AB genelindeki en yüksek sertifikalardır. Dolayısıyla insanlarımız, çocuklarımız için hazırlanan menülerin tamamen hijyenik ve steril ortamlarda hazırlandığından emin olabilirler. Üçüncü husus ise, her yıl yenilenen helal sertifikasıdır. Ürünlerimizin tamamı helaldır ve Müslümanların gönül rahatlığıyla yiyebileceği ürünlerdir. Helal sertifikamızı Avusturya'daki Müslümanları ve İslam inancını temsil etme hakkına sahip tek resmi kurum olan Avusturya İslam Cemaati'nden (IGGiÖ) tahsis ediyoruz. Bu sertifikayı alabilmemiz için birçok kriteri doldurmanın yanı sıra, mutfaklarımızda düzenli olarak IGGiÖ'nün görevlendirdiği bağımsız uzmanlar tarafından kontroller gerçekleştiriliyor. Dördüncüsü ise; çocuklarımıza, sadece sağlıklı beslenmeleri için herhangi bir menü hazırlamıyoruz. Çocuğun sağlıklı beslenmesini lezzetli yemeklerle sağlıyoruz. Bu noktada ise Uluslar arası düzeyde dereceler elde etmiş, dünyanın çeşitli yerlerinde düzenlenen yemek ve gastronomi yarışmalarına katılarak Türkiye'yi temsil etmiş şef Dursun Erbay ile birlikte çalışıyoruz. Sn. Erbay beslenme uzmanlarımız eşliğinde çocuklarımızın da hoşuna gidecek menüler hazırlayarak çocuklarımızın öğle yemeğinde hem sağlıklı, hem helal, hem de lezzetli besinler tüketmelerini sağlıyor.


Öyleyse bir sonraki sorumuzu hemen beslenme uzmanlarımıza yöneltelim. Veliler, çocuklarının beslenmesinde en çok hangi konulara önem vermeleri gerekiyor?

Rabia Altuntop: Yaptığımız araştırma ve edindiğimiz izlenimlere göre maalesef velilerimiz çocuklarının beslenme konusunda ya yeterince bilgiye sahip değiller, ya da çocuklarının beslenmesiyle yakından ilgilenmiyorlar. Çocukların beslenmesinin dersteki konsantrasyonundan tutun gelişimine kadar etkisi var, hatta en önemli faktörlerden biri diyebiliriz. Avusturya'daki kreşlerde veya okullarda yemek dağıtılırken hep iki farklı yemek çıkar. Çocuklar ya normal menüyü seçebilirler, ki burada çoğu zaman İslam inancında yasak olan domuz eti bulunur, ya da servis edilen et ürünleri helal ürünler değildir. Şen Menü olarak yıllardır okullarla ve velilerle görüşüp, “Bakın, çocuğunuzun helal et yemesini istiyorsanız bizi arayın, biz gerekirse okulla görüşüp çocuğunuzun helal menü yemesini ve bununla birlikte gün içerisinde ihtiyaç duyduğu proteinleri ve diğer önemli besinleri tüketmesini sağlayabiliriz” diyoruz. Ancak yeni yürürlüğe giren İslam Yasası'yla birlikte yasal bir dayanağımız oldu ve velilerimizin bu isteği, özel bir istek olmaktan çıkıp kişisel bir „hak” oldu.

Tekrar sorunuza dönmem gerekir
se; eksik beslenmenin çocuklar üzerinde birçok etkisi var. Çocuğunuz, ihtiyaç duyduğu protein ve vitaminleri almadığında bu konsantrasyon eksikliğine, uykusunun gelmesine ve sonrasında kötü not almasına yol açabilir.


Yukarıda çocukların gün içerisinde belirli miktarda önemli besin tüketmesi gerekiğini söylemiştiniz. Yemeklerı hazırlarken hangi besinleri ön planda tutuyorsunuz? İsterseniz daha da açalım; kreş veya ilk okul çağında bir çocuğun hangi besinleri tüketmesi gerekiyor?

Çocukların doğru beslenmesi, hem fiziksel anlamda hem de çocukların ruh sağlığı açısından muazzam bir önem taşıyor. Çocukların beslenmesindeki en önemli hedef, vücutlarının ihtiyacı olan vitamin, mineral, protein, karbonhidrat ve yağ ihtiyacını karşılamaktır. Kısacası besin gruplarını üçe bölebiliriz: Süt ve süt ürünleri, et ve ürünleri ve aynı zamanda sebze ve meyveler.

Herşeyden önce çocukların, bilhassa 2-6 yaş arası çocukların kalsiyum ve protein ihtiyaçlarını gidermesi için hergün 2-3 bardak arası süt veya süt ürünü tüketmeleri gerekiyor. Diğer besin grubu ise et ve et ürünleri. Çocukların genel olarak gün içerisinde tüketmesi gereken et miktarı ortalama 100 gr düzeyinde olmalıdır. Yeterli kırmızı et tüketmeyen çocuklarda demir, vitamin b6 ve vitamin b12 eksiklikleri sıklıkla gözlenmektedir. Bu sebepten dolayı menülerimizde dönüşümlü olarak çocukların seveceği şekilde tavuk, balık ve kırmızı et sunuyoruz. Ayrıca menülerimizi hazırlarken belirli tekniklerle besinlerdeki protein ve vitamin miktarının yok olmamasını sağlıyoruz.


