MAG 11'den 'İslami Kreş' Açıklaması: 'İddialar teyit edilmedi'

Geçtiğimiz ay, ortaya çıkan manipülasyon skandalıyla gündeme gelen Dışişleri ve Entegrasyon Bakanı Sebastian Kurz'un politik söylemlerinin aksi durumlar ortaya çıkmaya devam ediyor.

MAG 11'den 'İslami Kreş' Açıklaması: 'İddialar teyit edilmedi'
© shutterstock / sembol

(haberjournal) - 2015 yılında yaşanan mülteci kriziyle birlikte popülist söylemlerini artıran Dışişleri ve Entegrasyon Bakanı Sebastian Kurz, sözde "İslami Kreş" araştırmasındaki sonuçların manipüle edilmesiyle büyük tepkiler almıştı. Söylemlerinde birçok kreşin entegrasyona uygun olmadığını, Müslümanlar tarafından işletilen kreşlerde radikalleşmenin olduğunu öne süren Kurz'un açıklamalarına ters bir sonuç da MAG 11 tarafından yapılan araştırmayla ortaya çıktı.

Kurier'de yer alan haberde MAG 11 üç adet “İslami” kreşi denetledi. Ancak bunlara karşı dile getirilen iddiaların hiçbiri teyit edilemedi. Hatta aksi bir durum söz konusu.

Ottaring İlkokulu Müdiresi Martina Mollay, Temmuz ayı başında KURIER gazetesine verdiği demeçte ilçedeki “İslami” kreşleri “salt çocuk saklama tesisleri” olarak nitelemişti. Müdire, genellikle Türk kökenli olan çocukların buradan okula tamamen hazırlıksız geldiklerini, dil ile ilgili sıkıntı yaşadıklarını ve yaşıtlarından daha az bağımsız hareket ettiklerini iddia etmişti. Bunun üzerine, Mollay’ın problemli olduğunu değerlendirdiği söz konusu üç kreşi denetleyen MAG 11 sürpriz sonuçlarla karşılaştı.
İki kreşte müfettişler gerçekten müdahalede bulunmak zorunda kaldı. Ancak müdahalenin nedeni paralel toplum gelişimi tespit edilmesi değildi. MAG 11 (çocuklar, gençler ve aileden sorumlu daire) sözcüsü Herta Staffa’nın bildirdiğine göre kreşlerde bilakis entegrasyon çabalarının abartıldığı gözlendi.

Viyana Müfredat Planı
Bir kreşte Türk kökenli çocukların sadece Almanca dilinde eğitildikleri ve anadilleri Türkçe’nin yasaklandığı gözlendi. Ancak bu durum, erken çocukluk dönemindeki dil eğitimini hedefleyen Viyana Müfredat Planı’na aykırı. Staffa, “Kreş yönetimi, çok dilliliği yaşatması konusunda uyarıldı” dedi.

Diğer kreşte ise okula hazırlığa haddinden fazla önem verildiği gözlendiğini kaydeden sözcü, “Çocukların okula giriş sınavını başaramayacağı korkusuyla bu kreşte adeta birinci sınıf derslerinin okutulduğu tespit edildi” dedi. Ancak bu da müfredat planına aykırı. Kreşler çocukları okula hazırlayabilir, ancak ders okutamaz.

Çocuk grubu olarak kurulmuş üçüncü kurumda ise herhangi bir aksi duruma rastlanmadığı bildirildi.

Velilerin rolü
Gerçekleştirilen denetimlerde varılan sonuçlara bakarak MAG 11, söz konusu okul müdürünün algısını anlamakta güçlük çekiyor. Bu bakımdan tatilden sonra Mollay ile görüşüleceği kaydedildi. Yazının baskıya hazırlandığı ana kadar Mollay’a herhangi bir yorum yapması için ulaşılamadı.

ÖVP’ye yakınlığıyla bilinen eğitimci KURIER röportajında, düzensiz şekilde denetlenen bu kreşlerden gelen çocukların sadece dil konusunda sıkıntı yaşamadıklarını, ayrıca selam veremediklerini, ne “lütfen” ne de “teşekkür ederim” diyebildiklerini, kalem tutamadıklarını ve lavaboya gidecekleri vakit pantolonlarını dahi açamadıklarını, velilere çocuklarını neden bu kreşlere gönderdikleri sorulduğunda ise “Orada her şey helal!” yanıtını aldıklarını öne sürmüştü.

SPÖ Kent Meclisi’nin konudan sorumlu üyesi Jürgen Czernohorsky, birinci sınıf öğrencilerin dil seviyesi konusunda tek başına kreşlerin sorumlu kılınamayacağını, kendisine göre dil eğitiminde birincil vazifenin velilerde olduğunu kaydetti. Czernohorsky, “Bir kreş büyük sorunlarla karşı karşıya olduğunda hemen ‘Bütün sorunlar kreşlerden kaynaklanıyor’ diyemeyiz” diye ekledi.

Ancak anadilleri Almanca olmayan öğrencilerin içinde bulundukları zor koşullara Mollay da işaret etmiş, “Çocuklar Almanca’ya ihtiyaç duymuyor. Bunlar aileleri ile beraber, her şeyi Türkçe konuşarak halledebilecekleri anklavlarda yaşıyor” demişti.
banner433

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.