banner445

Bosna'da defnedilenler doğru kişi olmayabilir

banner435

Bosna Hersek, 1992-1995 yılları arasında yaşanan savaşta hayatını kaybeden binlerce kurban yakınının kapısını çalıp yeniden kan örneği almaya hazırlanıyor.

Bosna'da defnedilenler doğru kişi olmayabilir
© Anadolu Ajansı

banner462
Bosna Hersek Kayıp Kişiler Enstitüsü tarafından, savaşın hemen ardından yapılmaya başlanan kimlik tespitlerinde DNA analizleri yerine eşya ve kişisel belgelere dayandırılan "klasik yöntem"in kullanılması, toprağa verilenlerin "doğru kişi" olmayabileceği sorusunu akıllara getiriyor.

Bosna Hersek Kayıp Kişiler Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Amor Masovic, 1996'dan 2001 yılına kadar yapılan kimlik tespitlerinde DNA analizi yerine "klasik yöntem" kullanıldığını doğrulayarak, ülkede yaşanan savaşta hayatını kaybeden binlerce kurban yakınından "yeniden" kan örneği alınması için çalışmalara başladıklarını açıkladı.

Uluslararası Kayıp Kişiler Komisyonu (ICMP) tarafından Bosnalı kurban yakınlarından DNA analizleri için yeniden kan alınacağını belirten Masovic, süreç kapsamında başta kurban yakınları olmak üzere medya üzerinden bilgilendirme kampanyalarının yapılacağını söyledi.

12 morgda 3 bin ceset

Masovic, uygulanan "klasik yöntem" kapsamında kurbanların kimlik tespitinin eşya ve kişisel belgeler üzerinden yapıldığını anlatarak, "Bosna Hersek'teki toplam 12 morgda, yıllardır kimliğini tespit edemediğimiz 3 bini aşkın ceset kalıntısı mevcut. Bunu, önceki zamanlarda gelişmiş laboratuvarlarımızın bulunmaması ve DNA analizlerinin yapılmamasına bağlıyorum." dedi.

Uygulanacak yeni kimlik tespiti yöntemine, 1996-2000 yılları arasında "klasik yöntem" ile toprağa verilen 4 ila 6 bin arasındaki kurbanın dahil edileceğini aktaran Masovic, ilgili kimlik tespitlerinde birtakım hataların meydana gelmiş olabileceğini vurguladı.

"Mezarların açılması söz konusu değil"

Masovic, morglarda "kimliği belirsiz" olarak bekleyen cesetlerin daha önceden toprağa verilen başka bir kurbana ait olabileceğine işaret ederek, "Yapılacak yeni girişimde iyimserlik önemli. Bizler, 2001 yılına kadar klasik yöntemlerle kimlik tespiti yapılmış kurban yakınlarının kapısını çalacağız ve onlardan bir damla kan isteyeceğiz. Toprak altında olanları ise asla rahatsız etmeyeceğiz. Mezarların açılması söz konusu değil." diye konuştu.

Enstitü tarafından, "ayrı" mezarlarda bulunan 8 bin 200'den fazla kurban üzerinde "klasik yöntem" uygulandığı ve kimlik tespitlerinde hata olmadığının söylendiğini ifade eden Masovic, ilgili yanlışların toplu mezarlardan çıkartılan kurbanlarda yapılmış olabileceğinin altını çizerek şunları kaydetti:

"Söz konusu hatalar toplu mezar vakalarında yapılmış olabilir çünkü burada karmaşık yapıdaki ceset kalıntılarından bahsediyoruz. Kurban yakınlarından birisi en sevdiklerine ait olduğunu düşündüğü bir eşyayı tanımış olabilir ancak bu ayırt edici bir özellik değildir. Aynı eşya başkasında da vardı belki. Dolayısıyla, daha çok toplu mezarlara odaklanacağız."

Masovic, ilgili uygulamanın Srebrenitsa soykırımı kurbanlarını kapsamadığının altını çizerek, soykırım kurbanlarına ait kimlik tespitlerinin DNA analizleriyle yapıldığını belirtti.

Bosna Hersek'te "klasik yöntem"in genellikle orta ve güney kesimlerdeki şehirlerde uygulandığını anlatan Masovic, söz konusu yöntemin 4 bin ila 6 bin arasındaki ceset üzerinde uygulandığını ifade etti.

"Belki başka bir isimle toprağa verildi"

Masovic, DNA analizlerine 2017 yılında başlayacaklarını söyleyerek, "Bu bağlamda, 4 ila 6 bin arasında kurbanın kimlik tespiti yeniden yapılacak. Bizler kurban yakınlarının kapısını çalıp kan örneğini aldıktan sonra, toprağa verdiğiniz kişi aslında sizin yakınınız değil demeyeceğiz. DNA analizleri, morgda bekleyen ceset kalıntılarıyla uyumlu çıktığı durumlarda müdahale edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Kurban yakınlarının en doğru şekilde bilgilendirileceğinin altını çizen Masovic, en sevdiklerini kaybedenleri huzursuz etmek istemediklerini, bunun sadece ek bir denetleme olduğunu vurguladı.

Masovic, kan örneklerinin morgdaki cesetlerle uyum göstermemesi durumunda doğru kimlik tespiti yapılmış olduğunu belirterek, bugüne kadar Bosna Hersek'in altı şehrinde bilgilendirme toplantıları yaptıklarını ve olumlu tepkiler aldıklarını aktardı.

Yakınlarının kimlik tespitinde "klasik yöntem" kullanılan kurban yakınlarının daha önce DNA analizi yapılması isteğinde bulunduğunu anımsatan Masovic, "Bu bağlamda, kurban yakınlarının emin olmasını sağlayacağız. Sürecin stresli olduğunun farkındayız ancak bunu bu zamana kadar en sevdiklerini toprağa veremeyenler için de yapıyoruz. Belki içlerinden biri yanlışlıkla başka bir isimle toprağa verildi." dedi.

"Üstü kapalı gerçekler en büyük tehdit"

Masovic, savaş zamanı kaybolan 30 bin kişiden dörtte üçlük kısmının bulunduğunu vurgulayarak, bölgede kayıp kişiler yasasının sadece Kosova ve Bosna Hersek'te olduğunu anımsattı.

Yapılması planlanan yeni kimlik tespiti sürecinde olumsuz tepki beklemediklerini aktaran Masovic, "Gelecekte bir gün çatışmalara neden olabilecek bu tarz sorunların bertaraf edilmesini siyasilerin de destekleyeceğine inanıyorum. Kayıp kişilerin bulunması hem ulus hem de bireyler arasında birliği sağlamaya yardımcı olur. Üstü kapatılmış gerçekler, gelecek çatışmaların en büyük tehdididir." değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Anadolu Ajansı
banner433

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.