08.02.2021, 17:36

"15 Temmuz darbesini FETÖ yaptı" diyemeyenlerin bize iftira atmasına şaşırdık mı?

Dün yayınladığım, "Kilise saldırısında ispat, delil yokken Türk ve Müslüman halkı zan altında bırakan SÖZ Partisi ve Başkanı Hakan Gördü de Başbakan Sebastian Kurz ile beraber bu toplumdan özür dilemelidir" şeklindeki makalemin ardından vuku bulan bazı gelişmeler beni şaşırtmadı.

Nefsi infilak eden SÖZ Partisi Genel Başkanı Hakan Gördü'nün, oy aldığı topluma karşı bir "özrü" çok görmesi, her zaman yaptığı gibi eleştirilerimin içeriğini ve yazımı kişiselleştirerek konuyu saptırma girişiminde bulunması beni pek de şaşırtmadı.

Son derece basit ve edepten yoksun yazısında, takipçilerimize "cahil" diyen Hakan Gördü'yü bu konuda özür dilemeye davet ediyoruz. 11 Ekim Viyana seçimleri öncesi sayfamıza gelip o takipçilerimizden oy isterken "cahil" demiyorlardı.

Kusura bakmayın; siz benim gözümde bu toplumun değil, "samimiyetsizliğin" temsilcisisiniz.

Hakan Gördü, aynı içeriği paylaştığı Başbakan Kurz'tan özür beklerken sorun yok. Ben, "Aynı haberi sen de paylaştın. Daha ileri giderek Türk ve Müslüman toplumunu suçlu ilan ettin. Senin de bu toplumdan özür dilemen gerekiyor" dediğim zaman: O'cu..., Bu'cu..., Şu'cu... oluyorum. Kendisinin ispatsız, mesnetsiz iddialarına inanan destekçileri "entellektüel", benim delilleriyle paylaştığım yazımı destekleyen takipçilerim ise "cahil" oluyor.

Hakan bey, konuyu saptırmayın! Şahsıma savurduğunuz "ezik ifadelerle" övünmeyi bırakıp da; ispat, delil yokken Kilise'ye saldırmakla itham ettiğiniz Türk ve Müslüman toplumundan özür dileyecek misiniz? Dilemeyecek misiniz? Buna cevap verin.

- "FETÖ" diyemeyenlerin iftiralarına şaşırdık mı? Tabi ki hayır!

Hakan Gördü'nün kronikleşen üslubuyla makale cevap verdiğini zannettiği paylaşımına yorum yazan eski İslam Cemaati Başkanı İbrahim Olgun, yorumunda gazetemizi "yalan haber" yapmakla itham etti. Buradan sayın Olgun'a "hangi haberi" ima ettiğini açıklaması çağrısında bulunuyorum. (İbrahim Olgun'nun destek yorumuna cevap yazan Hakan Gördü'nün de 11 Ekim seçimlerinde halk tarafından ne kadar ciddiye alındığını unutmuş olması da büyük talihsizlik olmuş...)

Ocak 2017 tarihinde, yani 15 Temmuz darbe girişiminden tam 6 ay sonra, o dönem İslam Cemaati Başkanı sıfatıyla Das Biber dergisine demeç veren İbrahim Olgun, "15 Temmuz darbe girişimini FETÖ gerçekleştirdi" diyememiş, konuşmasının sonrasında ise "Darbe gecesi 15 Temmuz'da ne olduğuna dair fazla bir şey bilmiyorum. Öğrencilik dönemlerinden tanıdığım Gülen Hareketi'ne mensup birçok arkadaşım var. Siyasi görüşlerinden dolayı ilişkilerin kesilmesini doğru bulmuyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

Haberi Türkçe yayınlamamız rahatsız etti...

İbrahim Olgun'un 15 Temmuzla ilgili açıklamasını kaynak vererek Türkçe olarak yayınladık. Ve kendisi haberden sonra beni arayıp şu ifadelerle haberi silmemi istemişti: "Ben haberi bulup Türkçe yayınlayacağınızı nereden bileyim. Lütfen siler misiniz?"

(Tabi haberi silmedik. Arşivde mevcut ama şu an için bir link paylaşımı yapmayacağım.)

- Olgun'a tepkiler gelince...

15 Temmuz açıklamaları Türkiye'de duyulunca ve halktan tepkiler gelince Olgun, apar topar 28 Ocak 2017 tarihinde, sadece Türk medyasının bulunduğu gazetecileri 15. Viyana'da bulunan bir Türk restoranına davet etmiş, mecburi bir "FETÖ" açıklaması yapmak zorunda kalmıştı.

Hatta Olgun'un tepkilerden sonra Das Biber'daki açıklamalarını geri çekmesi, Avusturya medyasına bile konu olmuştu. Bknz.

- İkinci acısı

İbrahim Olgun'un şahsım ve gazetemizle alakalı ikinci acısı da dünyada manşetlere taşınan "Avusturya'da 7 caminin kapatılması" olayıdır. Bakanlığa yazdığı mektupla bu camilerin kapatılmasını isteyen Olgun, iki yüzlü bir siyasetle topluma, "Camilerin kapatılma kararını kınıyoruz" vs. açıklamaları yapmış, biz de kendisinin bu iki yüzlülüğünü deşifre ederek; bakanlığa yazdığı mektupların içeriğinin kamuoyuyla paylaşmasını talep etmiştik. Tabi kendisi o mektupları hiçbir zaman temsil ettiği halkla paylaşamadı. Buyurun ilgili konuyu buradan okuyabilirsiniz: https://www.haberjournal.at/avusturya/analiz-haber-avusturya-islam-cemaati-nde-neler-oluyor-h15993.html

Bir de çok temizlermiş gibi hak, hukuk, adaletten bahsetmeleri yok mu? En eğlenceli kısımı da bu nokta.

Şimdi sayın Olgun, "asılsız haber" dediğiniz hangisi? Sildirmeye çalıştığınız 15 Temmuz açıklamanız mı? Cami kapatma haberi mi? Hangisi asılsız?

Dolayısıyla 15 Temmuz darbe girişimine "FETÖ yaptı" diyemeyenlerin, şahsıma hakaretlerin savrulduğu bir yazıya destek vermesi, üstüne bir de bize iftira atması beni şaşırtmamıştır. Aksini beklemiyordum.

-Sizde iftira bitmez, bende gerçekler

Son olarak;

Hakan Gördü'nün şahsıma dair yazdıklarına ve gelen yorumlara bakınca bir kez daha anladım ki: İnfilak eden nefisten hakaret, küfür ve iftira akıyormuş.

Edep mefhumunu barındırmayan kişilerle hangi konuyu nasıl tartışabileceğiz? En küçük eleştiride hakarete başvurma zayıflığını gösteren şahıslar bu toplumu nasıl temsil edecekler?

Atalarımız ne güzel demiş: "Hamurunda yoksa edep, neylesin medrese mektep? Okusa alim olsa da, merkep yine merkep."

Cesaretiniz ve gerçekleriniz yetiyorsa konuları saptırmadan, edep çerçevesinde tartışalım; "SÖZ, siz hepiniz ben TEK."

Yorumlar (0)
GazetelerTümü
Günün Anketi Tümü
Haber Sitemizden memnun musunuz?
Haber Sitemizden memnun musunuz?