''İsrail'le ilgili şok iddia''

İran’ın nükleer programına ilişkin tartışmalar sürerken, İngiliz The Guardian gazetesinin diplomasi editörü Julian Borger, İsrail’in nükleer faaliyetleriyle ilgili ciddi iddialar ortaya attı.

''İsrail'le ilgili şok iddia''

 İsrail’in yıllardır yasadışı yollardan nükleer silah üretimi için çalışmalar yürüttüğünü söyleyen Borger’a göre Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması’na (NPT) taraf olmayan İsrail, bugün itibariyle 80 adet nükleer başlıklı silaha sahip.

Kaleme aldığı uzun makalede İsrail’in nükleer cephane için gizlice attığı adımların hikâyesini anlatan diplomasi editörü İsrail’in nükleer programının silah üretmeyi hedeflediğine dair birçok skandalın ortaya çıktığını ancak NPT’nin en büyük savunucuları olan ABD, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin bu duruma göz yumduğunu iddia etti.

İddialara göre İsrail gizli servisi Mossad ajanları defalarca, karaborsa üzerinden veya çeşitli ülkelerdeki nükleer araştırma tesislerine sızarak nükleer silah üretiminde İsrail’e yardımı olacak bilgileri ve malzemeleri temin etmiş.



''İlk kez 1986'da ortaya atıldı''

İsrail’in gizli bir nükleer silah programı olduğu ilk olarak 1986 yılında İsrailli nükleer teknisyen Mordehay Vanunu tarafından ortaya atılmıştı.

İddiaların yoğunlaştığı tesislerden olan Dimona nükleer reaktöründe dokuz yıl çalışan Vanunu, 1986’da İngiliz Sunday Times gazetesiyle irtibat kurarak İsrail’in nükleer programıyla ilgili bilgiler sızdırmıştı. Olayın ardından İsrail gizli servisi tarafından kaçırılarak ülkesine götürülen Vanunu, kapalı kapılar ardında yapılan yargılamada gizli bilgi sızdırmak suçundan 18 yıl hapis cezası almış, 2004 yılında cezası bitince serbest kalmıştı.

İsrail’in nükleer faaliyetleriyle ilgili tartışmaların odağındaki bir başka isim ise İsrail istihbaratının en gizli ve en çok tartışılan birimlerinden Lakam’ın(Bilimsel İstihbarat Ajansı) eski bir ajanı olduğunu geçenlerde itiraf eden Arnon Milchan.

Bugünlerde adını 12 Yıllık Esaret gibi ödüllü Hollywood filmlerinin yapımcılığını üstlenmesiyle duyuran Milchan’in, uranyum zenginleştirme teknolojisi için hayati öneme sahip prototipleri yasadışı temin ettiği iddia ediliyor.





''Fransa'nın İsrail'e yardımı''

İsrail’in atom enerjisi alanındaki faaliyetleriyle ilgili bir başka tartışmalı husus da 1950’lerde nükleer silah üretimine başlayan Fransa’nın İsrail’e bu alanda sağladığı yardım.

İddialara göre nükleer silaha sahip olmak isteyen İsrail gibi ülkelere yardım hizmeti veren Fransa, mühendisleri aracılığıyla İsrail’in Dimona kentindeki nükleer reaktörün kurulmasına yardımcı oldu.

Borger’a göre Fransa-İsrail nükleer ilişkilerindeki önemli olan nokta ise Fransız mühendislerin Dimona’da, plütonyumu tüketilmiş nükleer yakıttan ayırmaya yarayan bir yeniden işleme tesisini kurduğu iddiası.

The Guardian’ın diplomasi editörü, bu iddianın doğrulanması halinde bahsedilen tesisin İsrail’in nükleer silah hedefine ulaşma yolunda attığı en önemli adımlardan olmuş olabileceğini söylüyor.

Julian Borger, bu iddiaların en önemli dayanağının NPT’yi imzalamayan İsrail’in bu sayede nükleer programıyla ilgili belirsizlik halini sürdürebilmesi olduğunu düşünüyor.

Borger, yaptığı araştırmaların ardından; ABD, Fransa ve İngiltere’nin de dahil olduğu onlarca skandala rağmen NPT’nin en önemli savunucuları olan bu ülkelerin İsrail’in nükleer faaliyetleri ile ilgili üç maymunu oynamaya devam ettiğini belirtiyor.

Nükleer silahların yayılması konusunda uzman olan matematikçi Leonard Weiss, hiçbir devletin bu durumu gündeme getirme riskini alarak dış politikasındaki dengeleri değiştirmeye niyeti olmadığının altını çiziyor ve ekliyor: ‘’İsrail nükleer cephaneye sahip olup olmadığıyla alakalı sorulara ikna edici cevaplar vermediği sürece İran sorununun çözülmesi mümkün gözükmüyor.’’



(Julian Borger - The Guardian İngiltere) / trtturk



banner433

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.