''Facebook’un karanlık yüzü''

Bir iş başvurusuna cevap gelmesinin aylar bulabildiği Facebook’tan 24 saat içinde olumlu yanıt alarak 2008 yılının Mart ayında 450’inci çalışan olarak işe alınan, Gazi Üniversitesi Kimya Mühendisliği mezunu Selena Çevik’le “derin Facebook”u konuştuk

''Facebook’un karanlık yüzü''

Türkiye'den kaynaklanan ve Facebook'u olumsuz etkileyen ne gibi sorunlarla karşılaştınız?

Türkiye kötüye kullanımda önde gelen ülkeler arasında. Dolandırıcılık başta geliyor. Facebook'ta rotasyona girerek çalıştığım birimlerden biri de bu gibi sorunlarla uğraşan risk idaresi idi. Orada Türkiye lokasyonundan Facebook'ta yer alan poker tarzı kumar oyunlarına epey ilgi olduğunu ve yoğun olarak dolandırıcılık yapıldığını gördüm. Bu oyunlarda başkalarının kazandığı sanal parayı kendi zimmetine geçirenlerin başını Türkiye ve Endonezya'dakiler çekiyor.

Türkiye ile ilgili başka ne tür şikâyetler yaşanıyordu?

Şirketin Türk takımı İrlanda'ya taşınınca ben Paul Alto'daki merkezde kalarak nefret takımı (Hate Team) diye adlandırılan on kişilik bir birime girmiştim. Burada dünyada kötüye kullanım ile alakalı içeriğin filtrelenmesine ve engellenmesine yönelik kuralların koyulması üzerine çalışılıyordu. Amaç sanal zorbalık, ırkçı söylem, porno ve terörizm gibi konularda zararlı içerik giren kullanıcıların girişimlerini engellemekti. Türkiye'den girilen içeriklerde hem Türk hem de Kürtler tarafından ırkçı söylem çok sık kullanılıyor. Taraflar birbirine çok ağır ithamlarda bulunuyor. Aynı şekilde Alevi ve Sünniler arasında da var benzer durum.

Peki, bu kötüye kullanımın önüne geçmek için nasıl bir kural oluşturdunuz?

"Din bir oluşum olduğundan dine hakaret edilebilir fakat o dine inancından ötürü kişiye edilemez". Yani Aleviliğe yahut Sünniliğe eleştiri getirebilirken bir Aleviye ya da Sunniye bu şekilde hakaret edemezsiniz. En basit hatlarıyla kural bu.

Başka?

Türkiye açısından ikinci sırada yer alan kötüye kullanım ise çıplaklık. Porno içerikler…
"Geliştirdiğimiz pratik çözümler diğer birimler tarafından da kullanıldı"

Sizin bu birime ne gibi bir katkınız oldu?

Benim içinde yer aldığım ekip terörizm konusunda daha fazla toplanıyordu. Zararlı içeriğin otomasyon yolu ile kaldırılması konusunda uzmanlaşmıştım, Türk takımı büyük çapta bir içerikle karşılaştığı için otomasyon açısından birçok pratik çözümler buluyorduk. Algoritmalar geliştirerek içeriklerin otomatik filtrelenmesi yönünde geliştirdiğimiz pratik çözümler diğer bütün takımlara da yayıldı. Bu yönde verdiğim eğitimlerle bu çözümleri bütün dünyaya yaydık, bu çok gurur verici bir durum.

Bu birimde yaşadığınız en gergin olay ne oldu?

