'II. Abdülhamid'in İzinde''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Asya ziyareti hem tarihi olarak hem de dünya siyaseti açısından büyük önem arz ediyor.

'II. Abdülhamid'in İzinde''

 Serkan Üstüner'in haberi...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Asya ziyaretinin tarihi kodlarına bakıldığında 2. Abdülhamid'in uyguladığı politikanın izlerini görüyoruz. Öncelikle Japonya ziyaretinde yapılan stratejik ortaklı ve teknoloji odaklı işbirliği Abdülhamid'in 124 yıl önce tohumlarını attığı bir siyasetin yansımasıdır.

Bugün de Singapur'da bir dizi temasta bulunan Erdoğan'ın programında ziyaret edeceği bir isim Türk siyasi tarihi açısından çok önemli bir yere sahip olan Ahmet Ataullah Efendi. Ahmet Ataullah Efendi Singapur'da Abdülhamid'in görevlendirdiği ilk büyükelçi ve aynı zamanda bölge müslümanlarının sorunlarını çözmek amacıyla da donatılmış abide bir şahsiyet.
Bugün Erdoğan'ın Uzakdoğu'ya yaptığı ziyaretler stratejik manada Abdülhamid'in Uzakdoğu politikasının bir tezahürü. Dünya devleti olmanın bir yolunun Asya'dan geçtiği bilinen bir gerçek ve Türkiye buraya 10 yıldır gerekli yatırımlarını yapmakta. Başbakan'ın Singapur ziyareti hem oradaki müslümanlara bir ahde vefa hem de adım adım Abdülhamid'in çizdiği cihanşumul siyaseti takiptir.
Şimdi Erdoğan'ın mezarını ziyaret edeceği Ataullah Efendi'nin abide şahsiyetini tanıyalım...

Osmanlı İmparatorluğu ile Singapur arasındaki ilk temas ve ilişkiler 19. yüzyılın ortalarında kurulmaya başlamıştı. Güney Yemen'den Malay, Johor ve Singapur'a gelen Hadramutlu Arap tüccar ailelerinden "El-Cüneyd" ailesi, Osmanlıların bölgeyle temasında önemli rol oynamış ve bunlardan "Seyyid Abdullah El-Cüneyd", 21 Temmuz 1864'te Fahri Osmanlı Konsolosu olarak tayin edilince Güneydoğu Asya'daki ilk Osmanlı diplomatik temsilciliği Singapur'da açılmıştı.

SİNGAPURLU MÜSLÜMANLARIN TÜRKİYE SEVGİSİ

Osmanlı İmparatorluğu'na büyük sevgi ve sempati besleyen Singapurlu Müslümanlar, "Osmanlı ile ilgili her türlü haberi yakından takip ediyorlardı. Örneğin, 1874 sonlarında Osmanlı-Rus Savaşı nedeniyle Arap tüccarlar, Cava'daki akrabalarının yardımıyla bölgeden topladıkları 100.000 İspanyol pesosunu Osmanlı idaresine göndermişlerdi." Japonya'ya gönderilen Ertuğrul Fırkateyni, 15 Kasım 1889-22 Mart 1890 tarihleri arasında Singapur limanında demirlediği vakit, Singapur'da ve Sumatra'da büyük yankı uyandırmıştı.

Singapur Müslümanları bu ilginin bir benzerini de Çin'deki "Boxer Ayaklanması" münasebetiyle Sultan II. Abdülhamid tarafından gönderilen "Nasihat Heyeti"ne göstermişlerdi. Şair Nazım Hikmet'in dedesi olan Mirliva Enver Paşa başkanlığındaki bu heyet, 10 Mayıs 1901'de Singapur'a gelerek burada bir süre kalmıştı. Kafileler halinde bu heyeti ziyarete gelen Müslüman halk, o günden sonra Cuma namazı kılınırken minarelere Türk bayrağı çekmeyi bir gelenek haline getirmişti.

O dönemde Singapur'da gayr-ı resmi Osmanlı Fahri Konsolosluğu'nu yapan Bağdatlı Abdülhamid Efendi ve Kilis ile Süleymaniye'den gelen Osmanlı tüccarları, Heyet Başkanı Enver Paşa'ya resmi bir konsolos atanması konusunda taleplerini iletmişler ve yardım istemişlerdi. Fakat zaten o sıralarda 1897'de Hollanda'nın Batavya'da bir Türk konsolosluğunun açılmasına onay vermesini örnek gösteren ve kendi menfaatleri doğrultusunda Osmanlı eyaletlerinde temsilcilik açmak isteyen İngiltere, Singapur'da resmi bir Türk Konsolosluğu açılmasına olan itirazını kaldırmış ve 1900 yılından itibaren Singapur'da bir Başkonsolosluk açılması konusundaki resmi yazışma ve çalışmalar başlamıştı. Atanacak isim ise çoktan belirlenmişti.

