banner476

Eski İsveç Dışişleri Bakanı: 'Darbenin merkezinde Gülen var'

banner435

Eski İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt, Türkiye'de yaşanan darbe girişimin arkasında Fetullah Gülen'in olduğundan kuşku duymadığını belirterek, "Ne Türkiye'de ne de Türkiye'yi takip eden yabancı uzmanlarda, darbenin merkezinde Gülen ve hareketinin olduğuna dair bir şüphe yok." dedi. 

Eski İsveç Dışişleri Bakanı: 'Darbenin merkezinde Gülen var'
© Anadolu Ajansı

banner462
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından beraberindeki Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) heyetiyle kabul edilen Bildt, görüşmenin ardından AA muhabirine açıklamalarda bulundu. 

Bildt, hem Türkiye'de hem de yurt dışında yaptığı görüşmelerde darbe girişiminin merkezinde Gülen'in olduğundan kimsenin şüphesi olmadığını vurgulayarak, "Darbe girişimini televizyonda gördüğümde bunu kimin yapmış olabileceği konusunda aklıma gelen ilk şüpheli Gülen'di. O günden bu yana yaşanan gelişmeler net bir şekilde ortaya çıkardı ki, bu girişimin merkezinde Gülen ve onun başında olduğu organizasyon var. Hem Türkiye'de hem de Türkiye'yi takip eden yabancı uzmanlarla yaptığım görüşmelerde hiç kimsenin darbe girişiminin merkezinde Gülen'in bulunduğundan şüphesi olmadığını gördüm." dedi.

FETÖ mensuplarının uzun yıllar sürdürdüğü faaliyetlerinin farkında olduğunu dile getiren Bildt, "Gülen'in polis ve yargı sistemine nasıl sızdığını detaylı bir şekilde dinlemiştim. Polis ve yargıda oluşturdukları örgütlenmenin nelere sebep olduğunu üç yıl öncesine kadar net bir şekilde gördük." ifadesini kullandı. 

- "En büyük sürpriz Gülen'in orduya sızması ve burada örgütlenmesiydi" 

Kendisi için Gülen konusunda en büyük sürprizin, bu yapının Türk ordusuna sızması ve burada örgütlenmesi olduğuna dikkati çeken Bildt, "Dürüstçe söylemek gerekirse, Türkiye'de bir askeri darbe girişimi bekliyor muydum diye sorduğumda 'Kesinlikle hayır' diye cevap veriyordum. Böyle bir şeyin imkansız olduğunu, bu tarz şeylerin yıllar önce bittiğine inanıyordum." diye konuştu.

Bildt, Türk hükümetinin, darbe girişimine karışanların üzerine gitmesi ve yargılamasının en doğal hakkı olduğunu ancak burada hassas bir yaklaşım izlenmesi gerektiğini belirtti ve "Bu iki tarafı keskin bir bıçak, çok dikkatli olunmalı." değerlendirmesinde bulundu.

Bu girişimin hafife alınması durumunda Türkiye'nin yeni bir darbe tehdidiyle karşılaşabileceğini vurgulayan Bildt, Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland'ın Türkiye'yi ziyaretinin önemini vurguladı. Eski Dışişleri Bakanı Bildt, bu ziyaretin ardından darbenin soruşturulması sürecinde yaşanabilecek olumsuzluklara karşı Türkiye'nin Avrupa Konseyi ile işbirliği yapacağını açıklamasının çok olumlu olduğunu ifade etti. 

Darbeden sonraki süreçte Türkiye'nin FETÖ ve elebaşı Gülen ile ilgili tezlerini, Avrupa'da anlatmakta zorlandığını hatırlatan Bildt, 2013 yılına kadar bu yapının yurt dışında bir şekilde desteklendiğini ve üst düzeyde ağırlandığını söyledi. 

Gülen'e bağlı kişilerin yurt dışında kimi ülkelerde Türkiye'nin resmi temsilcisi gibi davrandıklarını aktaran Bildt, "Türkiye bu nedenle darbe sonrasında tezlerini anlatmakta bu kadar zorlanıyor. Gülen konusu Avrupalıların kolayca anlayabilecekleri bir mesele değil." dedi. 

- Darbe sonrası Avrupa Birliği'nin tutumu 

Avrupa Birliği (AB) yetkililerinin ve Avrupalı liderlerin 15 Temmuz'da yaşanan darbe girişiminin ardından Türkiye'ye ve Türk demokrasisine destek açıklamaları yaptıklarını hatırlatan Bildt, "Yine de AB yetkililerinin ya da siyasilerinin çok daha önce Türkiye'yi ziyaret ederek, darbe sonrası süreçte Türkiye'ye destek olmaları gerekirdi." ifadelerini kullandı.

Özellikle son bir haftada AB'den Türkiye'ye üst düzey ziyaretlerin yoğunlaştığını söyleyen Bildt, liderler seviyesinde ziyaretlerin yakın bir zamanda yapılabileceğine inandığını dile getirdi.

Türkiye ve AB arasında imzalanan Geri Kabul Anlaşması ve vize serbestisi konularında da değerlendirmelerde bulunan Bildt, şunları kaydetti:

"Türkiye ile AB arasında imzalanan Geri Kabul Anlaşması oldukça karmaşık ama güçlü bir anlaşma. Mükemmel olduğunu kimse söylemiyor ancak anlaşmanın işe yaradığını herkes görüyor. Ancak Türkiye ile AB'nin bu anlaşmalara nihai şeklini vermek için oturup anlaşması oldukça zor görünüyor. Hali hazırda sığınmacı krizi de bitmiş değil. Sığınmacı ve insani krizlerin ana kaynağını oluşturan Suriye'de ne olacağı ya da Musul'a bir operasyon düzenlediğinde veya benzer şeyler yaşandığında sonuçlarının ne olacağını öngöremiyoruz."

Vize serbestisi konusunda İsveç Dışişleri Bakanı olduğu dönemde de Türkiye'ye destek verdiğini hatırlatan Bildt, bu konunun yıllar önce çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Bildt, Paraguay ile vize serbestisi anlaşması yapan AB'nin aynı hakkı Türkiye'ye vermemesinin mantıklı olmadığını vurgulayarak, "Çok uzak olmayan bir süreçte bu konunun bir sonuca bağlanacağını düşünüyorum. Sığınmacı krizi dolayısıyla Brüksel'de bu konuyu çözmek için bir irade olduğunu söyleyebilirim." dedi.

- Türkiye ve AB ilişkilerinin geleceği

AB ve Türkiye'nin ortak çıkarları ve hedefleri olduğunu, istikrarsızlığın hakim olduğu bir Türkiye'nin AB'nin hiç istemeyeceği bir durum teşkil edeceğini anlatan Bildt, "Türkiye'de sorunların ve istikrarsızlığın olması AB'nin de istikrarsız olması anlamına gelir. Bu nedenlerden dolayı AB ile Türkiye arasındaki her türlü ilişkinin arttırılması ve güçlendirilmesi için çalışılması gerektiğine inanıyorum." diye konuştu. 

 

Kaynak: Anadolu Ajansı
İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.