Avusturya'da 'Parmak İzi' tartışması

Avusturya'da koalisyon hükümeti arasında mülteciler için düşünülen parmak izi uygulaması, tartışmayı da beraberinde getirdi.

Avusturya'da 'Parmak İzi' tartışması

ÖVP’li içişleri bakanı Johanna Mikl-Leitner, güney sınırında sığınmacıların ülkeye alınmasında “günlük azami sınır” uygulanacağını açıkladı. “Kurrier” ve “Kronen Zeitung”da yer alan habere göre bakanlık, ülkeye girişte sınırlı “günlük kontenjanlar” uygulanması için hazırlıkların devam ettiğini ve uygulamaya 10-14 gün içinde geçileceğini kaydetti.

Mikl-Leitner, böylece iltica zirvesinin, ülkeye giren sığınmacı sayısını azaltma kararının hayata geçirilmiş olacağını söyledi. Bakan, “Planlandığı üzere frene basıyoruz” dedi. Bakan ayrıca an itibarı ile kapsamlı bir harekat planlamasının yapılmakta olduğunu, ancak sınırın Slovenya tarafında birikmeler olabileceğini ve dolayısıyla sınırda bazı gerginlikler yaşanmasının muhtemel olduğunu sözlerine ekledi. Bakan, “Tel örgü de zaten bu nedenle çekilmiştir” dedi.
Günlük kaç sığınmacının ülkeye geçişine izin verileceğine dair sayılar henüz kesinleşmiş değil. Bunların ilerleyen süreçte eyaletlerin barınma kapasiteleri, güvenlik kuvvetlerinin kapasiteleri ve Almanya’nın devralacağı mülteci sayısına yönelik tahminler doğrultusunda netleşeceği kaydedildi.

Parmak izleri konusunda Mikl-Leitner SPÖ’ye, parmak izlerinin sadece iltica başvurusu yapılması durumunda kayıt altına alındığına yönelik eleştirisini iade etti. Bakan, bu konuda Aralık ayı başında sundukları Sınır Kontrol Kanunu’nun sertleştirilmesine yönelik bir yasa tasarısını koalisyon ortaklarının reddettiğini hatırlattı.

“SPÖ’de aleni bir fikir değişikliği” gerçekleştiğinin açık olduğunu kaydeden bakan ancak bunu “Basından değil, koalisyon içinde doğrudan” öğrenmiş olmayı tercih edeceğini vurguladı. Mikl-Leitner bu durumun temelde yine de sevindirici olduğunu ve böylece yasa tasarısının hızla karara bağlanabileceğini söyledi.

SPÖ içişleri bakanlığında hata görüyor

SPÖ Mikl-Leitner’in olayı ortaya koyma şeklini ivedilikle geri çevirdi. SPÖ’lü devlet bakanı Josef Ostermayer’in ofisinden yapılan açıklamaya göre içişleri bakanlığının kendisi, yasa teklifinin sadece aydınlatıcı işlevi olduğunu ve ilgili verileri kaydetmenin mevcut mevzuata göre zaten mümkün olduğunu bildirdi. Açıklamaya göre ayrıca “süreli iltica” düzenlemesi sırasında da, insani nedenlerle ülkeye girişte parmak izi ve fotoğrafların kayıt altına alınması ile ilgili bir paragraf öne sürülmüş ve içişleri bakanlığınca bunun sadece belirginleştirme amacıyla tasarlandığı iletilmişti. SPÖ’nün buna ihtiyaç görmediği ve bunun üzerine içişleri bakanlığının ilgili paragrafı geri çektiği kaydedilen açıklamada, her iki tarafın da, mevcut mevzuata göre kaydın mümkün olabildiğinden, dolayısı ile Mikl-Leitner’in şimdi yasalaştırmayı umduğu paragrafın gereksiz olduğundan yola çıktığı söylendi.

İçişleri bakanlığı yasa değişikliği istiyor

İçişleri bakanlığı, sınırda parmak izlerinin kayıt altına alınabilmesine dair yasa değişikliğinde ısrarlı. Kamu Güvenliği Genel Müdürü Konrad Kogler, Almanya’ya geçecekler dahil tüm göçmenlerin sınırda parmakizlerinin kayıt altına alınması isteniyorsa yasa değişikliğinin gerekli olduğunu açıkladı.