BİR OSMANLI AYDINI AHMET ATAULLAH EFENDİ

Bu kişi, Sultan Abdülaziz döneminde Güney Afrika'ya, İslâmi ilimleri öğretmek ve Müslümanların arasındaki ihtilafları halletmek üzere gönderilen Şehrizorlu Ebubekir Efendi'nin Mart 1865'te Cape Town'da doğan en büyük oğlu "Ahmed Ataullah Efendi" idi. Ahmed Ataullah Efendi, ilk öğrenimini babasının yanında yaptıktan sonra Mısır'a gitmiş ve Camiü'l-Ezher'den diploma aldıktan sonra 1881 yılında Ümit Burnu'na dönerek "Sandelbust Brostoros ve Makellan Hollan Akademi adlı okulda, İngilizce, Hollandaca, matematik, coğrafya, genel tarih, genel siyaset, devletler arası ilişkiler, hesap, ziraat ve felsefe dersleri okuyup" diploma almış, Arapça, Türkçe, İngilizce, Hollandaca, Afrikanca ve Urduca bilen bir alim-entelektüel Osmanlı idi.



CAPE TOWN MÜSLÜMANLARININ SEVGİLİSİ

Güney Afrika'da ilk Türk-Osmanlı Mektebi'ni açmış olan babasının ardından "Ahmed Ataullah Efendi'nin Cape Town Müslümanlarının üzerinde ilk büyük etkisi 1886'da Tana Baru İslam Mezarlığı'nın hükümet tarafından kapatılması üzerine çıkan "Mezarlık İsyanı" sırasında görülmüş, ayrıca Müslüman toplumun Hanefi-Şafi tartışmaları sonucu düştükleri mezhepsel ayrılıktan kurtulmaları için gösterdiği çabalar ve aldığı başarılı sonuçlar sebebiyle ile bütün Müslümanların takdir ve sevgisini kazanmıştı. "Mezarlık tartışmalarında Cape Town Valisi ve diğer yetkililerle görüşmek için kendisine yetki verildiğinde bu vazifeyi çok iyi bir şekilde yerine getirmiş, Cape Town Müslümanlarının liderlerinden Abdulburns ile Tana Baru Mezarlık Komitesi'nde ve bu mücadelede en mühim rolü o oynamıştı." "Tana Baru tartışmaları içinde yer aldıktan sonra, 1884'lerde artık burada kendisine ihtiyaç kalmadığını düşünerek, Güney Afrika'nın daha iç kesimlerinde bulunan "Kimberley" şehrine gitmişti. Zira babasının talebesi olan yerli hocalarla, Ebubekir Efendi'nin tayin ettiği Mekkeli Arap Hocalar, Cape Town'daki eğitim faaliyetlerini kendi gayretleriyle devam ettiriyorlardı."

ABDÜLHAMİD VE ATAULLAH EFENDİ AVRUPA'YI TEDİRGİN ETTİ

1884'te fahri muallim olarak faaliyet gösterdiği Kimberley'de Müslümanların güven ve sevgisini kazanan Ahmed Ataullah Efendi, onların 180 imza ile İstanbul'a müracaatları sonucunda 1887 tarihinde Osmanlı Hamidiye Mektebi'ne resmi olarak atanmıştı. Güney Afrika'da çalıştığı 17 yıl boyunca burada yaşayan Malay, Hint ve Güney Afrikalı Müslümanların eğitimleri için yoğun faaliyetlerde bulunan, sivil toplum hareketleri ve kurumlarıyla da yakından ilgilenen Ahmed Ataullah Efendi'nin Cape Town ve Kimberley'deki hizmet ve gayretleri sonucunda kendisine Sultan II. Abdülhamid tarafından üçüncü rütbeden Mecidi nişanı ve İbtida Harici İstanbul Müderrisliği derecesi verilmişti. İngiltere'nin karşı çıkmasına rağmen Kimberley Konsolosu olarak da görevlendirilen Ahmed Ataullah Efendi, İngiliz Müslümanlardan Abdullah Quilliam tarafından kurulan Liverpool İslam Cemiyeti ile irtibat kurmuş, cemiyetin Güney Afrika'da faaliyette bulunması için Cape Town ve Transvaal'de şubeler açtırmıştı. Tüm bu çalışmalar ise Avrupa basını ve misyoner çevrelerince telaş ve tedirginlikle karşılanmıştı.



