banner445

Çavuşoğlu: 'Avusturya radikal ırkçılığın başkentidir'

banner435

Çavuşoğlu, TGRT Haber televizyonunda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Çavuşoğlu: 'Avusturya radikal ırkçılığın başkentidir'
© Anadolu Ajansı

banner462
Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki başarısız darbe girişiminin ardından Avrupa Birliği'nin (AB) yaklaşımı ve AB Komisyon Başkanı Jean Claude Juncker'in açıklamaları hakkında Çavuşoğlu, maalesef AB'nin son 10 yılda Avrupa halklarının ve çevresinin sorunlarına karşı yetersiz kaldığını belirtti.

Birliğin kendi içinde entegrasyon politikalarının başarısız olduğunu, birlik olma yönündeki attığı adımların tam anlamıyla hedefe ulaşmadığını dile getiren Çavuşoğlu, bunun sonucunda İngiltere'nin ayrıldığını anımsattı.

Avrupa'nın komşuluk, Doğu, dış ve genişleme politikalarının da son derece başarısız olduğunu, bunun vizyon eksikliğinden kaynaklandığını söyleyen Çavuşoğlu, "Avrupa'da çok ciddi artan bir ırkçılık var. Her geçen gün artıyor. Yabancı ve göçmen düşmanlığı, İslam karşıtlığı. Hiç kimsenin sesi çıkmıyor ama aynı şekilde anti-semitizm. Yani Yahudi, Musevi karşıtlığı çok güçlü. Kendisinden olmayan her şeye karşı bir nefret var. Maalesef bu akımlar sebebiyle Avrupa'da popülizm, sağduyunun ve aklın önüne geçmiştir, gerçeklerden uzaklaşmaya başlamıştır." dedi.

"Avrupa'da ırkçılık artıyor"

Avrupa'da her geçen gün ırkçı partilerin desteğinin arttığını gören diğer partiler ve medyanın popülizme kapıldığını kaydeden Çavuşoğlu, bu nedenle gerçeklerin görülmediğini anlattı.

Çavuşoğlu, İslam karşıtlığının yanında Türk karşıtlığının da arttığına dikkati çekerek, Türkiye'nin büyümesini, bağımsız çok yönlü dış politikasını çekemeyenlerin olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, şunları kaydetti:

"Normal şartlarda, insan hakları, özgürlükler, demokrasi ve fikir özgürlüğü konusunda medyanın herkesten daha fazla duyarlı olması lazım. Bugün Avrupa'daki medya maalesef tarafsızlığını ve objektifliğini yitirmiştir, tamamen yanlıdır ve kullanılmaktadır. Kim ağır basarsa, maddi ve manevi, onun yanında da yer almaktadır. Bugün bu akımları da ciddi şekilde desteklemektedir, kışkırtmaktadır. Avrupa ülkelerinin çoğunda da medya özgür değildir. Hele hele Almanya'da hiç özgür değildir. Tamamen, sağ- sol ve değişik görüşlerdeki gazetelere bakın. Aynı manşetler ve aynı başlıklar. Bunlar tamamen bir kontrol mekanizmasından idare ediliyor. Çok iddialı bir şey söylüyorum ama doğru. Hiçbir zaman bir araya gelmeyen gazetelerin bile Türkiye ve Cumhurbaşkanımız konusunda aynı kelimeler ve cümlelerle başlık atmaları ve haber yapmaları tesadüf değildir."

Bölgedeki ve Ukrayna'da yaşanan sorunların AB'nin yanlış yaklaşımlarından kaynaklandığını dile getiren Çavuşoğlu, "Ukrayna'yı ortada bıraktılar. Ukrayna'yı tek taraflı bir seçim yapmak zorunda bıraktılar. Rusya da baskı yaptı. Beni seçeceksin. AB de 'ya beni seçeceksin' dedi." ifadelerini kullandı.

Özellikle 17-25 Aralık sürecinin ardından FETÖ'yü anlatmaya çalıştıklarını aktaran Çavuşoğlu, "En son giderken, o zaman ki AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Fule, son raporunda 'Türkler böyle söylüyor' diye bir paragraf yer verdi. 'Siz hiç sormuyorsunuz, bu nedir' dedik. Anlatıyoruz size. 'Bakınız' diyoruz. ODA TV'nin bünyesindeki gazetecileri, Nedim'i ve diğerlerini hapse atan bunlar. Bunlar, tuzak kurdu. Sizin şimdi gazeteci dediklerinizin de bunlar hakkındaki açıklamaları da belli. Gazetecilik, başka suçlardan muaf olmak anlamına gelmez veya istediği zaman yargıdan muaf olma anlamına gelmez gibi açıklamalarda... Ayrıca onlar hakkında sahte delil üretti bu gazeteciler' diyoruz. Gazetecilik mi sahtecilik mi? Anlamak istemiyorlar. Sorun burada." değerlendirmesinde bulundu.