Hz. Muhammed karikatürünün Pakistan'da çok ses getirip tepki çektiği, Facebook kurucusu Mark Zuckerberg'in bu ülkeye girerse idam edileceği vaka. (Danimarka'da çizilen ve peygamberi terörist olarak gösteren saldırgan, alaycı ve İslam coğrafyasında büyük tepki uyandıran karikatür krizi). Pakistan bu konuyla ilgili Facebook'ta bulunan içerikleri kaldıracaksınız, dedi şirkete. Ama ABD anayasasına dayandırılarak bir inanışa, dine hakaret edilebilir fakat inanan kişiye edilemez deniyor. Kişilere hakaretin istisnası ise tanınmış olma şartı. Peygamber de böyle görülüyordu. Eğer içerik peygambere sövüldüğü için kaldırılırsa bu özgürlükçü düşünce ihlali olarak görüleceğinden Facebook'un kapatılması gündeme gelebilirdi. Kapanırsa bize zarar ama bu arada da Hz. Muhammed'e küfrediliyor, saçma içerikler oluyordu. Bu olayda çok korkmuştuk bombalanacağız diye. Sonra Facebook'ta grubu açan şahsın korkarak bunu kapatmasıyla sorun çözüldü.

Başka hangi bölümlerde çalıştınız?

Site entegrasyonu adlı bir birimde çalıştım. Bu takımda mühendislerle birlikte bayağı teknoloji geliştiriyorduk. Mesela en son Microsoft'un bize geliştirmemiz için bağışladığı bir teknoloji var foto DNA adında. Biz bundan çocuk pornosu gibi kötüye kullanım alanında çok güzel yararlandık ve bayağı suçlu yakalandı bu yolla. Foto DNA sakıncalı fotoğraf haricinde kelimelerin de içine konulduğu "bankalar"daki zararlı materyalin Facebook'ta bir kullanıcı tarafından içerik olarak yerleştirilmesi durumunda, çeşitli algoritmalar da kullanarak, bu insanların kullanıcı hesaplarının tespit edilmesini sağlıyor. Örneğin, Hitlerin fotoğrafını bu bankaya koyuyorsunuz ve bu fotoğrafı ırkçı söylem amacıyla içeriğinde kullanan kişinin hesabını tespit ediyorsunuz. Şirketten ayrılmadan önce en son bu teknolojiyi geliştiriyordum. Hani iğrenç fotoğraf içerikleri var ya, arka planda bunların giderilmesi konusunda çalışma yapıyorduk.

Şirketten ayrılmadan önce hangi birimdeydiniz?

Facebook'un çok güzel bir tarafı var. İstediğiniz zaman gidip, yüzde 50 zamanlı hatta bazen tam zamanlı olarak üç aydan altı aya kadar rotasyon yapabiliyorsunuz. Benim de altyapım kötüye kullanım üzerine olduğu için bu sefer para alanını deneyeyim dedim ve size önce belirttiğim gibi risk idaresi bölümüne girdim. Şirketten ayrılmadan üç ay önceye kadar bu birimde rotasyondaydım. Site entegrasyonu biriminde öğrendiğim ve bu birimin bilmediği Foto DNA teknolojisini onlara takdim ettim.

Nasıl ayrıldınız?

Ben bunu bir yıldır düşünüyordum. Bu benim bir anda verdiğim bir karar değil. Böylesi büyük bir şirketten kişinin kendi isteğiyle ayrılması Türkiye'de tuhaf karşılanıyor. Aslında tuhaf değil, Türkiye'dekilere bunu anlatmaya çalışıyorum. Facebook'a giren insanların hepsi girişimci insanlardı ve hepsi tekneyi terk etmeye başladı, yeni mecralara yeni girişimlere doğru yelken açtılar. Çalışanlar Facebook'u bir yere getirdik şimdi sıradaki ne diye bakıyorlar yani ben buraya yapışayım, senelerimi çürüteyim düşüncesinden çok yeni teknolojiler yaratayım diye düşünüyorlar. Yazılımcı olan kardeşimin de beni iknasıyla mobil android yazılımları üzerine "Mobil Writes" adıyla kendi girişim şirketimizi kurduk. Hem Ankara hem de San Francisco ayağı olacak. Projelerimizden biri, taksilerin koltuk arkasında kullanılan, yolculara hava durumundan ürün indirimlerine, gps harita bilgisinden dijital gazetelere kadar çeşitli bilgiler sunan bir multimedya sistemi kurmak. Üstelik mevcut maliyetini 600 dolardan 200 dolara çekerek. New York'taki taksileri satış hedefimize koyuyoruz.