Hali hazırda sığınmacıların parmak izleri yakalama emri dosyaları ile karşılaştırılarak, sadece iltica başvurusu durumunda EURODAC sistemine kayıt ediliyor. Bu sistem, parmak izlerinin Schengen bölgesine ilk girişin gerçekleştiği üye ülkede kayıt altına alınmasını öngörüyor. Kogler ülkeye giriş yapan tüm kişilerin parmak izleri EURODAC sistemine yüklendiği vakit, bunların çoğunun Avrupa Birliği’ne Slovenya üzerinden giriş yaptıklarının ortaya çıkacağını kaydederken, “Bunu yapmadan da bu gerçeği biliyorum. Dolayısı ile bundan elde edilecek fayda ya çok az ya da hiç yoktur, diğer yandan harcanması gereken çaba çok yüksektir” diyerek mevcut uygulamayı açıkladı.

Transit geçiş yapanlar da dahil, tüm sığınmacıların parmak izlerini kayıt altına alabilmek için Sınır Kontrol Kanunu’nun değiştirilmesi gerektiğini söyleyen Kogler, Yabancılar Polisi Kanunu’na göre ise ülkeye giriş yapmış birinin parmak izinin alınabildiğini ancak sınırda bulunan kişilerde bunun mümkün olmadığını kaydetti.

Kamu Denetçileri Kurulu soruşturma başlattı

Kamu Denetçileri Kurulu, Spielfeld’te yapılan sınır kontrollerinde sığınmacıların parmak izlerinin kaydedilmemesi ile ilgili resen soruşturma başlattığını açıkladı. Kamu denetçisi Peter Fichtenbauer’e göre “Sığınmacıların parmak izlerinin Avusturya polisinin veri bankaları ile karşılaştırıldığı halde kayıt altına alınmaması anlaşılmaz bir durum”. Fichtenbauer Perşembe günü katıldığı bir programda bu durumun, ülkeye sahte isim veya farklı belgelerle mükerrer girişleri mümkün kıldığını vurguladı.

Kamu denetçisi veri bankalarının uluslararası bağlamda bir ağ oluşturmasının “mantıklı ve gerekli” olduğunu kaydetti. Eyalet Emniyet Müdürlüğü bu konuda EURODAC sistemine işaret ediyor.

Doskozil Yunanistan’a asker göndermek istiyor

SPÖ’lü savunma bakanı Hans Peter Doskozil bu arada, Yunanistan’daki Avrupa Birliği dış sınırlarını korumak üzere asker göndermek istediğini bildirdi. Doskozil “Kurrier”in Perşembe sayısında yayınlanan açıklamasında Avusturya’nın Yunanistan’daki “sivil-askeri bir AB görevine” katılımından söz etti. Bakan, AB-Komisyonu ve sınırları koruma ajansı Frontex’i sığınmacı krizinde “aşırı bürokratik” hareket etmekle suçladı.

Eski Burgenland Eyalet Emniyet Müdürü Perşembe günü Amsterdam’da, katılacağı ilk AB savunma bakanları toplantısı öncesinde “Yeni yollar izlemeliyiz” dedi. Bakan bunu “Avrupa’da ortak bir denetim kapasitesine ihtiyacımız var. Bu, sivil memurlar ve askerlerden oluşan bir AB görevi şeklinde olabilir” diyerek somutlaştırdı. Doskozil, Yunan AB dış sınırında “açık bir AB komuta yapısının” olması gerektiğini de savundu. Bakan Avusturya’nın da asker göndermeye hazır olduğunu kaydederken, “Avusturya Frontex için hali hazırda 100 memur kaydetti. Bunların 50’si ordu mensubu. Hepsi hazır” dedi.

Kurz sığınmacıların tabi olduğu ülkelere baskı yapılması taraftarı

ÖVP’li dışişleri bakanı Sebastian Kurz, Perşembe günü Ö1 sabah haberlerinde, sınır dışı edilen mültecileri geri kabul etmeyen ülkelere AB yardımlarının kesilmesini önerdi. Kurz’un aktardığına göre AB güncel olarak yılda 11 milyar Euro’yu kalkınmada işbirliği kapsamında harcıyor. Bunun 270 milyon Euro’su Avusturya tarafından karşılanıyor.

Kurz örnek olarak Pakistan’ı göstererek, bu ülkenin AB ile anlaşmasına rağmen sığınmacıları geri almadığını kaydetti. Bakan ayrıca Cezayir ve Fas ile yıllardır mültecilerin geri kabulü konusunda pazarlık edildiğini anlattı. Bakan, devlet ve hükümet başkanlarına çağrıda bulunarak, gelecek zirvede AB Komisyonu’na baskı aracı olarak muhtemel cezaları devreye sokma görevi vermelerini istedi.

Foto: ÖVP Online @ Flickr.com
 


Kaynak: haberjournal.at
banner433

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.