" Avusturya radikal ırkçılığın başkentidir"

FETÖ'nün, bazı siyasetçilere para vererek Türkiye aleyhine raporlar yazdırdığına yönelik soruya ise Çavuşoğlu, " Avrupa Parlamentosu'nda da vardı. Biliyoruz, kimler olduğunu. Hizmet hashtag ile sürekli destek verenlere bakın. Hepsi onların kara kaşına, kara gözüne hayran değiller. Çıkar peşinde." dedi.

Avusturya Başbakanı Christian Kern'in Türkiye açıklamaları hakkında ise Kern'in açıklamasında birbirinden çirkin cümleler kullandığını belirtti.

Burada daha çirkin olan noktanın ise bu ülkede yaşayan Türkleri "radikal" olarak tanımlanması olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, "Bir kere yalan söylüyorsun. Sen hangi hakla 'radikal Türkler' diyorsun? Dertleri başka çünkü oradaki binlerce Türk vatandaşımız, bayraklarıyla Türkiye ve Cumhurbaşkanımıza destek vermek için çıktı ve bundan rahatsız oldu. Avusturya radikal ırkçılığın başkentidir." değerlendirmesinde bulundu.

Çavuşoğlu, Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjorn Jagland'ın, her şeyden önce önyargısız bir insan olduğunu, hiçbir ülkeye karşı önyargısının bulunmadığını söyledi. Jagland'ın, darbe girişiminin yaşandığı gece, başkaları gibi kim kazanacak diye beklemeden hemen açıklama yaptığını anımsatan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Kendisine çok teşekkür ediyoruz. Biz Avrupa Konseyi ile görüşmelerimizde bundan sonra da birlikte çalışmaya devam edeceğimizi söyledik. AvrupaKonseyi'ne bağlı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden (AİHM) 4 binden fazla dosyayı Türkiye'ye getirdik. Tazminat komisyonunun kapsamını da genişletiyoruz ki kendi vatandaşlarımla kendi aramızda çözüyoruz. Hem devletle millet barışmış oluyor ve mahkeme yerine bu işleri kapatmış oluyoruz. Buna benzer çok önemli projelerde karşılıklı güvene dayalı çalışmalarımız var.

Biz, Fransa'nın yaptığı gibi OHAL ilanından sonra sözleşmenin 15'inci maddesiyle ilgili bazı kısıtlamalar koyduk. Süreçte attığımız adımları ve yasal süreci onlarla paylaşacağımızı kendisine (Jagland) bir kere daha söyledik, yazılı da bildirdik. Ortaklık böyle olur. Güvene dayalı ve şeffaf. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri, bir kaygısını, eleştirisini dile getiriyorsa bu güvenden dolayı arkasında bir şey aramayız. Onun endişesini giderecek adım neyse onu da yaparız, bilgi de veririz. Yapılması gereken bir adım varsa onu da ciddiye alır, gereğini yaparız."

Kerry, 24-25 Ağustos'ta Türkiye'ye gelecek

İlerleyen dönemde gerçekleşmesi beklenen resmi ziyaretlerle ilgili soru üzerine Çavuşoğlu, İngiltere, Hollanda'nın yanı sıra bazı Orta Avrupa ülkeleri ve AB Dönem Başkanı Slovakya gibi ülkelerden Türkiye ile yakın işbirliği arzusunun bulunduğunu anlattı.

FETÖ mensuplarının Türkiye'ye iade edilmesi hususunda, herkesin terörist başı Fetullah Gülen'e odaklandığını belirten Çavuşoğlu, bu konuda Türkiye'nin talep ve beklentilerinin hem kamuoyu hem de ABD'ye iletildiğini ve gerekli çalışmaların yapıldığını söyledi.

Çavuşoğlu, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'in 24 Ağustos'ta Türkiye'ye geleceğini belirterek, Kerry'in 24-25 Ağustos'ta Türkiye resmi ziyarette bulunmak istediğini, bunun da olumlu karşılandığını dile getirdi. Soru üzerine Çavuşoğlu, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın ne zaman geleceği konusunda henüz teyit olmadığını kaydetti.