SİNGAPUR'DA İLK MUVAZZAF BAŞKONSOLOS

Eşi ve çocuklarını İstanbul'da bırakarak 1 Temmuz 1901'de Singapur'a gitmek üzere yola çıkan Ahmed Ataullah Efendi, bölgeye gelir gelmez büyük ilgi ve sevgi gösterileriyle karşılanmıştı. Konsolosluğun açılışı ve Sultan II. Abdülhamid'in 61. Doğum günü münasebetiyle düzenlediği resepsiyonla çalışmalarına başlamıştı. Böylece "Singapur'daki ilk muvazzaf Osmanlı Başkonsolosluğu, "Robinson Road No. 94" adresinde ve "The Imperial Turkish Consulate" unvanıyla hizmete girmiş, Başkonsolos Ahmed Ataullah Efendi'nin fahri kançılarlığını Seyyid Hamid Efendi, sekreterliğini ise Fransız Jalalodeen Bey yürütmüştü…



Singapur'da Türk Başkonsolosluğu açılması ve bu göreve Ataullah Efendi'nin atanması Singapur basınında geniş yankı bulmuştu. Onun gelişinin ardından Singapur Müslümanlarının İstanbul'a gönderdikleri bağlılık mesajlarının sayısı hızla artmış, kendisi de iyi dostluklar kurmuştu. Seylan ve Kolombo'da da aktif faaliyet yürüten Ahmed Ataullah Efendi, Seylan Müslümanlarının en büyük sosyal örgütü olan Moorlar Birliği, Osmanlılar arasındaki ilişkilerin güçlenmesinde önemli rol oynamıştı. Singapur'da geçirdiği iki sene zarfında hem Müslümanlar hem de Avrupalılar tarafından sevgi ve saygı gösterilen Ahmed Ataullah Efendi, 9 Kasım 1903'te, Government House'da yapılan Singapur Valisi'nin yaş günü kutlamasına katılmış, davet çıkışında geçirdiği bir kaza neticesinde hayatını kaybetmişti.



SULTANDAN ABDÜLHAMİD'E TELGRAF
39 yaşında vefat eden Ahmed Ataullah Efendi'nin cenazesi ilk olarak General Hospital'akaldırılır. Hastanede ölüm raporuna tanınmış 3 Arap şahsiyet (Syed Omar Alsagoff, AbdulKader Alsagoff ve Syed Alwi Al-Junid) de katılır. Cenaze aynı gün (10 Kasım 1903) General Hospitol'dan alınıp, iki siyah atın çektiği bir araba ile Syed Mohamed Alsagoff'un Java Road No. 15 Kampong Glam adresindeki evine getirilir. Cenaze geceyi bu evde geçirir. 11 Kasım 1903 Çarşamba günü cenaze Türk ve İngiliz bayraklarına sarılı bir tabut ile Alsagoff'un evinden alınıp Telok Blangah'taki Müslüman mezarlığına götürülür. Benzeri görülmemiş bir kalabalığın yanı sıra kortej, Cavenagh Köprüsünde ve Tanjong Pagar Road'da trafiğin tıkanmasına yol açar. Cenaze töreninde Johor Sultanı, Johor Başbakanı ve Singapur Vali Vekili W.T.Taylor'ın yanı sıra Singapur'daki Başkonsoloslar ve Başkonsolosun sevenleri bulunur. Tabutunun üzerine kılıcı ve kanlı üniforması da konulan Ahmed Ataullah Efendi Telok Belangah Müslüman mezarlığında toprağa verilir.

KRALİYET MEZARLIĞINA DEFNEDİLDİ

Başkonsolosun vefatı Singapur'da büyük üzüntü yaratır. 10 Kasım günü Johor Sultanı İbrahim Osmanlı Padişahı'na bir taziye mesajı gönderir (Osmanlı Arşivlerinden temin edilen belge Ek 24'te sunulmaktadır) ve aynı gün tüm konsolosluklarda bayraklar yarıya indirilir. Başkonsolos Ataullah Efendi'nin ölümü üzerine Singapur Valisi M.T. Taylor, durumu 11 Kasım 1903 tarih ve 484 nolu bir telgraf ile Londra'ya bildirir (Ek 25).

Ataullah Efendi'nin mezarı Singapur'da ancak halen Malezya toprağı sayılan ve özellikle Kraliyet ailesi mensuplarının yattığı (Temenggong Daeng İbrahim camisinin yanı başındaki) türbede bulunmaktadır (Ek 26). Başkonsolos Ataullah Efendi'nin naaşının Kraliyet ailesi mensuplarının bulunduğu türbede toprağa verilmesi, o dönemde Osmanlı İmparatorluğu'na duyulan saygı sonucu olduğu değerlendirilmektedir.

BÖLGE MÜSLÜMANLARI ASLA TÜRKİYE'Yİ YALNIZ BIRAKMADILAR

Seylan, Kolombo ve Singapur Müslümanlarının Osmanlı'ya olan bağlılığı ise Ahmed Ataullah Efendi'nin ölümünden sonra da devam etmiş ve Hamidiye Hicaz Demiryolu başta olmak üzere Trablusgarp, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşları'nın yanı sıra Kurtuluş Savaşı'nda da Türkiye'ye para yardımları ile birlikte destek açıklamaları yapılmıştı.




Serkan Üstüner / Haber7








banner433

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.