Şirketi neden ABD'de değil de Türkiye'de kurmaya karar verdiniz?

Facebook'ta yaratıcılığı teşvik eden özgürlükçü şirket kültürünü öğrendim. Şimdi bu kültürü Türkiye'deki kültür ile harmanlayıp orada öğrendiklerimden hareketle burada bir şeyler yapmak istiyorum. Örneğin iş saati tanımı buradaki gibi değil, insanlar kişisel olarak hangi saat dilimlerinde verimliyseler ona göre çalışıyorlar. Bir birimde çalışan diğer birimlere de katkı verebiliyor. Ayrıca bir proje geliştirip onun liderliğini üstlenebiliyorsunuz. Yaratıcılığın, rahatlığın, özgürlüğün ön planda tutulduğu bir yapılanma. Ülkemizde bu tür markaların çıkmamasında birinci sebep yaratıcılığı teşvik eden bir çalışma sisteminin olmaması ve eğitim sistemi.

ULUSLARARASILAŞTIRMA BİRİMİ

26 Haziran'da ABD'de piyasaya çıkan Facebook'un 51. elemanı olan Katerina Losse'un kaleme aldığı "The Boy Kings: A Journey Into The Heart Of The Social Network" (Çocuk Krallar: Sosyal Network'ün Kalbine Seyahat) kitabında yaptığı eleştirileri aşırı buluyor Çevik.

Losse Facebook'a girdiği 2005 yılında ofiste kadın cinselliğine abartılı vurgu yapan duvar yazılarının bulunduğu seksist bir bakış açısı olduğundan bahsediyor. Sizin izleniminiz?

Ben şirkete 2008'de girdim. Çalışan sayısı 450'ye ulaşmıştı. Hiç böyle bir hava yoktu. Bu eleştiride olduğu gibi bir seksizim vurgusu hissetmedim.

Losse işe girdikten sonra kendisine kullanıcı içeriğine girilmesini sağlayan bir ana şifre verildiğini ve bunu bir yere yazmayıp akıllarında tutmalarının salık verildiğini söylüyor. Böyle bir durum var mı?

Ben şirkete girdikten iki hafta sonra bu olay bitti. Zaten o sıralar eğitimde olduğumdan, hesaplara bu şekilde girildiğine tanık olmadım. Şirket hüviyeti kazanmadan önce yani bir girişim iken (startup) böyle şeyler yapmışlar.

Losse aynı zamanda çalışanların şirket merkezi Paul Alto'ya bir mil uzaklıktaki bir alanda oturmalarından dolayı özellerinin kalmadığından yakınıyor, şirkete yakın bir yerde oturmak şart mıydı?

Özel hayat konusunda haklı ama önerilen yerde eve çıkmak şart değildi. Ayrıca orada oturmak bir ayrıcılık olarak görülüyordu. Stanford'un bulunduğu, üniversite caddesinin yer aldığı, CEO'ların yaşadığı herkesin oturmak istediği bir yerdi. Facebook bu bölgede yaşamak isteyen çalışanlara 600 dolar kira yardımı yapacağını söyledi. Ben de bundan yararlananlardandım.

Losse ile tanıştınız mı?

Onunla tanıştım, hatta birlikte de çalıştık. Türk takımın kurduğumuz dönemde uluslararasılaştırma denilen onun altında yer alan birimdeydik ve birlikte çalıştık.

Hakkında nasıl bir izleniminiz var?

Ya! Kate biraz soğuktu açıkçası ve çok etliye sütlüye karışmıyordu. Şirkette donuktu, rahatsız oluyor gibiydi. Şirkete ilk girildiğinde herkes birbirini Facebook'ta arkadaş olarak eklerken o bunu yapmıyordu. Ayrıksı, farklı bir insan profili çiziyordu. Bu yüzden Mark'ın adına yazarlık yapmaya başlamasına (ghostwriter) çok şaşırmıştık.



Kemal PEHLİVANOĞLU / Bu yazı 25.02.2012 AKTÜEL 277'nci sayısında yer almıştır.
banner433

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.