Bakanlıkta görevden alınan kişi sayısı 300'ü geçti

Mevlüt Çavuşoğlu, FETÖ yapılanmasına yönelik olarak bakanlığında yapılan çalışmalara ilişkin de bilgi verdi. Bu yapının içinde olan 2 büyükelçinin zaten gönderildiğini hatırlatan Çavuşoğlu, bu kişilerin bakanlığa diğerlerinin alınmasını da organize eden kişiler olduğunun altını çizdi.

Emniyet ve ilgili kurumlarla ortak yapılan çalışmaların sürdüğünü ve bu kapsamda yeni kişiler de tespit ettiklerini anlatan Çavuşoğlu, hata yapmamak için her bilgiyi titizlikle değerlendirdiklerini ve şimdiye kadar görevden alınan kişi sayısının 300'ü geçtiğini belirtti.

"Kırgızistan'daki kaygılarımızda da maalesef haklı çıkıyoruz"

Dünyadaki FETÖ'cü yapılanmalara yönelik çalışmaları da değerlendiren Çavuşoğlu, şunları söyledi:

"Azerbaycan, Ürdün, Ortadoğu, KKTC, Belarus, Sırbistan, Ekvator Ginesi, Tacikistan, Endonezya, Libya ve dünyanın değişik kesimlerinde kapatmalar ya da başka çalışmalar var şu anda. ABD'de Teksas'ta bir hukuk bürosunun ihbarıyla eğitim ajansı bir soruşturma da başlattı oradaki okulların usulsüzlükleriyle ilgili. Bazı ülkelerde de başka yöntemler, okulların kapatılması değil de çünkü mesela Pakistan'da 10 bin öğrenci var okullara bağlı. Bu sefer okulların devir teslimiyle ilgili değişiklik ve bu teröristlerden arındırma çalışmaları var.

Kırgızistan'daki kaygılarımızda da maalesef haklı çıkıyoruz. Biz oysa çok dostane bir şekilde kardeşimiz Kırgızistan'a uyarılarda bulunduk ama Cumhurbaşkanı'nın verdiği cevap maalesef esef verici. Bizim açıklamalarımızın bile, oysa kendisi de Türkçe biliyor, orada yanlış bir şekilde çarpıtarak ulaştırıldığını ve kayıtlara geçirildiğini de öğrendik. Esasen terör örgütünün Kırgızistan devlet yapısının içine ne kadar güçlü bir şekilde gittiğinin başka bir göstergesidir. Biz dostça, kardeşçe bir kez daha söylüyoruz. Bu yapı Kırgızistan'da da darbe yapabilir ve sistemi ele geçirebilir. Biz bundan mutlu olmayız. Tam tersi çok üzülürüz. Kardeş Kırgızistan'ın böyle bir yapı tarafından yönetilmesi bu bölge içinde de felaket olur. Her türlü işbirliğine hazırız. Duygusal tepki yerine bu uyarılarımıza kulak vermeleri kardeş Kırgız devleti ve halkının geleceği için önemlidir."

Rusya ile ikili ilişkiler

Rusya ile ilişkilerin normalleştirilmesine de değinen Çavuşoğlu, bu durumun sadece ikili ilişkiler değil aynı zamanda bölge için de önemli olduğunu vurguladı. Farklı görüşlerde olunsa bile diyalog yolunun açık olmasının önemine değinen Çavuşoğlu, "Biz ikili ilişkilerimizi her düzeyde güçlendirmek için adımlar atmaya başladık zaten." ifadelerini kullandı.

Suriye konusunda iki ülkenin mekanizmaları olduğunu da hatırlatan Çavuşoğlu, tüm bu mekanizmaları tekrar hayata geçirme kararı aldıklarını vurguladı. Bunun birçok konuda faydalı olacağını söyleyen Çavuşoğlu, Suriye'de rejimin Halep'in etrafını kuşattığını, Rusya'nın bir koridor açmaya çalıştığını ancak esasen ateşkesin sağlanması gerektiğini kaydetti.

"Yeni bir göç dalgası tehdidi var. Bu sadece bizim sorunumuz değil, herkesin duyarlı olması lazım" diyen Bakan Çavuşoğlu, esas çözümün siyasi dönüşüm olduğunu ve bu çerçevede Cenevre'de 4. tur görüşmelerin başlaması gerektiğinin altını çizdi.

Çavuşoğlu, Suriye'de geçiş hükümeti konusunda Rusya ve İran ile aynı düşünceyi paylaşmıyor olsalar da düşünce ve tespitleri paylaşmaya devam etmek gerektiğini belirterek, "Bundan sonraki süreçte Rusya ile ikili düzeydeki temaslarımız bu konulardaki farklılıkları ve yanlış anlaşılmaları giderme noktasında önemli bir platform olacaktır." şeklinde konuştu.
banner433

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.