Rabia Altuntop: Diğer önemli besin grubumuz ise çocukların genelde az sevdiği, ancak gelişimi için fazlasıyla önemli olan sebze ve meyveler. Çocuklara sebze veya meyve yedirirken mümkün olduğunca çeşitlilik sağlanmalıdır, çünkü çocuğunuzun ihtiyaç duyduğu hemen hemen tüm vitaminleri bu besin grubu üzerinden temin edebilirsiniz. Çocukların birçoğu sebzelere mesafeli davranıyor veya doğrudan sevmiyor, burada ise önemli olan sebzeleri çocuğa sevdirmek veya seveceği şekilde sunmak. Bu noktada ise iş şef aşçımız Dursun Bey'e düşüyor.

Öyleyse bir sonraki sorumuzu doğrudan Şef Dursun Erbay'a yöneltelim. Sebze ve meyve gibi besinlerin çocukların ilk tercihleri arasında yer almıyor. Peki bu çocukların önemli besinleri severek tüketmesini nasıl sağlıyorsunuz?

Dursun Erbay: Gastronomide genel bir kural vardır; hazırladığınız yemeğin sadece damağa değil, aynı zamanda göze de hitap etmesi gerekir. Göze hitap etmeyen bir yemeği, hele ki çocuklara yönelik bir menü hazırlıyorsanız, kimse istemez. Dolayısıyla yemeklerimizin tamamını hem çocuklarımızın damak tadına uygun, hem de göze hitap edecek şekilde hazırlıyoruz. Basit bir şekilde anlatmam gerekirse; beslenme uzmanlarımız bize çocuklarımızın günlük protein, vitamin, karbonhidrat ve sağlıklı yağ ihtiyacını karşılayacak şekilde bir liste hazırlıyor. Örneğin bugünki menüde tavuk göğsünün yanında brokoli varsa, bir sonraki menümüze yine aynı besin ihtiyacını karşılayacak sebzeler ekliyoruz. Bu şekilde çocuklarımızın hem sağlıklı, hem lezzetli, hem de çeşitli sebzeler tüketmelerini sağlıyoruz.

Peki menülerinizden bir örnek verebilir misiniz?

Dursun Erbay: Menülerimiz günlük ve haftalık olarak değişiyor ve üçe ayrılıyor. 1 çorba, 2 ana öğün, 3 deser. Avusturya ve Türk mutfağından yaklaşık 200'ün üzerinde çeşitli, sağlıklı ve “Bio” olarak hazırlanan menümüz var.


fotos: © haberjournal.at

Size hemen bugünki menümüzden bir örnek vereyim. Menümüz bir çorba ile başlıyor. Çorbalarımız ise genel olarak sebze ağırlıklıdır, örneğin mantar, şehriye veya brokoli çorbası. Sonrasında isteğe göre ya ızgara köfte, tavuk göğsü veya balık, yanına ise patates püresi, sebze veya kuskus salatası. Deserler olarak birçok alternatif sunuyoruz, meyveli yoğurtlardan tutun kayısılı kek veya mevsimlik meyvelere kadar geniş bir seçeneğimiz mevcut.

Menüler nerede ve hangi koşullarda hazırlanıyor. Bize kısaca bilgi verebilir misiniz?

Dursun Erbay: Menülerimizin tamamı Viyana'da bulunan ve başta HACCP olmak üzere tüm hijyen kriterlerinin ön planda tutulduğu mutfağımızda hazırlanıyor. Diğer aşçı arkadaşlarımla birlikte beslenme uzmanlarımızın bize haftalık sunduğu menüler doğrultusunda yemeklerimizi hazırlıyor ve hemen sonrasında -45 derece soğukta şokluyoruz. İnsanlarımız şimdi doğal olarak yemeklerin şoklanmasına temkinli yaklaşabilir, bunu birkaç velimizden duyduk. Ancak şoklama yönteminin sağlık açısından faydaları son derece fazladır, çünkü bu yöntemle birlikte gıdanın içindeki besin değeri korunuyor veya kaybı en düşük seviyeye düşürülüyor. Sadece bununla da kalmıyor, aynı zamanda bu yöntemle birlikte virüs, bakteri ve diğer mikroorganizmaların gıdalara bulaşmasını engelliyor ve ürünün kalitesini koruma altına alıyoruz. Yani kısacası çocukların günlük tüketmesi gereken tüm vitamin ve proteinler muhafaza ediliyor.


Tekrar uzmanlarımıza dönelim. Veliler bu röportajı okuduktan sonra haliyle çocuklarına kreş veya okullarda nasıl helal menü temin edebileceklerini düşünecekler. Kısaca bize velilerin hangi adımları izlemeleri gerektiğini anlatabilir misiniz?

Hakan İnan: Öncelikle şunu belirtelim. Yeni İslam Yasası'yla birlikte bundan böyle çocuklarımız okullarda “vejeteryan” değil, helal besin tüketebilecekler. Bu bir haktır ve yeni İslam Yasası'nın 12. paragrafında da açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla velilerin doğrudan bize iletişime geçmelerini öneriyoruz. Biz de velilerimize gerekli bilgileri verip, çocuklarının kreş ve okullarda sağlıklı ve helal beslenmelerini sağlıyoruz. Bize kısaca 01/ 317 34 70 veya
0664 / 104 31 80 numaralı telefonlardan veya
[email protected] e-posta adresi üzerinden ulaşabilirler.

Son olarak velilerimize şunu söylemek istiyorum. Biz bu ülkenin bir parçasıyız ve Müslümanlar olarak helal besin tüketme hakkına sahibiz. Bu çocuklarımız için de geçerlidir. Bu konuda hassasiyet gösteren ailelerimizin çocuklarının okullarda vejeteryan yemek yemeleri doğal olarak eksik beslenmeye, eksik beslenmenin ise çocuğun hem gelişimine, hem de okuldaki başarısına olumsuz anlamda etki ediyor. 

Kaynak: haberjournal.at
Yorumlar (0)