Bu sözler, başörtüsü yasağı isteyen Sebastian Kurz'a ait

Başörtüsü yasağı ile ilgili sözleri büyük tepki çeken Dışişleri ve Entegrasyon Bakanı Sebastian Kurz'un 2011 yılında Heute gazetesine verdiği röportajda başörtüsünü bir sorun olarak görmediğini ifade etmişti.

Bu sözler, başörtüsü yasağı isteyen Sebastian Kurz'a ait

(haberjournal) - Avusturya'nın kamu kurumlarında dini sembol olduğu iddiasıyla yasaklanması önerilen başörtüsü yasağını desteklediğini belirten Dışişleri ve Entegrasyon Bakanı Sebastian Kurz'a tepkiler devam ederken, siyaset hayatının başları olan 2011 yılında Heute gazetesine verdiği röportajda kullandığı ifadeler, kendisinin başörtüsü hakkındaki fikirlerinin büyük oranda değiştini gözler önün seriyor.

İşte o röportaj:

„Heute“: 13 dönemdir hukuk fakültesinde okuyorsunuz. Daha ne kadar zamana ihtiyacınız var?

Sebastian Kurz: Her halükarda eğitimime devam etmek istiyorum. Bir gün gelecek ve ona tekrar daha fazla zaman ayırabileceğim.
 
Kız arkadaşınız yeni kariyerinize ne diyor?

“Şimdi eve daha da az uğrayacaksın” dedi (gülüyor)
 
Türk veya Sırp arkadaşlarınız var mı?

Evet. Ben Meidling’denim. Arkadaş çevrem hep çok renkli olmuştur. Başörtülü bayan arkadaşlarım da var. Benimle birlikte aynı sınıfta okuyan arkadaşlarımın yarısı göçmen kökenli. İşte burada entegrasyonun nasıl başarılabileceğini gördüm: Herkes Almanca konuşunca…
 
Başörtüsüyle bir meseleniz yok mu?

Gönüllü takıldığı sürece hayır. Avusturya’da din ve vicdan hürriyetine sahibiz ve bu da çok güzel bir şey.
 
Başörtüsü meselesi gündeminizde yer alıyor mu?

Göçü İslam’la, entegrasyonu da “Başörtüsü – evet mi, hayır mı?” gibi klişe sorularla sınırlandıramayız. Bunu yapanlar konuya ciddi ve samimi yaklaşmıyor.
 
Türkçe öğrenmeyi düşünebiliyor musunuz?

Şu anda çok yoğunum. Sadece mesleki açıdan Türkçe’nin bana faydalı olacağı bir ülkeye gidecek olursam Türkçe öğrenirim.
 
Facebook’ta şimdiden 10.000’i aşkın karşıtınız var. Bu sizin için önemsiz mi?

Hayır önemsiz değil ama bu, beklenen bir durumdu.
 
Seçim kampanyanızda kullanılan “Siyah harika yapar” sloganından pişman mısınız?

“Harika” bir kampanya sözüydü. Genç bir politikacı olarak göze çarpmak için çarpıcı sözlere ihtiyaç duyuluyor.
 
Din entegrasyon açısından bir tehlike mi?

Din kişinin mahremidir. Ben inançlı bir insanım ve dindar olan herkese karşı saygım var. Din, entegrasyona muhakkak tehlike arz eder diye bir şey yok.
 
İslam da mı?

Hayır. Din ve vicdan hürriyeti yüksek bir değerdir. Dindar insandan tehlike gelmez. Ama köktendincilikten gelir.
 
Birçok uzmanla görüşmek istediğinizi belirtmiştiniz. Acaba FPÖ Genel Başkanı Strache’nin de görüşlerini dinleyecek misiniz?

Strache’yi tanıyorum. Başlangıçta politikacılarla daha az görüşmeyi düşünüyorum. Onlarla yeterince erken muhatap olacağım. Öncelikle uzmanlarla görüşeceğim.
 
Strache hakkında ne düşünüyorsunuz?

Çok popülist politikalar güdüyor ve sloganlarıyla insanları tahrik ediyor. Böyle birinin ülkeyi yönetmesini isteyip istemeyeceğimiz ayrı bir soru.
 
Entegrasyondan sorumlu bir müsteşarın yetkileri nelerdir ve hangi bütçe imkanlarına sahipler?

Şu anda İçişleri Bakanlığı’nın entegrasyon bölümünde yaklaşık 120 personel çalışıyor ve yaklaşık 20 milyon Euro bütçeye sahipler.

Röportajın orjinalini okumak için tıklayınız...
 
banner433

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.